Anılarım dünyayı birbirine katar
Semra Hanım, rahmetli eşi Turgut Özal'ın anılarını bastırmayı planlıyor. Kendisinin anılarımı... "Onları basarsam dünya birbirine girer" diyor
Ünlü ve değerli sanatçımız Fatih Ürek'in Semra Özal'ın himayesinde VIP yolcusu olması... Seçim gecesi Fransız şampanyası istemesi
Semra Hanım'ın korumasının Alaattin Çakıcı'nın adamı çıkması... Kaybolan mektup... Papatyalar'ın icraatları ve Has Bahçe şenlikleri
Bu konuları röportajda bulacağını umanlar varsa yanılıyorlar, beni ilgilendiren bunlar değildi...
Büyükdere'deki evinin kapılarını bize kocaman bir gülümsemeyle açan Sayın Semra Özal, bir yandan da telefon görüşmesini bitirmeye çalışıyordu. Röportaj teklifimi nasıl oldu da kabul ettirdiğimin şaşkınlığını üzerimden atamamıştım ki minyatür bir müzeyi andıran evinde buldum kendimi.
ALTERNATİF FİRST LEYDİ
Sohbete başlamadan önce Semra Hanım, kazağını nasıl bulduğumuzu sordu. Ben ve menajerim Özgür Aras bir ağızdan beğenimizi belli ettik. Semra Hanım gururla kendi elleriyle ördüğünü söyledi. Ardından sohbetimiz en merak ettiğim konuyla başladı.
Deniz Akkaya: Siz alışıldık bir "First Leydi" imajı çizmiyorsunuz...
Semra Özal: Ben şimdiye kadar alıştığınız, gördüğünüz gibi sırça köşke kapanan ve eşinin yanında bir aksesuar olarak gezen bir First Leydi olamam.
D.A: Peki ya eleştiriler...
S.Ö: Aldırmıyorum. Yanlış bir şey yaptığımı asla düşünmüyorum hiçbir zaman.
D.A: Klasik bir siyasetçi eşini ele alalım, mesela Rahşan Ecevit...
S.Ö: Onu politikacı eşi olarak düşünmeyin, kendisi zaten politikacı.
D.A: Siz niçin klasik olmayı reddettiniz?
S.Ö: Daha 14 yaşında iken sosyal aktivitelerde çalışmaya başladım. Rahmetlinin zamanında çok dağ, bayır dolaştık ve ben oradaki kadınların, çocukların sefaletini eziyetini gördüm yakından. Bundan sonra zaten "Türk Kadınını Güçlendirme Vakfı"nı kurdum.
Rahmetliden sonra bir müddet kendime gelemediğim için 2-3 sene ara vermiştim. Şimdi tekrar toparlandım ama 2 senedir İstanbul'da uyuşturucu üzerine çalışıyorum. Çalışmak benim bütün hayatım.
KENDİMİ YENİ TOPARLADIM
Çalışan insanın eğlenmeye de hakkı var, dinlenmeye de. Haftada bir ya da iki gün dışarı çıkar keyfimce eğlenirim. Kim ne derse desin, umrumda değil. Alışverişimi de yaparım, pazara da giderim, çarşıda dolaşmaya bayılırım....
Konu nereden Aysel Gürel'e geldi bilemiyorum ama iyi de oldu İdolüm dediğim kadına bayılan sevdiğim bir başka kadındı Semra Hanım...
S.Ö: Bana aşıktır Aysel, ben de onu çok seviyorum. Çok zeki bir kadın. Beni seviyor, çünkü beni First Leydi gibi görmüyor. Eskiden neysek biz aynı şeyi devam ettiriyoruz.
D.A: Turgut Bey'in ruhu ziyarete geliyor mu?
S.Ö: Turgut Bey'in bir saati vardı. Başucunda dururdu. Taşınma esnasında parçalanmıştı, ben parçaları bir kenara tamir ettirmek için koymuştum ki saat biraz sonra çalışmaya başladı. İlk zamanlar daha çok hissediyordum geldiğini, çok şeyler hissediyordum.
YURTDIŞINDA BASTIRACAK
D.A: Turgut Bey'in anılarını yayınlayacak mısınız?
S.Ö: Belki biraz daha ilaveler yaparak, çünkü önemli evraklar eksik. Bastırmayı düşünüyorum ama yurt dışında.
