


Marx ne demişti?
Bülent Ecevit'ten Recai Kutan'a... Deniz Baykal'dan Yaşar Okuyan'a kadar pekçok politikacı, geçen hafta, Yusuf Bozkurt Özal'ın cenazesinde "biraraya" gelince...
Korkut Özal sesini yükseltmiş:
- Karl Marx ne demişti?
Çevredekiler şaşırmışlar:
- Korkut Bey... Rahmetlinin ya da burada toplananların Karl Marx ile ne ilgisi var?
- Var, var... Karl Marx "bütün işçiler birleşiniz" demişti... Şu anda Türkiye zorda... Ben de diyorum ki... Bütün siyasetçiler birleşiniz.
***
Dün Korkut Bey'e sorduk:
- Siz, Marx'ın sözlerini Türkiye'ye uyarlayınca... Ne tepki aldınız?
- Ne tepki alacağım?.. Manzara ortada.
İşte Korkut Özal'ın çizdiği manzara:
* Kamuoyunun gündemi ile Ankara'nın gündemi yüzde yüz farklı.
* Halkın morali hergün biraz daha bozuluyor.
* Türkiye hızla kan kaybediyor.
* Kusur hükümette değil, sistemde... Bu sistemle kim gelirse gelsin, Türkiye'yi yönetemez.
*Adı konmamış bir savaş yaşanıyor... Yolsuzlukla savaş... AB ile savaş... Enflasyonla savaş... Birbirimizle savaş.
* Fukaralık öylesine tırmanıyor ki... Halk bir gün patlayacak.
***
- Korkut Bey, çare?
- Çare... Ey siyaset yapanlar... Parti kavgasını bir süre için bırakınız... Karl Marx'ın dediği gibi... Birleşiniz.
- Bu biraz zor.
- Öyleyse... Ben de "Namık Kemal gibi" konuşurum... Bu da bir nevi vasiyetim olur:
"Ölürsem görmeden millette ümit ettiğim feyzi. (Aydınlığı)
Yazılsın sengi kabrime (mezar taşıma) vatan mahzun, ben mahzun."
***
Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler de, geçen hafta, Yusuf Bozkurt Özal'ın cenaze törenindeydi.
Dün Keçeciler'e dedik ki:
- Korkut Bey "Karl Marx gibi" konuşuyor.
- Evet, öyle diyor.
- Siz ne diyorsunuz?
- Sıkıntılar var... Sorunlar çok birikmiş... Eskiden siyasetin "müdahale yetkisi" pek yoktu... Örneğin, bankalara... Türkiye bir geçiş dönemi yaşıyor... Herşey rayına oturacak.
- Ne zaman?
- Üç, beş ay içinde nurtopu gibi bir çocuğumuz doğacak... Aydınlık Türkiye.
***
Korkut Bey "kötümser Türkiye'nin" sözcüsü. Keçeciler ise "iyimser."
Sahi...
"İkisinin ortası" nedir?
"Çarşı... Pazar... Köy... Kent" ne diyor?
- Sayın Keçeciler, pazara gidiyor musunuz?
- Emek Mahallesi'nde oturuyoruz... Eskiden hanımla birlikte pazara gidiyorduk... Şimdi gidemiyoruz.
- Neden?
- Başbakanlık'tan sık sık uyarı geliyor... Şuraya çıkma... Buraya gitme... Kendi başına dolaşma... Evden ayrılırken haber ver... Arkamızda sürekli bir koruma ordusu... Ve tedbirler her gün artırılıyor.
- Neden?
- Eh... Bir yere çomak sokunca...
***
Keçeciler "son çomağı" anlatıyor:
- Adam Türkiye'ye "çalar saat" diye, Marlboro sokuyor... Soktuğu Marlboro da sahte Marlboro... Sen üstüne gidince... Ortalık karışıyor.
***
Dün Fatih Terim'le konuşuyorduk.
"Başaracağıma önce kendim inandım" diye başladı:
- Sonra ailem inandı... Oyuncularım inandı... Seyirci inandı... Ve cesaretle zorlukların üstüne yürüdüm... Yürüdükçe sonuç aldım... Sonuç aldıkça daha fazla destek buldum.
"Siyasetin sorunu" galiba burada.
"Kimse kimseye inanmıyor... Kimse kimseye güvenmiyor... Kimse kimseye destek vermiyor."