


"Değişim"
Bayram tatili için Antalya'ya doğru yola çıkmak üzereyken... TV'de "Kent Şekerleme'nin reklamını" izleyince...
Direksiyonu "Mersin yönüne" çevirdik.
Annemizin evine.
Ve gördük ki...
"Bu reklam" herkesi etkilemiş.
"Aileden Sorumlu Devlet Bakanı"mızdan rica etsek...
Gelecek bayram, bu reklamın "benzerini" devletimiz yapsa da...
Bize "unuttuğumuz bir şeyleri" hatırlatsa.
***
Bayram tatilinde "bir şeyi daha" fark ettik.
Toplumdaki "gerilimi."
Ve "değişim talebini."
Dilerseniz "bu konuyu" bir örnekle anlatalım.
TBMM Başkanvekili Murat Sökmenoğlu "mezarlık... Türbe ziyareti" yaparken...
Yaşlı bir kadın yanına yaklaşmış:
- Sizi tanıyorum... Ve size beddua ediyorum.
Sökmenoğlu şaşırmış.
"Teyze" demiş:
- Benden ne zarar gördün?
Teyze "Sözüm senin şahsına değil yavrum" diye konuşmuş:
- Seni tanıyorum... Seni seviyorum.. Ama ben "hepinize" beddua ediyorum.
- Neden ediyorsun?
- Murat Bey, evladım, ben emekliyim.. Ne yiyor, ne içiyoruz. Mecliste'kilerin haberi var mı?
***
Sökmenoğlu "olayı" anlatırken dedi ki:
- Teyze barut gibiydi... Teyze haklıydı.
- Sorduk:
- Teyze "daha başka" ne söyledi?..
Sökmenoğlu:
- Teyze kızgın... Teyze "değişim" beklediğini söyledi.
***
Tevfik Fikret bir şiirinde der ki:
"Dağımızda bir çoban var,
Ne yer, ne içer, ne yapar?"
Ülkemizde "Sökmenoğlu'nun önüne çıkan teyze gibi" milyonlarca insan var.
Sahi...
"Onlar ne yer, ne içer, ne yaparlar?"
Aralık ayında Meclis'te dinlediğimiz "iki konuşma" bizi etkilemişti.
"Gazetelerde, TV'lerde yer bulamayan" iki konuşma.
11 Aralık Pazartesi saat 22.30.
Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş kürsüdeydi.
"İktidar sıralarına" döndü:
- Vatandaşa verecek bir tatlı aşınız yoksa, bari, güler yüzünüz olsun... Yeni yıla girerken bir şey yapamıyorsanız, bari kabine değişikliği yapın.
İktidar sıralarına baktık.
"Neredeyse bomboş."
Hükümete ayrılan yere baktık.
Sadece Devlet Bahçeli vardı.
Aynı gün, "geceyarısına doğru..."
Kürsüye bir "iktidar milletvekili" çıktı:
Işın Çelebi.
Ve dedi ki:
- Tribünlere oynamayalım... Propagandayı bırakalım... Artık halka gerçekleri söyleyelim... Güven ortamı kayboldu... Bunu itiraftan çekinmeyelim... Toplumun, değişim arzusunu görmezden gelmeyelim.
17 gün geçti aradan...
"Bu iki konuşma" hiç aklımızdan çıkmadı.
"Emekli teyze"nin Murat Sökmenoğlu'na söyledikleri ile "Prof. Yalçıntaş'ın... Dr. Çelebi'nin Meclis'te söyledikleri" arasında fark yok.
***
"Kent Şekerleme"yi dinledik, "memlekete" gittik.
Ve gördük ki...
Kimi "altınla, beştaş oynuyor."
Kimi "başı kesik tavuk gibi şaşkın dolaşıyor."
Ve kimse "gidişattan" memnun değil.
"Değişim" istiyor.