kapat

09.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Dumankaya
Bankazede hakkını alır
Galatasaray Üniversitesi Öğretim Görevlisi Reha Tanör, ellerinde fona devredilen bankaların hissesi bulunan tüm yatırımcıların haklarını alabileceklerini savundu

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen ve halka açık bankaların yatırımcılarına yeni bir ışık göründü. Galatarasay Üniversitesi Öğretim Görevlisi Reha Tanör, yatırımcıların hisse bedellerini geri alabileceklerini belirtti. Tanör, uygulamanın bu şekilde sürmesi halinde ilerde Fon bankalarının satışlarını da iptalinin gündeme gelebileceğini söyledi. Tanör sorularımızı şöyle yanıtladı:

* Fon'daki halka açık bankaların hisselerine el konulması ile mağdur olan 36 bin yatırımcı haklarını arayabilir mi?

Konuya hukukçu gözüyle bakıldığında, dağınık yerli ve yabancı yatırımcı kitlelerine satılan banka hisselerine el konmasını sadece Bankalar Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirmemek gereği ortaya çıkıyor. Sonuçta bir ticarethane olan "banka"nın sermaye piyasasından kaynak sağlamak amacıyla iç ve dış yatırımcılara sattığı hisse senetlerine bir kamu tüzel kişisi tarafından el konmasıyla karşı karşıyayız. Bankanın faaliyetlerinin aralıksız olarak sürdürüldükten sonra başka ve yeni ortaklara devredilmesi süreci, Ticaret Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu ve İdare Hukuku hükümlerini de en az Bankalar Kanunu kadar konunun içine sokuyor ve hukuksal değerlendirmenin "bu bütünlük içinde" yapılmasını gerekli kılıyor.

Hukuk tekniği açısından bu bütünlük içinde yapılan analiz, Bankalar Kanunu'nun 14.maddesinin bugünkü şekliyle uygulama alanı bulması, yakın gelecekte daha karmaşık hukuk sorunlarına ve tabii bunlara bağlı olarak piyasa uygulamasında da ciddi olumsuzluklara yol açabilir.

* Peki işlemin iptal edilmesi söz konusu olabilir mi?

Bu madde hükmü uyarınca borsada satılan hisse senetlerini satın alarak bir kuruluşa ortak olan paydaşın hissesinin önce Fon'a, ardından da başkalarına devredilmesi Ticaret Kanunu'nda öngörülmüş bir devir biçimi olmadığı gibi İdare Hukuku'nun benzer uygulamalarına da yakın düşmez. Bu işlemin tersine iptali mümkün bir idari işlem niteliği taşıyor. Gerek Bankalar Kanunu gerek Sermaye Piyasası Kanunu daha ilk maddelerinde bu kanunların tasarruf sahiplerinin hak, yarar ve çıkarlarının korunması için varolduğunu açıkça söyler. Hal böyleyken, tasarruflarını menkul kıymetlerin serbestçe alım ve satımının yapılması amacıyla kurulan borsalarda değerlendiren küçük yatırımcıların hiçbir biçimde haberdar edilmedikleri gelişmeler sonucunda ortak oldukları müessesenin dara girmesi nedeniyle kendi hisse senetlerinin ellerinden alınması, her iki kanunun amacına da açıkça aykırı. Mali yapısının bozulduğu küçük yatırımcıdan gizlenen bir bankanın hisse senetlerinin bu gelişmelerde hiç bir dahli olmayan küçük yatırımcılarının elinden bu şekilde alınarak bir süre sonra başkalarına devredilmesinin haklı hukuksal gerekçesi yoktur ve bu aykırılık İdare hukuku kuralları çerçevesinde konu ve maksat yönünden iptal ve tam yargı davalarının konusunu oluşturur.

Banka satışlarına İptal gelebilir
* Mevcut uygulama ileriki dönemlerde yeni olumsuzlar yaratabilir mi?

Bu durumu gelecekte yeni ve gereksiz bir krize dönüştürmemek için Bankalar Kanunu'nun 14. maddesi değiştirilerek, Fon'a devrin, bankanın sermaye, yönetim ve denetimini elinde bulunduranlar ile kanun hükümlerine aykırı davrananlarla sınırlı tutulması, buna karşılık halka açılmış hisselerin sahiplerine iade edilmesi en sağlıklı çıkış yolu olarak gözüküyor. Aksi uygulama ilerde bu bankaların yeni taliplere verilmesi kararlarının da iptaline yol açabilir. Bu da zamanında önlemi alınmayan hukuksal sorunun, gelecekte çok daha büyük sıkıntılara yol açmasına neden olur. Hukukun temel ilkelerinin ve sermaye piyasası olgusunun gözardı edildiği izlenimini veren bu maddenin süratle değiştirilmemesi durumunda, piyasa uygulaması açısından da ciddi sakıncaların ortaya çıkması olasılığı bulunuyor. Bu cümleden olmak üzere, bundan sonra bankaların halka açılma ya da sermaye artırımlarında iç ve dış pazarlarda büyük güçlükler yaşanabilir, hisse senetleri borsada işlem gören bankaların tahtalarında sık sık manipülatif işlemler gerçekleştirilebilir, birincil ve ikincil piyasalarımızın güvenilirliği bir kez daha zedelenir ve mali sektörün denetiminde başarılı biçimde yola koyulan Üst Kurul çok verimli olacağı bir aşamada haksızca yıpranabilir, üyelerin misyon heyecanı da, karşı karşıya kalabilecekleri hukuksal tavırlar nedeniyle sönebilir.

Cüneyt TOROS


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır