Televizyonlardaki yarışma programlarından ne öğrendiğimiz, daha ilk günlerden belli oldu.. Hemen anladık ki, bu programlardan, genelde, ne kadar cahil olduğumuzu öğreneceğiz.. Gerçekleri görebilmemiz açısından iyi de oluyor.. Memleketimizin bazı güzide fertleri, bilgi birikimine bakmadan, köşeyi dönebilmek için, balıklama atıyor kendini ekrana.. Hemen her kanalda bu yarışmalardan bir tane var.. Bu nedenle ister istemez kuşkuya düşüyor; acaba TV yönetimleri, yarışmaya katılacak insanlarla önce konuşuyor ve çoğunlukla, bunlardan akıllıları eleyip, sersemleri mi ekrana çıkartıyorlar diye düşünüyoruz.. İstisnalar o kadar az ki..
Ne sorular ve o sorulara verilen ne cevaplar duyuyoruz.. Önceleri gülüyorduk.. Sonra içimiz sıkılmaya başladı.. Öylesine bilgisiz bir toplum var ki ortalıkta.. Bir süre sonra da, ekranlardaki bu insanlar gerçekten bizi mi temsil ediyorlar, biz miyiz bunlar diye düşünmeye başladık kara kara.. Ve hala daha düşünüyoruz..
Bu arada da;
çok zengin ve refah içinde bir ülke olduğumuzdan,
kişi başına düşen ulusal gelirimiz 25 bin dolar civarında bulunduğundan,
işsizlik diye bir sorunumuz olmadığından,
ihracatımız 300 milyar dolara yaklaştığından,
demokrasimiz bütün dünyada gıpta ile seyredildiğinden,
herkesin sosyal güvenlikten yararlandığı bir ülke olmamızdan,
okullarda herkese bir bilgisayar düştüğü,
sınıflarımızda da 10 kişiden fazla öğrenci bulunmadığından,
kar veya yağmur hayatı felç etmediğinden,
cezaevlerimiz cezaevi, hastanelerimiz hastane gibi yapılandığından,
trafiğimiz mükemmel ve bayramda hiç kimse ölmediğinden,
insanlarımız birbirini sever hale gelip, sabahları herkes birbirine günaydın dediğinden,
ve bu bayram trafiğinde yollarda kimsenin burnu bile kanamadığından dolayı,
10 güne çıkardığımız uzun tatilimiz sürüyor sayın okurlarımız..
Ve herkes bir mutlu, bir mutlu ki sormayın.. Yakında sokakta oynamaya başlarlarsa kimse şaşırmasın..
Refah içinde olan devletimizin "halkımız bu yıl çok çalıştı, çok kazandı ve uzun bir tatili hakketti.. Gitsinler, canlarının istediği şekilde eğlensinler" diyerek ilan ettiği 10 günlük tatilin ilk beş gününde, bu satırlar yazılırken, trafikte tam 107 kişi ölmüş.. Bunun bir de dönüşü var.. Bakalım yeni bir rekora imza atabilecek miyiz bu yılı kapatırken?
Yeni yılın, yani 2001'in ilk günü, yine sizlerle olacağız.. Sizler gecenin mahmurluğunu, yorgunluğunu ve gece çok uzun sürdü ise, iki aspirinle başağrısını atmaya çalışacaksınız..
Sonra da yeniden gerçek hayata dönme süreci başlayacak..
Büyük kentlerin acımazıslığı yine sizleri yoğurmaya başlayacak..
Ve o büyük koşuşturma içinde, korkarız ki, mutluluğu yine ıskalayacaksınız.. Hiç olmazsa bu yılbaşı gecesi, ıskaladığınız o mutluluk için, birkaç dakika da olsa kadehinizi kaldırın ve onu hatırlayın..
İnsanlar hapşırınca "Çok yaşa" deriz.. Oysa "İyi yaşa" dememiz doğru değil mi?
Çünkü etrafımızda o kadar çok, yaşamı ıskalamış ve yaşadığını sanan ölü var ki.. Siz, onlardan biri olmayın sakın.. Yaşama ve sevgiye sımsıkı sarılın..
Yeni yılınız kutlu olsun..