kapat

17.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
28 Şubat'ın isim babası kim?
Yeni Şafak yazarı Çandar, "28 Şubat'ın isim babası benim" derken Radikal yazarı Alkan, "13 Haziran 97'de ben demiştim' diye konuştu

28 Şubat darbe mi değil mi?" tartışmaları sürerken literatürümüze yeni bir terim eklendi; "postmodern darbe."

Her şey 13 Ocak gecesi Kanal 6'da yayınlanan Emekli Oramiral Salim Dervişoğlu'nun konuk olarak katıldığı Ceviz Kabuğu programında başladı. Programa Emekli Tümgeneral Erol Özkasnak, telefonla katıldı ve "28 Şubat'a en yakıştırılan isim postmodern darbedir. Onu kim koymuşsa gerçekten zeka ürünü" dedi. Bunun ardından Yeni Şafak yazarı Cengiz Çandar ve Radikal yazarı Türker Alkan dün yazılarında "zeka ürünü" postmodern darbe teriminin literatüre kendilerinin kazandırdığını iddia ettiler.

SIK SIK KULLANILDI
"Postmodern darbe kendi evlatlarını yiyor" başlıklı yazısında Çandar şöyle diyor: "Postmodern darbe nitelemesi piyasaya ilk kez 28 Haziran 1997 Cumartesi tarihli Sabah gazetesindeki yazımın başlığı olarak çıkmıştı. Amerikan Newsweek Dergisi bana atıf yaparak, terimi uluslararası alana taşıdı. 28 Şubat'a ilişkin bu nitelemeye, o tarihten bu yana özellikle Mehmet Barlas'ın yazılarında sık sık yer verildi."

15 GÜNLÜK ARA
Çandar yazısında, 28 Şubat sürecine niçin postmodern darbe dediğini de şöyle açıklıyor: "Özkasnak 28 Şubat'ı 'tereyağından kıl çeker gibi, eski darbelere benzemeyen bir şekilde, hiç kan akıtmadan, devletin başındaki en büyük insandan ilgili bakanlara kadar hepsi dahil edilerek yürütülen bir süreç' olarak tanımladı. Bu da doğru. İşte bütün bu özelliklerinden ötürü, biz 28 Şubat'a postmodern darbe demiştik."

Türker Alkan da "Postmodern Atatürkçülük" başlıklı yazısında pek emin olmamakla beraber, "Postmodern darbe ifadesini 13 Haziran 1997 tarihinde, sanıyorum ilk kez ben kullanmıştım" diyor. Alkan yasısında şöyle diyor:

"Postmodern bir askeri müdahale başlıklı yazımda, bir darbeye maruz kaldıkları halde bunun farkında olmayan Erbakan'ı ve Çiller'i eleştiriyor, çeşitli olasılıkları tartıştıktan sonra, 'Bir darbeye maruz kaldığı halde bu durumu anlamayan koskoca iki partiyi, liderleri, milletvekilleri, Şevki'leri, Gül'leri ve bülbülleriyle hiçbir şey olmamış gibi davranan koskoca iki partinin durumunu, bu ifadelerden hiçbiri anlatamaz. Ve bu yapılan gizli kapaklı bir iş değil: Açıkça, toplantılar ve sunuşlarla davul zurna eşliğinde yürütülen bir askeri müdahaleyle karşı karşıyayız. Tek farkı şu ki eski darbeler gizlice, toptan ve aniden yapılırdı, bu sefer ki açıkca, perakende ve taksitle yapılıyor. Bu da darbenin 'postmodern' olanı herhalde demiştim."


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır