O bir Arap prensesi!
Prenses Haya geçtiğimiz yıl ölen Ürdün Kralı Hüseyin'in Paris'te yaşayan 26 yaşındaki kızı. Aynı zamanda usta bir binici olan Prenses Haya, Sydney Olimpiyat Oyunları'nda ülkesini temsil etmişti
Almanya, İrlanda ve Hollanda'da yaşadınız. Şimdi Paris'tesiniz. Niye böyle bir tercih yaptınız? Ürdün benim gerçek ülkem. Geçici bir süre buralardayım. Atlar benim için daima kişisel bir yolculuğun simgesi olmuştur. Böylece daha gelişmiş bir insan olmayı ümiet ediyorum. Halkımı sarayın pencerelerinden seyretmek yerine onlara olumlu katkılarda bulunabileceğim. Sidney'de bana hep aynı soru yöneltildi: Oyunlar'dan sonra ne yapacağım? Doğrusunu isterseniz hemen Amman'a dönmek beni korkutmuştu. Çünkü beş yıl boyunca çiftliklerde, at tepesinde yaşamıştım.
Ürdün'e dönmek yerine Paris'e geldim. Alice Debany Clero hem arkadaşım hem de antrenörüm. Bu arada yeni bir dil de öğreniyorum. Ayrıca ülkeme dönmeden önce bilgi ve görgümü artırıyorum.
BIKMADAN ÇALIŞIYOR
* Paris'teki yaşamınız nasıl geçiyor?
Buraya ilk olarak Temmuz ortasında geldim. Bir süre sonra Olimpiyat başladı. Ekim'de döndüm ve hemen Leuwarden, Caen ve Liege'de kapalı salon yarışlarına katıldım. Geçenlerde de Cenova Dünya Kupası'ndaydık. Yarışmalar arasında bazen sadece bir gün oluyor! Başımı kaşıyacak zaman bulamıyorum. Alice ile birlikte her sabah 5 km. koşuyoruz. Sonra da ata biniyoruz. Öğleden sonraları ve akşamları da ofis işleriyle filan uğraşıyoruz. Yani nefes alacak vaktimiz yok!
SPONSORU BİLE VAR
* Biniciliğin çocukluğunuzdan beri sizde bir tutku olduğunu biliyoruz. Peki artık profesyonelleştiğiniz söylenebilir mi?
Hep profesyonel olmayı hayal ettim. Örneğin Mayıs ayındaki Roma Binicilik Günleri'nde Loro Piana bana sponsor olmayı teklif etti. Şimdi onların takımı için yarışıyorum. Bindiğim atlar bana ait değil. Profesyonel bir takımın parçası olmak harika bir duygu. Bakın önemli olan başkalarının sizi nasıl gördüğüdür. Bu konada başkalarını belirleyemezsiniz.
*Arada Ürdün'e gidiyor musunuz?
Gidiyorum ama çok kalamıyorum. Bu yüzden de sıla hasreti çekiyorum. Bugünlerde yarış yok. Gidip iki ay kalacağım. Bu arada Ürdün'de kalıp, Avrupa'da yarışabilir miyim diye bakacağım. Ama zor görünüyor.
PARASINI KENDİ KAZANIYOR
*Binici Prenses... Bu iki kavram nasıl bir araya geliyor?
İlk bakışta tuhaf gelebilir. Benim için çok normal Ancak şu çok önemli: Ürdün zengin bir ülke değil. Bu çok elit bir spor ve ben bunları halkımın parasıyla yapmıyorum. Kendi paramı kazanıyorum; İtalyan firması sponsorum, onlar ödüyor.. Ve en önemlisi de şu: Babam bana unvanıma dayanmadan, insaların saygısını kazanmayı öğretti!Asil kadınların sporu
*Daha çok erkeklerin egemen olduğu bu dünyada bir kadın binici olarak kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Erkeklerin egemenliği, sadece binicilikte değil, tüm dünyada geçerli. Ancak hiçbir zaman erkek olmayı hayal etmedim. Cinsiyetim ne olursa olsun her zaman kafama koyduğum şeylerdi gerçekleştirdim. Erkeklerden gelen bir engelleme ile de karşılaşmadım binicilik konusunda.
*İspanya Prensesi Elena, Norveç Prensesi Marta, İngiltere Prensesi Zara, Monaco Prensesi Charlotte da binici. Onlarla bir ilişkiniz var mı?
Hepsini çok beğeniyorum ve takdir ediyorum. Harika insanlar ve çok iyi biniciler. Bilmeyenler biniciliğe basit bir spor sanıyor. Çok az kişi bu işi yapmak için ciddi biçimde ter dökmeniz gerektiğinin farkında. Mesela bir yarış kazandığımızda bunun torpille olduğunu sanıyorlar. O kadar yanlış ki!
BABASININ ANISINA KİTAP YAZACAK
"Babamla her Cuma bir araya gelip şiir yazardık. Küçük öyküler yazıp, ona okurdum. O da hatalarımı düzeltirdi. Babam çok iyi bir yazardı. Kitabın gelirini Ürdünlü sporculara vereceğim."
|