


Fazilet'in kazanı "fokur fokur..."
Anamuhalefet Partisi Fazilet'te sular durulmuyor... Ve görünen o ki... Kolay, kolay durulacağa benzemiyor.
"Parti içi muhalefetin" bir stratejisi var:
- Her hafta, grupta, bir ağır top konuşacak.
Böylece "iki mesaj" verilecek:
1- Görüyorsunuz, meşru zeminde mücadele ediyoruz.
2- Parti iyiye gitmiyor. Bunu herkes bilsin.
Geçen haftanın "ağır topu" Cemil Çiçek'ti.
Bu haftanınki Abdüllatif Şener olabilir.
Veya Abdullah Gül.
Ya da "bir başkası."
***
Fazilet'i yazmışken...
"Bazı konulara" açıklık getirelim.
1- Abdullah Gül ve arkadaşlarının "ayrılmak... Başka parti kurmak" gibi bir düşünceleri... Asla yok.
2- Ancak... Abdullah Gül partiden ihraç edilecek olursa...
"Tepki" gösterilir.
"30-40 milletvekili" kopar.
İşte "yeni parti" o zaman gündeme gelir.
3- Fazilet kapanırsa... "Yenilikçiler" kopar... "Kendi partilerini" kurarlar.
4- Fazilet kapanır ve... "Odak oluşturmak suçundan" Abdullah Gül, Bülent Arınç, Abdüllatif Şener gibi isimlerin milletvekilliği düşerse...
"Yeni oluşumun partisinin" başına kim geçer?
Yanıt:
Gül ve Arınç'ın otuz yıllık arkadaşı... Okuyan, araştıran... Adı "bir şeye" bulaşmamış Azmi Ateş.
***
Fazilet'te, daha önce de "itiş... Kakış... Görüş ayrılıkları" vardı.
Ama "son zamanlarda" bir tırmanış oldu.
Neden?
Bu sorunun yanıtı "Cemil Çiçek'in söyleminde" var:
- Şu anda bitmiş, tükenmiş, -avami bir tabirle- komşu emanetiyle ayakta duran bir iktidar var... Gitti, gidiyor... Ama biz ne tek başımıza, ne de başkalarıyla birlikte hiçbir iktidar modeli içinde mütalaa edilmiyoruz. Bu bizi rahatsız etmeli... Oturup anhasıyla, minhasıyla düşünmeliyiz.
***
Açıkçası...
"Yenilikçiler", Cemil Çiçek'in ifadesiyle "şunun" peşinde:
"- Sadece belediyeler partisi konumunda olmaktan çıkıp... İktidar adayı bir parti haline gelmek."
***
Cumartesi akşamı bazı Faziletliler (Recep Tayyip Erdoğan, Altan Karapaşaoğlu gibi), bazı gazeteciler (Mehmet Barlas, Cengiz Çandar gibi), bazı işadamları (Sakıp Sabancı, Kerem Üstünkaya, ----Zeynel Abidin Erdem, Hüsnü Özyeğin gibi), İstanbul Milletvekili Nazlı Ilıcak'ın evindeydiler.
Nazlı Hanım "böyle yemekleri" zaman zaman veriyor. Amacı...
Fazilet'i "dışa açmak."
Fazilet'in "korkulacak bir hareket olmadığını" anlatmak.
Ve..
"Yenilikçilere" destek olmak.
Tabii Ilıcak, "yenilikçilere" destek verdikçe... "Gelenekçilerin" de tepkisini çekiyor.
***
Nazlı Hanım'ın davetinde "parti içi sorunların" tartışılıp, tartışılmadığını merak ettik.
"Böyle şeylere" pek girilmemiş.
Daha ziyade "genel konular" konuşulmuş. Şakalaşılmış. Örneğin...
Bazı davetliler "Ecevitler'e yönelik çıkışı nedeniyle" Türkan Sabancı'yı kutlamışlar:
- Tebrik ederiz... İlk kez ön plana çıktınız... Sakıp Bey sizi kıskandı mı?
Türkan Hanım da "şu yanıtı" vermiş:
- Sözlerim neden bu kadar büyütüldü?.. Doğrusu hayret ettim... Şaşırdım. Bunun üzerine...
Bayan Sabancı'ya şöyle denilmiş:
- Sakıp Bey'in pabucunu dama attınız... Kutlarız.
***
Özetleyecek olursak...
Fazilet'in kazanı "fokur fokur."