


Faiz yine hortladı! Sabancı yalancı mı! Anatomiyi görelim!
Ölüyor... Yeniden diriliyor... Can veriyor... Yeniden canlanıyor. O kadar çok yeniden dirildi ki, sonsuz defalar mezarından hortladı.
Hortlaklar ülkesi...
Devletin deliğini kapatmak için iç borçlanma kâğıtlarına verdiği faiz dün yüzde 67'ye çıktı.
Yine yükseldi faiz...
Yine hortladı...
Geçen yıl ocak ayı ilk borçlanma ihalesinde faiz yüzde 35 idi. Bu yılın ocak ayının ilk ihalesinde yüzde 67...
Yaklaşık iki katı...
Bu yıl enflasyon yüzde 30'lara indiği halde, devletin iç borçlanmanın ilk ihalesinde para sahiplerine ödediği faiz yüzde 67.
Bu da iki katından fazla...
İki katı yüksek...
Neye göre yüksek?
Yıl sonu enflasyonuna göre...
Yıl sonu kuruna göre...
İşçiye verilecek ücrete göre...
Memura verilecek maaşa...
Çiftçiye verilecek fiyata ...
Emekliye verilecek aylığa...
Esnafın eline geçecek gelire göre ve bütçedeki dengelere göre yüksek, hem de çok yüksek...
Bu faiz, bu ekonomik programın tüm hedeflerine göre yüksek oğlu yüksek...
Ankara'daki hükümet, yıl sonu enflasyonunun yüzde 10'a ineceğini hedeflediğini açıklıyor. Fakat daha ocak ayının ilk ihalesinde yüzde 67 faiz vermek zorunda kalıyor. Hükümet, bütçe dengelerini tutturabilemek için memura, işçiye, çiftçiye ancak yüzde 12-15 arası gelir artışı sağlamayı hedefliyor, fakat ardına kadar açılmış harcama deliğini kapatabilmek için borç almak zorunda kaldığı kesime ocak ayının ilk ihalesinde yüzde 67 faiz veriyor.
Faiz can vermesi gerekirken...
Yeniden hortluyor...
Niçin? Neden?
***
Bir hatanın sonucu ya da bir eksikliğin sonucu olmalı. "Bu eksilik ve hata nedir?" diye soracak olursanız size önce şu tabloyu sergilerim:
Bütçe açığını kontrol ettiler.
Para arzını kontrol ettiler.
Ücreti, maaşı kontrol ettiler.
Döviz kurunu kontrol ettiler.
Fakat krizi ve faizi kontrol edemiyorlar. Washington'da yazılmış IMF reçeteleri, Türk lirasının belli bir dolar kuruna mıhlanıp çıpalanması, "IMF'ye Büyük Millet Meclisi'nin egemenliği ile bağdaşmayacak ölçüde yetkiler verilmesi" faizin yeniden hortlamasını ve krizin sinip beklemesini durduramıyor.
Faiz hortluyor...
Kriz hortlamak için bekliyor.
Vampirler kanla beslenir.
Hortlaklar neyle beslenir?
Herhalde ortamla...
Büyük sermayenin, etkili, güçlü, nüfuzlu büyüklerinden Sakıp Sabancı, bankalar içinde 15-20 batık, cerahatli, kötü yönetilen banka daha bulunduğunu söylemişti. Zekeriya Temizel de "Banka ismi, olay tarifi vermeden bu tip konuşmaların asılsız (yalan) beyana girdiğini" belirterek Sabancı'yı savcılığa şikâyet etmişti. Savcılık da Sabancı'ya 2 milyar lira "dil cezası" kesmişti. Sabancı sustu...
Temizel demeye getiriyor ki, "Sabancı batık dediği bu bankaların ismini tek tek verirse..." kimse ona sussun diye ceza filan yazdıramaz. Sabancı niçin vermiyor isimleri?
***
Verse ve bilgiler didiklense "faizi hortlatan, krizi pusuya yatırtıp bekleten ortam" Antep sinisi gibi ortaya çıkacak...
Bir de kara kazan var...
Kara kazanın içi zararla dolu...
Kamu bankalarının 20 milyar dolara ulaşan görev zararları, kara kazana kapatılmış yeni bir krizi tetiklemek için bekliyor.
Bunu da toplum bilmiyor.
20 milyar dolar görev zararının anatomisi nedir?
Başbakan biliyor, Başbakan Bülent Ecevit yardımcıları Devlet Bahçeli, Mesut Yılmaz biliyor. Hazine Müsteşarı ve Ziraat Bankası eski Genel Müdürü Selçuk Demiralp biliyor, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanı Zekeriya Temizel de biliyor.
Fakat halka açıklamıyorlar.
Nedir bu zararın dökümü?
Faiz anatomiden hortluyor.
Anatomiyi görelim...