


Harita...
Yılbaşı partileri, dansları, şölenleri, ziyafetleri...
Ya da yılın öteki gecelerinden farklı olmadan yaşanacak bir gece.
Şimdiye dek yılın son gecesiyle, başlayan yılın ilk saatlerini "kutlamayanlar", elbette bu kez de, bu alışkanlıklarını fazla esnetmeyeceklerdir.
Olsa olsa, yine geçmiş yıllardaki gibi, profesyonel yılbaşı kutlamacılarından ekrana yansıyan görüntülere göz atmak üzere kumanda aletini, tespih gibi kullanarak can sıkıntısı dağıtmakla yetineceklerdir.
Yılbaşı kutlamalarında fazla anlam bulmayanlar, işin gürültü patırtısından ziyade, bu gecede illa ki eğlenmek zorunda olma duygusundan ürkenlerdir.
***
Yılın son gününden beklenen, elbette ki yeni bir başlangıca fikren, zihnen ve kalben hazırlanmaktır.
Bunu her gün geçilen yollarda uzun bir yürüyüşe çıkarak da gerçekleştirmek mümkündür, candan bir veya birkaç dostla hayat üzerine uzun bir sohbete tutuşarak da...
Ama yine de yıl sonlarında çoğunluğun aklından, ilkokul günlerinde okunan dergilerdeki o renkli sayfaların geçmesini önlemek kolay değildir.
Beyaz sakallı, nur yüzlü, yorgun ve bezgin bir ihtiyar, sırtındaki çuvalıyla karanlığa açılan kapıda kaybolurken, hemen yanındaki ışıltılar yükselen kapıdan elinde boş çuvalıyla tombul yüzlü bir çocuk sahneye çıkmaktadır.
İhtiyarın çıkıp gittiği kapının üzerinde biten yılın, berikinin üzerinde başlayanın rakamları yazılıdır.
İhtiyarın çuvalındakiler neredeyse anlamsızdır. Merak ve heyecan ise çocuğun elindeki çuvalı dolduracaklardır.
***
Her yeni yılın insana ve bu sayede de elbette toplumlara yeni bir ruh hali, yeni bakış açıları getireceği beklenir, varsayılır.
Elbette bu bir ölçüye kadar doğrudur.
48 saate varmadan başlayacak olan yeni yılımızı Dünya Sağlık Örgütü "Ruh Sağlığı Yılı" ilan etmiş!
Bizim TBMM Trafik Komisyonu da, Türkiye için 2001'in, "Trafik Güvenliği Yılı" olmasını önermişti. Elbette birbirinden bağımsız ve habersiz yapılan bu iki öneri birbirlerini, şaşırtacak kadar tamamlıyorlar.
Trafikte "can güvenliği"ni bir numaralı öncelik haline getiremeyen bir toplumun, hiç değilse "ruh sağlığı"na ağırlık vermesinden kaçınılmaz ne olabilir ki?
Yeni yılda canını trafikten kurtaramayacaklarımızın ruhlarına rahmet, geride kalanların ruhlarına ise selamet önermekten daha pratik hiçbir şey olamaz.
***
Bir umudu, bir öneriyi ya da tasarıyı gerçekleştirme arzusu yeni başlayan bir yılın belki de en önemli niteliğidir.
Çünkü her yeni yılın eşiğinde , yeryüzünde yaşayan milyarlarca kadın ve erkek, ister istemez, az veya çok kendilerini huzura ve güzele götürecek yeni bir yol haritası arayışına girer.
Bunu bir piyango biletinin rakamlarında ya da, bir fincan kahvenin telvesinin kıvrımlarında yapanlar da vardır.
Ama çok geniş bir çoğunluk, her şeye rağmen şaşılacak derecede gerçekçidir.
Ve kendileri için asıl umudun, takvimin değişecek yapraklarının getireceği yeni kısmetlerde, yeni adımlanacak olduğunun bilincindedir. Aranan yol haritasıdır.
Bunun için de insanların çoğu yürünecek, geçilecek kavşaklar, engebeler, inişler ve yokuşların sunacağı fırsatlar ve sorunlara karşı kalben ve zihnen hazırlıklı olmak gerektiğini çok iyi bilirler.
***
Önemli olan böyle bir seyahatin iç hazırlığını hiç değilse aşağı yukarı gerçekleştirmiş olmaktır.
Nasıl olsa yol haritası, yaşamın sunacağı renklerle ister istemez kendi kendisini çizecek, ya da en beklenmedik olaylar, nesneler günü geldiğinde bir yol haritasına dönüşecektir.
Bu olay yeni bir iş, yeni bir insan, yeni okunan bir kitap da olabilir, bir şarkı ya da bir resim de...
Böyle bir harita en göz alıcı renkleri ve nirengileriyle önünüze en çarpıcı biçimde seriliverir.
Geçtiğimiz yıl böyle bir yol haritasını, her dilden milyonlarca insana, üstelik fosforlu bir pusulayla, İtalyan bir kadın yazar vermişti:
"Yüreğinin götürdüğü yere git" diyerek !
***
Burada tek sorun, tutulacak güzergahtaki siyasal, toplumsal, ekonomik engellerdir.
Siyasetin ve ekonominin insanımıza temiz bir yol haritası sunması umudu ve dileğiyle herkese mutlu bir yıl...