kapat

06.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Nokia
YILMAZ KARAKOYUNLU(yilmazk@sabah.com.tr )


Güzelim Türkçe...

Güzel Türkçe konusuna daha önce dokunmuştum. Şimdi sırası geldi; yeniden dokunmak zorundayım...

Hasan Ali Yücel, Türk dili konusunda Meşrutiyet'in, Cumhuriyet'ten daha özenli davrandığını söyler. Anlattıkları, dil anlayışımız için tüyler ürpertici örneklerdir. Altmış yıl önce yazdığı "Türkiye'de Orta Eğitim" eserinde, 120 yıldan beri eğitim hayatımızın en önemli konusunun Türkçe öğretimi olduğunu anlatır.

Türkçemiz, bugün çok sayıda dilin "tasallut"u altında... Yazılı ve görsel basında Türkçe'yi kullananların kasıtlı veya bilgisizlikten kaynaklanan yanlışlıkları inanılmaz boyutlara varmış. Neredeyse ana dilimizden utanır hale geldik.

Yüzyıl önce de benzer tasallutun altında kalmışız. İstibdadın son yıllarında ders programları hazırlanırken bileği güçlü olan Fransa, istediği program önerisini kabul ettirmiş. Fransız hayranlığı ile ders programlarında yabancı dil eğitimini Türkçe eğitiminden daha fazla yapmışız.

İkinci Meşrutiyet öncesinde Türk dili üvey evlat muamelesi görmüş. Sonra Türkçe'nin önemini kavrayan bir eğitim programını benimsemişiz. İlk kez Türkçe, haftada yedi saat okutulacak kadar önemsenmiş. Türkçe konusunda İttihatçılar, Cumhuriyetçiler'in önüne geçmiş.

***

Türk dilini en mükemmel örnekleriyle değerlendirmek sorumluluğunda olan televizyon kanallarının bayram ve yılbaşı programlarında tanık olduğumuz, ciddiyetsizlik inanılmaz boyutlara ulaştı.

Biraz yakası açılmış sahnelerin erotik manzarasını ahlaksızlık sayan ve ekran karartan RTÜK'ün, başta TRT olmak üzere televizyonların Türkçe ciddiyetsizliğine ilgisiz kalışını anlamak mümkün mü?

Oysa RTÜK'ün yayın ilkeleri ve öncelikleri arasında doğru ve güzel Türkçe ilk sırayı alıyor.

***

Dünya üzerinde 3000'den fazla dil konuşulmakta. Bunun 100 kadarı devlet dili. 100 değişik dilin 15 tanesi uygarlık, bilim ve kültür dili sayılıyor...

Türkçe bu on beş dilden birisi...

Ama YÖK, "Türk dili bilim dili olamaz" diyor.

Bu dayanaksız ve ciddiyetsiz iddianın hesabını soran bir kuruluş var mı? Örneğin Eğitim Bakanlığı ne yapıyor?

***

Kutsal Kitap dillerinin ebediyete kadar değerlerini koruyacaklarına inanılıyor... Tevrat'ın dili olan İbranice, İncil'in dili olan Latince, Kuran'ın dili olan Arapça bu açıdan önem ve değer taşıyan dillerin başında geliyor...

Dünyanın kültür değerlerini oluşturan ve aktaran dillerin de, geçmişi, ebediyete taşıyan diller olacağı inancı var.

İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Arapça dillerinin çok aranır olmasının gerisindeki en önemli gerçeklerden biri, bu dillerin zengin bir edebiyata sahip olması...

Türkçeyi bu hale getirenler nasıl bir kültür oluşturabilir ki?

İşin sorumlusunu aramayan ciddiyetsizliğin, başkalarını cesaretlendirdiğinin farkında mıyız?

***

Türkiye'nin değerlerinde "uygar insan" aile terbiyesiyle yetişir. Öğretim kurumları bu uygar insanı eğiterek "bilgili insanı" yaratır. Üniversiteler bu bilgili insanı alarak, onu "olgun insan" dinginliğine yüceltir.

Hepsinin kullandığı bir tek temel öğe ve değer vardır: Türkçe... Evet! Türkçe...

Türkçe yoksa, ne uygar, ne bilgili, ne olgun insan yoktur, ne de yaratılabilir...

TBMM, yeni yılda Türkçemiz'in geleceği için bir genel görüşme yapsa, alınacak önlem için gerekli düzenlemeleri gerçekleştirse incileri mi dökülür?

Bu genel görüşme, af kanunu çıkarmadan daha mı ayıplı bir şeydir?

***

850 yıl önce Ahmet Yesevi'nin, Türkçeyi sevmekle ilgili dizelerini aktarıyorum. Bu dizeler, gerçeği en olgun ölçeğinde aktarıyor.

Sevmiyorlar bilginler bizim Türkçe dilini,

Bilgelerden işitsen açar gönül ilini...

Ayet-Hadis anlamı Türkçe olsa duyarlar

Anlamına erenler, başı eğip uyarlar...

Miskin, zayıf Hoca Ahmet yedi atana rahmet,

Fars dilini bilir de sevip söyler Türkçeyi

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır