Gazetecilerin bu konudaki sorularını yahıtlayan Ecevit şöyle konuştu: "Af Düşündüğümüzün biraz dışına çıktı. Bu da kaçınılmaz bir şey. Abartmamak lazım. Bu konularda daima istenilenin dışında bazı gelişmeler de olabilir. Çünkü bu hassas bir konudur. Bunu gözde büyütmemek gerektiğine inanıyorum. 1970'li yıllarda aftan yararlanarak çıkanlar tekrar döndüler. Dönenlerin oranı 5'te 1'i geçmiyordu. Şimdi de bunun caydırıcı etkisi olacaktır."
Geçen yılın son günlerinde Türkiye'nin uzun yıllardır ayıbı, yüzkarası olan cezaevlerinin terör örgütlerinin karargahı haline gelmiş olması durumunu ortadan kaldırmak üzere cezaevlerine operasyon düzenlendiğini hatırlatan Ecevit, bu operasyonun kimsenin canının yanmaması için özenle hazırlandığına da dikkati çekti. Ecevit, "O bakımdan da çok başarılı oldu. Sabırla hareket edildi ve bu sorun da temelinden çözüldü" diye konuştu. Başbakan Ecevit, gelecekte de benzer durumların olmaması için Adalet ve İçişleri Bakanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı'nın bir çalışma yürüttüklerini kaydetti.
Ecevit, cezaevlerinde açlık grevi ile ölüm oruçlarının sürdüğünün söylenmesi üzerine, "Vazgeçenler de artıyor.Ölenler, 2 şehidimiz dışında, kendi kendilerini öldürenler, kendi arkadaşlarının kurbanı olanlar. Çağımızda maalesef böyle ruhi açıdan incelenmeye değer olaylar oluyor. Ölüm oruçları gibi. Bazı ülkelerde, yanılmıyorsam Amerika'da, Kanada'da, İsviçre'de, yozlaşmış bir dincilik etkisi altında kitlesel intiharlar olmuştur. Onlar tabi 'ölecekler, cennetlik olacaklar' diye düşünüyorlar. Bizdekilerin böyle bir ümidi de yok. Çünkü dine bağlılıkları yok. Herhalde uyuşturucu da kullanılıyor" dedi.