kapat

16.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Aslanlarla işimiz yok
ANAP Genel Başkanı Yılmaz, Tümgeneral Özkasnak'ın "Zamanında bize yaranmak isteyenler şimdi aslan kesildiler" sözlerine, "Aslanlarla, kaplanlarla ilgili değilim, sadece demokrasiye saygılı olmalıyız diyorum" diye cevap verdi

ANAP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, "Maalesef Türkiye'de son bir haftada yaşanan olaylar, ne kadar geri olduğumuzu ortaya koymuştur. Ama ANAP, bu konuda bundan sonra da üstüne düşeni yapmaya devam edecektir. Bunu Türkiye'ye ve demokrasiye karşı bir görev olarak görüyoruz. Bu konuda da hiç kimseden çekinecek halimiz yok" dedi.

Yılmaz, ANAP İstanbul İl Başkanlığı'nda düzenlenen "Gelecek Yönetimi ve Türkiye Kadını" konulu toplantının ardından, Türkiye'nin bir numaralı gündemini oluşturan 'Darbe mi, değil mi?' tartışmasına değindi.

'HERKES İÇİN GEÇERLİ'
Bir basın mensubunun, Genelkurmay eski Genel Sekreteri emekli Tümgeneral Erol Özkasnak'ın, "Zamanında bize yaranmak isteyenler bugün aslan kesildiler" sözünü hatırlatması üzerine Başbakan Yardımcısı Yılmaz, şunları söyledi:

"Aslanlarla, kaplanlarla ilgili değilim. Ben sadece demokrasiyi korumanın herkesin görevi olduğunu, herkesin bunda çıkarı olduğunu ve demokrasiye saygılı olduğunuz zaman, demokrasiyi korumak için davrandığınız zaman, demokrasinin kurumlarını bunun dışında tutamayacağınızı söylüyorum. Yani demokrasiye saygılı olmak, demokrasiye bağlı olmak ve korumak demek, onun vazgeçilmez olan kurumlarına da aynı saygıyı göstermeyi gerektirir. Bu gazeteciler için de geçerlidir, siyasetçiler için de geçerlidir, vatandaş için de geçerlidir, herkes için geçerlidir."

Paşaların itirafıdır
FP Genel Başkanı Recai Kutan, 'paşaların 28 Şubat ile ilgili açıklamalarının açık bir itiraf' olduğunu söyledi. İncelemelerde bulunmak üzere gittiği Şanlıurfa'da konuşan Kutan, emekli Tümgeneral Erol Özkasnak'ın yayınlanan açıklamalarına atfen, yaptığı açıklamada; Türkiye gibi demokratik ve hukuk düzenine sahip olan bir ülkede bu tip davranışlar için yasaların öngördüğü şeylerin aynen yapılması gerektiğini bildirdi.

Kutan, burada açık bir itirafın söz konusu olduğunu ifade ederek, şöyle dedi: "İfade edilen hususlardan bir tanesi, 'O dönemde laikliği ihlal faaliyetleri yoğunlaşmıştır diye', bunların hepsi hayal mahsulü iddialardır. Bugüne kadar ortaya somut laiklik ihlali ilgili bir tek olay ortaya konmuş değildir. Bu çeşitli maksatlarla düzenlenmiş bir senaryodur. Elbette tarih bunun değerlendirmesini en iyi şekilde yapacaktır. Dolayısıyla bu postmodern bir darbedir. Evet, darbe olduğu kesin ama, ister adına modern de, isterapostmodern model de."

DÖNEMİN BAKANLARI NE DEDİ?
28 Şubat döneminin Genelkurmay Genel Sekreteri Emekli Tümgeneral Özkasnak, bu girişimin post-modern bir darbe olduğunu iddia etti. Dönemin Donanma Komutanı Salim Dervişoğlu ise 28 Şubat'ın anayasal çerçevesi olduğunu ve asla darbe olarak nitelenemeyeceğini söyledi. Bunun üzerine hummalı bir 'Darbeydi, darbe değildi' tartışması başladı. 28 Şubat sürecinin yaşandığı REFAHYOL döneminin eski bakanlarının bu konudaki değerlendirmeleri şöyle:

* Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan: Konuşulanlar gizli
Kritik bir dönemde görev yaptık. Orada konuşulanlar gizlidir. Benim bir yorum yapmam mümkün değil.

* Milli Eğitim Bakanı Mehmet Sağlam: Darbe değil iflas
28 Şubat'In ne olduğunu siyaset bilimcilerin yorumuna bırakmak lazım. Bana göre değildi. Çünkü darbenin nasıl olduğu belli. Ama burada MGK, yani Anayasal bir kurum var. Orada bir takım değerlendirmeler yapılmış, bir takım kararlar alınmış. Darbe mi değil mi bilemem ama şu kesin ki, 28 Şubat, o dönemde kamuoyunu yönlendirenlerin iflasıdır.

* Devlet Bakanı Salim Ensarioğlu: Bir suçun itirafı
Gerçek demokrasilerde darbe konusu böyle tartışılmaz. Üstelik biz siyasilerin tartışması gerekirken, kendi aralarında tartışıyorlar. Bu darbeydi, değildi şeklinde tartışmak, bir suçun itirafıdır. Savcıları, hukukçuları bu olaya el koymaya davet ediyorum. Çünkü bir darbe başarılı olmuşsa, onun icraatları tartışılmaz. Ama başarısız bir darbe sözkonusuysa bu yargıya intikal ettirilebilir.

* Sağlık Bakanı Yıldırım Aktuna: Darbe değildi
MGK, Cumhurbaşkanlığı'nın başkanlık ettiği, Anayasal bir kurumdur. Orada laiklik karşıtı eylemler ve oluşumlar tartışıldı, bir dizi karar alındı. Bu kararların altına, kurula katılan herkes imza koydu. Anayasal çerçevede bu gelişmeyi darbe olarak nitelemek mümkün değil. Belki askerin, belli konularda devletin bazı organlarını zorlamasından, bazı kararların alınması için ısrarcı davranmasından bahsedilebilir, ama bu darbe değildir.


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır