Tarım Bakanı Prof. Gökalp, bir yıl içinde 7 genel müdür ve 4 daire başkanı olmak üzere 87 üst düzey bürokratı görevinden almış..
Bunlar arasında 22 genel müdür yardımcısı 31 il müdürü, 18 bakanlık müşaviri de var.
Bakan bey, "dünyada kendi kaynakları ile beslenebilen 7 ülkeden biri" olan Türkiye'yi, bu avantajdan yoksun bırakan ihmal veya ahmaklığın suçlusu olarak gördüğü için mi bu bürokları değiştiriyor?
Keşke öyle bir düşüncenin kıvılcımını görebilseydik bu eylemde. Ama yok..
"Kıyımın çapı ve sebebi" konusunda kendisine mecliste yöneltilen soruya Tarım ve Köyişleri Bakanı Prof. Hüsnü Yusuf Gökalp daha cevap vermedi.
Sessizliği, kötü bir siyaset alışkanlığının kendisi tarafından daha radikal biçimde gerçekleştirildiğini düşündürüyor. Niyet belli:
Eskiler gitsin, partili yandaşlar gelsin..
Yani başka partilerin adamı olanlar veya "renksiz" kişiler uçurulsun, yerlerine MHP'liler kondurulsun..
Bakanın, kıdemli bürokratları istifaya zorlamak için bulduğu yöntem ilginç: Çoğunu Tarım İl Müdürlüğü bünyesindeki "Ot kurutma odaları"na tayin etmiş..
İnsan, profesör olmuş bir siyasetçinin, bakanlık koltuğuna oturduktan sonra amaçsız, basma kalıp bir iş yapabileceğine ihtimal vermiyor. Böyle radikal tayinler yapan bir adamın mutlaka parlak bir projesi olmalı diye düşünüyor.
Konuşmadığına göre de bize tahminde bulunmak düşüyor. İki tahminimiz var:
1. Bakan bey, Türk tarımını kurutmaktan suçlu gördüğü bürokratların bu odalarda kökünü kurutmak istiyor;
2. Veya bu tecrübeli adamlara günahlarını ödemeleri için fırsat tanıyor: Başarılı olurlarsa milleti kuru gıdalarla doyurmanın, alternatif bir beslenmenin mucidi olacak.
Bayram hürmetine Allah iyiliklere tebdil etsin. Amin!
Faili meçhul O. Ç.
Ankara Belediyesi "Atatürk O. Ç. Zoo" levhalarını kaldırmak zorunda kaldı.
Belediye Başkanı Melih Gökçek bir açıklama yaparak "O yazı ne benim, ne de belediyenin bir yetkilisinin emir veya telkiniyle yazılmış değildir" dedi.
İçinde Atatürk adı varsa, aklı, vicdanı, saygısı olan her insan, yaptığı kısaltmanın karşısına geçer, düşünür, düşünür. Çünkü...
İyi bilir ki bu tedbirde kusur ederse kimseyi masum olduğuna inandıramaz, o "O. Ç." kısaltması, niyetine yönelik tepki olarak kendi adı ile birlikte, hem de açık olarak okunur!
Gökçek, levha rezaletini duyuran Emin Çölaşan'ı mahkemeye verecekmiş..
Levhayı indirttiğine göre, uygunsuzluğunu kabul etmiş demektir. Dava edeceğine teşekkür etmeliydi.
Biz onun Atatürk'e sövme niyeti taşıdığına ihtimal vermek istemiyoruz.
Gözü görüyor, kafası çalışıyor, biliyoruz..
Atatürk'e sövenlerin sonu belli:
İşte Mezarcı.. Önce kayboldu, sonra Zenne kıyafetiyle İsa diye ortaya çıktı!