"Bu bir şans meselesi"
Gazeteci Fatih Altaylı'nın sunduğu Televole kültürünün tartışıldığı televizyon programında söz döndü dolaştı manken Deniz Akkaya'nın gazeteciliğine geldi
Önceki gece yayınlanan, gazeteci Fatih Altaylı'nın sunduğu Teke Tek programında "Yalan Dünya" başlığı altında Televole kültürü tartışıldı. Programda söz döndü dolaştı konuk Deniz Akkaya'nın gazeteciliğine geldi. Ekranda Akkaya ve Altaylı arasında küçük bir tartışma yaşandı.
Fatih Altaylı: Son günlerde en popüler kişi sizsiniz. Aynı günde 3 ayrı gazetenin 1'inci sayfasındaydınız. 3 gazeteye manşet olacak kadar ne yapıyorsunuz?
Deniz Akkaya: Bu bir merak olabilir. İnsanlar beni özel ilişkilerimle tanıyor. Ben bir manken olarak tanınıyorum, en ünlü defilelere çıkıyorum. Yurt dışında da mankenlik yaptım. Dünyaca ünlü Marks&Spencer firmasının mankenliğini yaptım ama bununla ilgili haber küçücük girdi. Ancak özel hayatım her zaman haber oluyor. Eleştiriliyorum. Dünyanın her yerinde 350 milyona şampanya patlatılması da eleştirilir ama siz de 500 milyon liralık Gucci marka ayakkabı alıp giyiyorsunuz. Ben de bunu eleştirebilirim.
HERKES ELEŞTİRİLEBİLİR
Altaylı: 60 milyona aldım.
Akkaya: Ucuzluktan almışsınızdır. Ben bir manken olarak az buçuk fiyatları tahmin edebiliyorum. Ben de sizi eleştirebilirim. Programa çıktınız; 'eşek kadar adam oldunuz', 'insanı maymuna çeviriyorsunuz', kelimelerini kullandınız. Eleştirmek isteyince herkes eleştirilebilir. (..)
Altaylı: Bir gazetenin birinci sayfasına röportaj yapabilmek ciddi bir tecrübe gerektirir. Bir çok konuda background'unuzun olması gerekir. Kadın dergisinde röportajınızın yayınlanmasına hiçbir itirazım yok ama...
Akkaya:Kadın dergilerini niye aşağılıyorsunuz. Onu da kadınlar okuyor.
Altaylı: Aşağılamıyorum.
Akkaya: Ben Beyaz'la, Yılmaz Erdoğan'la da röportaj yaptım. Programınıza da sizinle ilgili bütün bilgileri internette okuyup geldim. İnsanlara 'bugün ne yaptınız', 'yemeklerden neyi seviyorsunuz' diye sormuyorum ki.
Altaylı: Ben Semra Özal'la yaptığınız son röportajınızda öyle bir hava edindim.
Akkaya: 20 yıllık birçok gazetecinin de köşesi yok ama sizin var. Bu bir şans meselesi.
YAZMAK İSTİYORUM
Altaylı: Ben 17 yıllık gazeteciyim.
Akkaya: Bir mankenin mesleğiyle ilgili gelecek üzerine kurduğu hiçbir planı olamaz. Ya oyuncu olabilir ya da sunucu. Ama ben bunları yapmak istemiyorum. Edebiyat okuyorum. Yazı yazmak istiyorum. Siz mesleğe kaç yaşında başladınız?
Altaylı: 22
Akkaya: İyi, ben de 23 yaşındayım.
Altaylı: Bana kimse 1'inci günümde birinci sayfadan röportaj yaptırtmadı.
Akkaya: Bu benim şansım. Eleştirmeyeceksiniz o zaman. (..) Siz yazdınız, Can Bey(Ataklı) yazdı. En azından bu beni ciddiye aldığınızı gösterir.
|