


Başarıya giden yol
Türkiye günlerdir Fatih Terim'i konuşuyor... İtalya günlerdir Fatih Terim'i konuşuyor... Ve biz de... Fatih Terim'le konuşuyoruz.
Fatih Hoca bir "büyükelçi."
Bir "tanıtma uzmanı."
Türkiye'nin "bozuk imajını" düzeltmeye çalışan bir "misyoner."
Keşke yurt dışında "yüz Fatih Terim'imiz olsa."
Fatih Hoca:
- Yıllardır bunun için bas, bas bağırıyorum... Keşke yurt dışında, her dalda, başarılı yüzlerce insanlarımız olsa... Doktor... Avukat... Mühendis... Fizikçi... Sporcu... İşadamı... İnanır mısınız, ülkemizin imajı değişir.
***
Fatih Terim bir anısını anlattı...
Bir İtalyan kadın, sokakta birgün Fatih Hoca'yı durdurmuş:
- Eşiniz yeşil gözlü... Kızınızın da gözleri mavi... Siz ise... Kapkara bir insan değilsiniz... Üstelik... Eşinizin ve kızınızın giyimi, modern... Sahi siz ailece Türk müsünüz?
Fatih Hoca bunları anlattı ve dedi ki:
- Türk denilince hala çok kişinin kafasında "peçeli kadın... Fesli adam" imajı var.
***
Terim bir "istatistikten" bahsetti.
Fiorentina'nın Türkiye'de izlenirlik oranı "yüzde 85."
Fatih Hoca:
- Köylerde, kentlerde... Evlerde, lokallerde... Herkes bizim maçımızı izliyor... Fiorentina gol atınca, milyonlarca Türk seviniyor... Gol kaçırınca ise... Milyonlar üzülüyor.
***
Terim'deki istatistiğe göre...
Türkiye'ye gelen İtalyan sayısı artmış.
Fiorentina'ya giden Türk sayısı da.
Sadece "bayram ve yılbaşı tatilinde" Fiorentina'ya 8400 Türk gitmiş.
Fiorentina'da gezilecek "topu, topu iki kilise var."
Öyleyse 8400 kişi neden gidiyor?
Fatih Hoca için...
Onun takımı için.
***
Hoca sık, sık karşılaştığı bir olaydan bahsetti:
- Eşimle bir yere yemeğe gidiyoruz. Mutlaka yan masalardan şampanya gönderiliyor... Ve yine mutlaka birileri gelip "sizin için Türkiye'ye gezmeye gittik" diyorlar.
***
Hoca'nın "kızdığı bir soru" var.
Bu soru Türkiye'de de soruluyor, İtalya'da da.
"Hocam, Fiorentina'yı nasıl motive ettiniz" sorusu.
- Sahi... Bu soruya neden kızıyorsunuz?
- Her şeyi motivasyona bağlamak, olayı çok basite indirgemek... Tepki göstermem bu yüzden.
Öyleyse...
"Her şeyi... Başarıyı" neye bağlamak lazım?
Terim'in yanıtı bir "ders" niteliğinde:
- Başarıya giden yol bilimden geçer. Her şeyin başı bilim.
Ve devam ediyor:
- Taktik... Teknik... Fizik... Psikolog... Hatta gerektiğinde sosyolog... Günümüzde futbol bir bilim.
***
Hoca'nın "en duygulandığı an" ise...
Her maç öncesi gelen bir telefon:
- Fenerbahçeli Sedat var ya... Beyninden rahatsız... Konuşamıyor... İşte her maç öncesi, Sedat'ın eşi arıyor... "Hocam" diyor... "Sedat, işaretle, sizi aramamı, başarı dilememi istedi"... İşte bu telefonu alınca... Gözlerim yaşarıyor.
- Başka kimler arıyor?
- Her maçtan önce Ali Şen.
- Ya Galatasaray yönetiminden...
- Yok... Ama artık o konuları geçtik. Ben dünle değil, yarınla meşgulüm...