|
|
First Lady simetri hastası
Başkan George Bush'un eşi First Lady Laura Bush'un gençliğinden beri simetri takıntısı var. Eşyaların düzenli ve orantılı durmaması sinirlerini alt üst ediyor
ABD'nin 43'üncü Başkanı George W. Bush'un görevi devralacağı gün yaklaşırken gözler şimdi de yeni First Leydi Laura üzerine çevrildi. Herkes onun şimdiki First Lady Hillary ile tam tersi bir portre çizdiğini konuşuyor. Beyaz Saray'ı "soğuk" havasından çıkarıp tam bir "ev" yapacağı söylenen Laura Bush'un ilginç bir takıntısı gündeme geldi: simetri hastalığı... Beyaz Saray tarihinde ilk kez simetri takıntılı birini ağırlayacak...
MUTFAKTA 'KİTAPLIK' DÜZENİ
Yeni First Lady (54) seçimlerden sonra kesin bir dille politikayla ilgilenmediğini belirtmişti. Yakın çevresi, başkanlık konutunu tepeden tırnağa yeniden düzenlemeyi planlayan Bayan Bush'un evi "simetrik" bir düzende görmek istediğini ve her şeyle bizzat kendisinin ilgileneceğini söylüyor.
Onu çocukluğundan beri tanıyan Regan Gammon, "Mutfakta bile belirgin bir düzen ister. Her şey kütüphanedeki gibi bir düzen içinde olmalıdır. Tüm düzenlemeyi bir kez üstlenip kendisi yapmak ve bir daha bu konu hakkında endişelenmemek istiyor" diyor. Bayan Bush'un çok zeki bir kadın olduğunu ve her zaman böyle bir takıntısının olduğunu söyledi.
TEŞEKKÜR MEKTUPLARI
5 yaşındayken bebeklerini özelliklerine göre belli bir düzen içinde sıralayan Laura, okula başladığında tüm defter ve kitaplarını kütüphanelerde kullanılan Dewey kesirli sistemine göre diziyordu. Eski bir kütüphane görevlisi olan Laura Bush, Aralık'ta kutlanan Noel'de göndereceği kartları Şubat'ta seçmeye başlıyor. Tebrik kartı gönderen herkese tek tek kendi elleriyle kısa birer teşekkür mektubu yazıyor.
RENGE GÖRE AYAKKABI DİZİYOR
Evindeki süsler, biblolar ve mobilyaların belli bir simetride olmasına çok özen gösteren Laura, kendi özel eşyaları için de aynı "takıntıya" sahip... Ayakkabılarını renk ve modellerine, kışlık-yazlık olanlarına göre dizip kutularında saklıyor. Giysileri de renk ve modeline, kili takım mı yoksa tek mi olduğuna göre dizili. Teksas'taki evlerinden Beyaz Saray'a taşınırken mobilyalarının nereye ve nasıl yerleştirileceğini de nakliyecilere kendisi anlatıyor. Ve tam istediği simetriye oturuncaya kadar da rahat etmiyor.
MİNİK TAKINTI TESTİ
Eğer aşağıdaki durumlar için "evet" diyorsanız siz de takıntılı olabilirsiniz: Mikroplardan, kimyasal maddelerden, AIDS kapmaktan çok korkuyorsunuz... Nesneleri milimetrik bir biçimde düzenliyorsunuz... Aklınıza ikide bir doğal afet ya da cinayet sahneleri geliyor... Eviniz yanacak ya da soyulacak diye çok tedirgin oluyorsunuz... Araba kullanırken en büyük korkunuz bir yayaya çarpmak... Merdivenleri, pencereleri sayıp duruyorsunuz... İnsanlara ve nesnelere dokunma duygunuza engel olamıyorsunuz...
TAKINTI BAŞA BELA
TakıntI işaaretleri
Laura Bush'un aşırı düzen isteği günlük yaşamda kısaca "takıntı", psikolojide ise "Obsessive Compulsive Disorder" (OCD: Takıntı ve Tekrar Bozukluğu) olarak adlandırılıyor. Marmara Tıp Fakültesi Psikkiyatri Adabilim Dalı Başkanı Prof. Esat Göktepe, her 100 kişiden 15'inin takıntılı olduğunu söylüyor.
Aşırı temizlik: Bir yeri günde sekiz on kere silmek
Aşırı dakiklik: Bir yere daima; ne bir dakika geç, ne bir dakika erken değil, tam saatinde gitmek
Aşırı simetridüşkünlüğü: Bir biblodan simetriyi bozmamak için mutlaka iki tane almak gibi
Aşırı kontrol: Örneğin evden çıkmadan önce defelarca ocağın yanıp yanmadığını kontrol etme
Takıntının kaynğı: Bu ruhsal bozukluğun birçok sebebi vardır. Seksolog Haydar Dümen, "Cinsel Sorunlarınız" kitabında sürekli elini ve ağzını yıkayan bir kadını örnek olarak verir: Kız 12-13 yaşlarındadır. Bir gün evde yalnızken, üst katta oturan bıyıklı, göbekli kasap kapıyı çalmış; açıldığında da kızı kendine çekip "şap!" diye dudaklarından öpmüştür. Bu olayı kimseye anlatamayan kız daha sonra sürekli olarak elini ve ağzını yıkamaya (günde 25 kere) başlamıştır!
İŞTE BİR SİMETRİ HASTASI /MÜJDAT GEZEN
1961'de psikiyatrist Prof. Süleyman Velioğlu'na, bir arkadaşım için randevu almaya gittim. Bana "Cuma gel" dedi. "Tamam arkadaşı getiririm" dedim. Bana, "Sen gel" demez mi! Niye? "Asıl hasta sensin. Sende simetromani hastalığı var. Bir saattir masamı ve duvardaki tabloları düzeltiyorsun" dedi. Şaşırdım ve sordum: "Bu kötü bir hastalık mı?" Bana büyük bir şefkatle, "Korkma, iyi aile çocuğu hastalığıdır. Kimseye bir zarar vermezsen sana da bir zararı dokunmaz" dedi. Tam 40 yıldır tanımadığım adamların kravatını, tablolarını düzeltirim. Bildikleri için kızmıyorlar bana.
Annemde de vardı bu takıntı. Durup dururken kalkıp perdeleri düzeltirdi. Ayrıca benim gibi çok evhamlıydı. Bir gün Avusturalya'ya gidecektim. Ne dese beğenirsiniz: "Aman oğlum yavaş yavaş git!"
|
Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|