|
|
Lucescu sendromu
Efes, Aydın Örs'le birlikte kazandığı Avrupa başarılarını, geçen yıl Ergin Ataman ile Final Four'a girerek perçinledi. Koraç kazanıldıktan sonraki hedef Final Four'du. Ancak sporda hiçbir zaman bir hedefe ulaşmak kimseyi tatmin etmez. Daima daha ileriye bakmak, büyük başarılara koşmak gerekir.
Bu yılki transferlere seyirci gözüyle baktığımızda, lacivert-beyazlı takımın kadrosunun bu şampiyonluk için yeterli olduğu gözüküyor. Ancak Efes'in kimyasını incelediğimizde bu şampiyonluğa götürecek bir yapının oluşturulamadığını görüyoruz. Çünkü şampiyonluğa ulaşabilmek için yönetimin, antrenörün, oyuncuların bir hedefe kitlenip o mücadeleyi verecekleri ortam kurulamamış.
Geçen sene Panathinaikos, Avrupa şampiyonu olurken gördük. Gentile, Kattash, Bodiroga, Rebraca gibi yıldızlar, oyuna her sokulduklarında birbirlerine büyük oyunculuğun verdiği kompleksleri göstermeden mücadele veriyorlardı.
Kabak Mirsad'a patladı
Efesli oyuncuların hepsi birbirinden değerli. Yani Efes'in kadrosu şampiyonluğa erişebilecek nitelikte. Bu oyuncuların iyi kaynaştırılması lazım. Ki Mirsad, Scepanoviç, Drobnjak, Mula oyuna girip çıkışlarında bir tepki vermeden, koçlarını zor durumda bırakmadan, arkadaşlarına saygıda kusur etmeden Efes'i şampiyonluğa taşıyabilsinler. Ne yazık ki, bu oyuncular her dışarı alındıklarında tepki gösteriyor. Kabak da Mirsad'ın başına patladı.
Partizan maçında Mirsad'ın isyanı onun aşırı oynama hırsından kaynaklanıyordu. Bir tek Mirsad'ı takımdan dışlayarak, bu sorunların halledileceğine inanmıyorum. Yukarıda saydığım oyuncuların da birbirlerine karşı olan saygı ve sevgilerinin bir an önce sağlanması gerekir. Eğer bu ortam kurulabilirse, Efes'in Avrupa şampiyonu olması mümkün olabilir.
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|