Eğer Halkevleri ve Köy Enstitüleri kapatılmamış ve Anadolu çocuklarının eğitim olanağı engellenmemiş olsaydı,
Eğer ayakları baş, başları ayak yapma anlayışıyla, bu toprakların yürek ve beyin soylusu insanları bir kenara itilmeseydi,
Eğer toplumun dengeleriyle aşırı derecede oynanıp, yüzyıllar içinde oluşmuş bileşim bozulmasaydı,
Eğer çeşitli zamanlarda alınan yanlış kararlarla Güneydoğu'nun boşaltılıp, milyonlarca insanın Batıdaki büyük kentlere gönderilme politikası benimsenmeseydi,
Eğer siyasi partiler, kendi kampanyalarını finanse eden iş adamlarını zengin etmek için her türlü yolsuzluğa göz yummasaydı,
Eğer yasama, yürütme ve yargı erkleri birbirinden gerçekten ayrılsa ve hükümetler, hukuk tarafından denetlenebilseydi,
Eğer yolsuzluk yapan tüccarların, siyaset ve bürokrasideki bağlantılarının üzerine cesaretle gidilebilseydi,
Eğer siyasi partiler yasası değiştirilebilse ve genel başkanlar hegemonyası kırılabilseydi,
Eğer seçim yasası düzeltilip, halkın daha iyi temsiline imkan verilebilseydi,
Eğer bir başbakan ve iki bakan idam edilmeyip, yıllarca sürecek kan davalarına yol açılmasaydı,
Eğer Avrupa'yı kaplayan 1968 gençlik olayları soğukkanlı politikalarla, şiddete başvurmadan uygarca göğüslenebilseydi,
Eğer adam öldürmemiş üç öğrenci idam edilmeseydi,
Eğer yürek ve beyin soylusu insanlar toplumun vitrininden uzaklaştırılıp da değersizler yüceltilmeseydi,
Eğer medya bağımsız bir dördüncü kuvvet olarak işlevini yerine getirebilseydi,
Eğer büyük kentler tarihi insan dokularını koruyabilseler ve göçlerle sarsılmasalardı,
Eğer belediye başkanları bu kentleri kaçak yapılarla doldurma yarışına girmeselerdi,
Eğer "iti ite kırdırma" politikaları benimsenerek ülkenin evlatları birbirine düşürülmeseydi,
Eğer ülkenin otuz yılına damgasını vuran siyasilerin kişisel hırs ve çekişmeleri yüzünden iç savaş provaları yapılmasaydı,
Eğer Sivas'a zamanında müdahale edip 37 kişinin ölmesi engellenebilseydi,
Eğer düşünceye ve kültüre önem verilip, bu kavramlar ayaklar altına alınmasaydı,
Eğer fikirden korkulmasaydı,
Eğer ülkenin okur-yazar takımı bu kadar derin bir haset ve kıskançlık bataklığına gömülmeselerdi,
Eğer bu toplumun çocuklarına kültür, nezaket, bilgi ve çalışkanlık örnek gösterilebilseydi,
Eğer "devletin, otoritesini kullanırken bile hukuk içinde kalması gerektiği" kuralı benimsenebilseydi,
Eğer körükörüne bir Batı hayranlığına ve sonunda "Biz adam olmayız!" yargısına varılmasaydı,
Eğer en bayağı eğlenceler, kültür yerine geçirilmeseydi.
Eğer Anadolu soyluluğu ayaklar altına alınıp, ortalık çapulculara bırakılmasaydı.