Gemilerin teknik donanımlarını LLoyd adlı uluslararası sertifikalandırma kuruluşu tescil ediyor. Bu kuruluştan tescil alamamış donanımlar "güvenli" sayılmıyor. Lloyd standartlarının altında donanımlara sahip gemilere uluslararası geçerliliği olan sigorta işlemleri yapılmıyor. Ne kadar hazindir ki, İstanbul Boğazı'nı yangın tehlikesine karşı koruyan gemilerden ikisi de LLoyd standartlarının çok altında.
KIYI Emniyeti ve Gemi Kurtarma Genel Müdürlüğü tarafından 1998'de Emekli Tümamiral Varol Atalay başkanlığındaki proje grubuna hazırlatılan rapor, bu ürkütücü gerçeği gözler önüne seriyor. Raporda Alemdar-2 ve Gemi Kurtaran adlı gemilerin yeterli su basma gücüne sahip bulunmadıkları, yangın söndürme gemisi olarak çağın ve ihtiyacın gerisine düştükleri, en ince teknik kanıt ve ayrıntılarıyla ortaya konuyor; Büyükdere Kurtarma İstasyonu önünde bekletilen iki geminin herhangi bir alarm durumunda harekete hazır hale getirilme, yangın mahalline yetişme ve manevra yeteneklerinin kısıtlı olduğunun da altı çiziliyor.
DEV gibi tankerlerin cirit atmasını önleyemediğimiz Boğaz'da her zaman mevcut olan "yangın ve facia riski"ne karşı böyle külüstür, jiletlik gemilere güvenilmesi, tüyler ürpertici.
SÖZÜNÜ ettiğimiz rapor 1988'de hazırlanmış. Ama öyle anlaşılıyor ki kaldırılıp bir kenara atılmış, bunca yıldır dikkate alınmamış. Tabiri caizse "sümenaltı" edilmiş.
BOĞAZ'ın ve İstanbul'un güvenliğinin bu kadar hafife alınabilmesi, tek kelimeyle tüyler ürpertici.