


Kırsal sancı
Şereflikoçhisar'ın girişinde "direkten direğe asılmış" büyük bir afiş gördük... "Hoşgeldiniz Sayın Bakanımız" afişi.
"Hoş gelen Bakan" acep hangi Bakan?
Belediye Başkanı'na sorduk.
Başkan (Nevzat Kılıçarslan-MHP) dedi ki:
- Tarım Bakanımız.
Kılıçarslan'a "halktan dinlediklerimizi" aktardık:
- Köylü iyi değil... Çiftçi dertli.
Belediye Başkanı "Makine Mühendisi."
Ama "köy çocuğu."
"Doğru" dedi:
- Bizim buralar hububat ambarı... Mazot arttı, gübre arttı... Kırsal kesimin durumu iyi değil.. Hepsini Sayın Bakanımıza anlattık.
****
Şereflikoçhisar öyle de...
"Bir başka hububat ambarı" Aksaray farklı mı?
Şikayet, hep aynı:
- Mazot arttı, gübre arttı... Tarım ilacı, daha da arttı... Durumumuz iyi değil.
***
Sonra Çukurova... Bereketli topraklar.
Yılda "birkaç ürün" veren topraklar.
Ve "Çukurova'da bile..."
"Üretici" dert küpü.
***
Neyse, yine Şereflikoçhisar'a dönelim...
"Köylüye" dedik ki:
- Bakan gelmiş... Muhtarları dinlemiş... Merak etmeyin... Sorunlarınızla ilgilenecekler.
Yaşlı bir köylü "boşver" dercesine elini salladı:
- Daha önce de siyasetçiler geldiler.
- Sonra?
- Sonra bir şey yok... Biz diyoruz "Allahümme Selli", onlar anlıyor "Kör Ali'nin Keseri."
***
Meclis'te Tarım Bakanlığı bütçesi konuşulurken Prof. Dr. Zeki Ertugay (Erzurum-DYP) "ağır bir söz" söylemişti:
- Af yasasındaki ısrarın sebebi cezaevlerini boşaltıp, köylüye yer açmak mı?
Kürsüden inince Prof. Ertugay'a sormuştuk:
- Ne demek istediniz?
- Yavuz Bey, demek istediğim açık... Çiftçinin yarısı, geçmiş yıl borçlarından dolayı mahkemelik... İcralık.
***
Yine bütçe müzakerelerinde, bir başka milletvekili... Üstelik iktidar (ANAP) milletvekili Evren Bulut (Edirne) yine "ağır bir söz" etmişti:
- Bakanımın seçim bölgesi olan Sivas'ta bile 36 bin çiftçimiz icradadır.
Konuşması bitince Evren Bulut'a sormuştuk:
- Gerçekten... Durum bu kadar acı mı?
- 1940'larda... Tek parti döneminde... Köylü altı lira yol parasını ödemedi diye hapse girmişti... Biz de bu yüzden Demokrat Partili olmuştuk... O dönemden bu yana... Köylü hiç hapse girmemişti... Ama şimdi... Borcunu ödeyemiyor... Hapse giriyor.
***
Şereflikoçhisar'da... Aksaray'da... Tarsus'ta... Mersin'de... Silifke'de... Anamur'da... Gazipaşa'da... Alanya'da... Köylüye hep aynı soruyu sorduk:
- Haliniz nicedir?
Aldığımız yanıtlar:
"Mazot pahalı."
"Gübre pahalı."
"İlaç pahalı."
Ama....
"Ürünün fiyatı aynı."
Sonuç:
Kırsal kesim dertli.
Eğer köyü... Köylüyü "geriletme" bir devlet politikası ise... Bu politika başarıya ulaşmış.