D.A: Semra Özal'ın anılarına ne olacak?
S.Ö: Dünya birbirine girer.
Siyasete de evliliğe de hayır
D. A: Sinan Hıncal, sizi bir yıl önceki Aktüel dergisine yazdığı bir yazısında kadınların korktuğu kadınlar arasına yerleştirivermiş!
SÖ: İyi eksik olmasın (kahkahalarla)
D.A: Tekrar politikaya evet mi?
S.Ö: Hayır, çok baskı geldi ama hayır.
D.A: Semra Özal bir First Leydi olmasaydı tekrar evliliğe sıcak bakar mıydı?
S.Ö: Hayır çünkü rahmetliyle evliliğimizin ötesinde çok iyi dosttuk. Benim onun gibi güvenebileceğim, saygı görebileceğim veya saygı duyacağım o kadar akıllı, çalışkan bir insan bulmama imkan yok. Göremiyorum öyle birisini, onun için düşünmem.
D.A: Hayatınızda bir tek şeyi değiştirebilseydiniz neyi değiştirirdiniz?
S.Ö: Eşimin geri gelmesini...
Eminim ki rahmetli Turgut Bey geri gelse bir tek Semra Hanım için değil tüm Türkiye için birçok şey değişirdi. 8. Cumhurbaşkanımız rahmetli Turgut Özal'ı saygıyla bir kere daha anarken, Semra Özal'a da demir gibi yüreğiyle sorularımıza samimi içten bir halk kadını olarak cevap verdiği için teşekkür ederiz.
Turgut Bey beni hiçbir şeye feda etmezdi
D.A: Siz, yine bir First Leydi ama Semra Özal olarak değil de eski bir siyasetçi eşi olsaydınız bu VIP skandalı varlığını koruyabilir miydi?
S.Ö: Hayır hiç lafı bile edilmezdi. İnsanlar beni seviyor ve bu herkesin bana gösterdiği ilgi ve sevgi bazı kimseleri rahatsız ve huzursuz ediyor.
Korkuyorlar, ben diyorum ki benden korkmayın benim bundan sonra hiçbir zaman politikayla ilgim olmayacak. Semra Özal'a ne zaman bir şey bulsak da yapıştırsak gözden düşürsek diye uğraşıyorlar. Ama bunlar gözden düşürmüyor, çünkü milletin gözü o kadar açık ki her şeyi çok iyi anlıyor.
D.A: 'Turgut Bey'in beni boşaması için çok baskı yaptılar' demiştiniz. Politika gerçekten de evlilik kurumunun, devletin üstünde midir? Politikanın gücü nedir?
S.Ö: Politika virüsü girmişse bir insana her şeyi onun üstünde tutabilir. Ama rahmetli Turgut Özal hiçbir zaman politikacı değildi. Bir de bizim aramızdaki durum çok başkaydı. Biz karı-kocadan daha çok birbirini iyi tanıyan güvenen, inanan ve arasındaki saygıyı hiçbir zaman yitirmemiş olan çok iyi iki dosttuk. Onun için Turgut Bey beni hiçbir şeye feda etmezdi.
Tazminatı kazandım onlar yok
D.A: Emin Çölaşan ve Bekir Coşkun'a söyleyecek bir şeyiniz var mı?
S.Ö: Ben onları hasta kabul ediyorum. Milyonlar mı yanlış o ikisi mi yanlış. Ben ciddiye alıp okumuyorum zaten. Bir ara Melih Gökçek tutturdu. Baktı ki bizden umut yok şimdi ona buna takıyor. Onun yazarlığını, gazeteciliğini anlamıyorum ben. Gazeteci o değil.
D.A: Ankara Bağımsız Milletvekili Hasan Hüseyin Ceylan'a karşı açtığınız mahkeme ne boyutta.
S.Ö: Kazandım ama onlar ortada yoklar. Ne maaşlar var ne kendileri var.
D.A: Hayatınızda tek bir şeyi değiştirebilseydiniz, neyi değiştirmek isterdiniz?
S.Ö: Eşimin geri gelmesini.
Eminiz ki sadece onun için değil Türkiye için de çok şey değişirdi. Sorularımıza samimi ve içten bir halk kadını gibi yanıtlar verdiği için teşekkür ediyorum...
|