kapat

09.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Nokia
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


Ülke boğulma yolunda! Ecevit açıklamalı!

Birinci Dünya Savaşı sonrası Almanya gibi... Ya da İkinci Dünya Savaşı sonrası Japonya gibi... Veya 1930 sonrası Amerika gibi...

Kriz yakıyor.

Kavuruyor.

Fabrikalar kapanıyor.

Tezgahlar duruyor.

Tarlalar ağlamakta...

Bankalar sıkışmakta...

Mağazalar sinek avlamakta...

Bankalarda, borsalarda başlayan kriz üretime indi. İstanbul, İzmit, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, Denizli, İzmir, Adana gibi büyük sanayi kentlerinde fabrikalar vardiya küçültmekte, üretimi azaltmakta ya da kapılarına kilit vurmaktalar.

Ülke küçülüyor.

İşte bir-iki örnek:

Otokar, üretimini durdurdu.

Bosch Fren, üretime ara verdi.

Yaşar Boya, üretimi kıstı.

Bayraklı Boya, üretimini azalttı. Mudurnu Tavukçuluk, işi götüremedi, başka bir kuruluşa 6 aylığına kiraya verildi. Anadolu Otomotiv, çalışanlarını izne çıkardı.

Her yerde aynı daralma...

Kriz kavuruyor...

Vuruyor, ekmeği küçültüyor...

Türkiye ekonomisinin sahip olduğu 100 bin anonim şirket, 400 bin limited şirket içinde krizden etkilenmeyen hemen hemen yok gibi...

***

Türkiye boğulma yolunda...

Bankalar, topladıkları bütün paraları devlete yüksek faizle iç borç olarak sattıkları için hem devlet fabrikalarına hem özel sektör fabrikalarına kredi veremiyorlar. Verseler bile yüzde 500, yüzde 600 gibi çok yüksek faizler istiyorlar. Elindeki malı yüzde 40 faizle aldığı parayla üretmiş bir fabrika yeni malı yüzde 600 faiz ödeyerek bulacağı yeni krediyle üretip, bu pahalı malı kime satacak?

Kriz Türkiye'yi kavuruyor...

Uzakdoğu krizi:

Pahalı üretimden çıkmıştı.

Rusya krizi:

Üretimsizlikten çıkmıştı.

Japonya krizi:

Aşırı üretimden çıkmıştı.

Avrupa krizi:

Durgunluktan çıkmıştı...

Türkiye'nin krizi:

Akılsızlık ve verimsizlikten çıktı.

Bankacı Halil Sunalı'nın yaptığı bir kıyaslamaya göre, krizden önce Hazine yüzde 35'le borçlanıyordu. Hazine'nin bankası ise yüzde 55'le... Hazine'nin bankaları Ziraat, Halk, Vakıflar, Emlak'ın görev zararları 7 yıldan beri büyüdükçe büyüyordu. Sadece Ziraat ve Halk Bankası'nın "görev zararının 20 milyar dolara" ulaştığından söz ediliyor. Diğer bankaları da sayarsak görev zararlarının 30-35 milyar dolara çıktığını söyleyenler bile var.

***

Görev zararı şiştikçe...

Bu faizi yukarı çekiyor...

Faiz yukarı gittikçe...

Fabrikalarda, tarlalarda, tezgahlarda, bostanlarda, her yerde üretilen malın maliyeti şişiyor. Pahalı mal satılmayıp, elde kalıyor. Fabrikalar da işçi çıkartmaya, vardiya azaltmaya, işçilerine süresiz izin vermeye başlıyorlar.

Görev zararı krizi tetiklemekte...

Başbakan Bülent Ecevit'i aradım; "Bu görev zararları nedir? Devlet bankalarına sizden önceki dönemlerde ve sizin döneminizde kimler hangi görevi verdiler ve bu zarar nasıl oluştu?" diye soracaktım.

Toplantıda dediler...

Şimdi buradan soruyorum:

Soru 1:
Devlet bankalarının toplam görev zararları 20 milyar dolar mıdır? Yoksa 35 milyar dolar mı?

Soru 2:
Devlet bankaları görev zararı yazmaya kaç yıl önce başladılar?

Soru 3:
Devlet bankaları tek tek ne görev yaptılar da bu kadar zarar oluştu?

Soru 4:
Bu görevleri onlara hangi politikacılar verdiler?

Soru 5:
Ciddi bir İngiliz ekonomi gazetesinin (Financial Times) geçen hafta yayınladığı bir yazıya göre, Türkiye'deki devlet bankalarından politik gücü kuvvetli olan insanlar kredi alıyorlar ve bunu geri ödemedikleri için görev zararları büyüyor. Bu iddia doğru mudur? Görev zararları içinde kişilere, özel şirketlere ve devlet şirketlerine verilen pay nedir?

***

Bu soruların cevabını toplum bilmiyor. Çünkü gizleniyor.

Türkiye boğulma yolunda...

Kriz fabrikalara indi...

İşsizlik artıyor...

Ekmek küçülüyor...

Türkiye daralıyor...

Son kriz, büyük çapta görev zararları ve devletin harcama huyunu değiştirmemesi yüzünden çıkmış bulunuyor.

Başbakan Ecevit açıklamalı...

Nedir bu görev zararları?

Bankalara kim "Zarar edin ama bu işi de yapın" diye emir verdi?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır