kapat

28.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
HINCAL ULUÇ(uluch@sabah.com.tr )


Ne fırsat kaçırdılar ama...

Televoleciler, paparazziler ne fırsat kaçırdılar ama.. Oysa Akmerkez'de o saatlerde onlarcası vardı, fotoğrafçı ve kameraman olarak.. Kör değneğini beller gibi bir yeri belleyip hepsi orda, atlatmak için değil, atlamamak için bekledikleri için kaçırdılar bizi..

Gazetecilikte yeni adet bu.. Yönetmenler özel haber getireni alkışlayacaklarına, "Falan gazetedeki fotoğraf niye bizde yok" diye adam fırçalar olunca, muhabirler kendilerini güvenceye aldılar. Haberleşiyor, buluşuyor, hep birlikte geziyorlar. Birinde ne varsa, hepsinde o var, ona aldıran yok..

Sürüden olmayı başarı, ayrılmak için riskleri göze almayı suç sayan bir medya yarattık. Birine bakan, hepsine bakmış gibi oluyor, kimsenin umurundaz değil.. Eserimizle ne kadar iftihar etsek, azdır.

Akmerkez'in sinema katına çıksalardı Pazartesi akşamı, paparazziler.. Park Cafe'nin önünde, Akmerkez'in iç terasına doğru, bulvar kafesi gibi konmuş masalar var, o masalara bir göz atsalardı, en öndekinde üç kişiyi keyifle sohbet eder ve yemek yerken göreceklerdi..

Dükkanın sahibi Erol.. Mustafa.. Bir de ben..

Açayım.. Erol, Erol Kaynar.. Beşiktaş Yönetim Kurulu Basın Sözcüsü..

Mustafa.. Mustafa Denizli.. Fenerbahçe Teknik Direktörü..

Ben.. Haklı, haksız, adı Galatasaray ile nerdeyse özdeşleşmiş gazeteci..

Ne kadar keyifli, ne kadar kahkaha dolu bir bayram yemeği yedik birlikte..

20 yıllık dostlarız biz..
Dostluğun üzerine çıkacak değer kaç tane var dünyada..

Beşiktaşlı, Galatasaraylı ve Fenerliyiz diye, düşman mı olacaktık..

Ya da "Kimbilir bizi bir arada görürlerse ne dedikodular yapılır, ne komplo teorileri" üretilir diye kapalı kapılar ardında gizli gizli mi buluşacaktık..

Spor dostluktur, spor sevgidir, spor kardeşliktir..

Biz üç sevgili dost, üç kardeş buluştuk Erol'un orda..

Nasıl takıldık birbirimize.. Ne şakalar yaptık

Puan cetveli de öyle oluşmuş ki, nereye çeksen uzar.. Fener'le Galatasaray ayni puanla tepede ama, Beşiktaş her ikisini de yenmiş.. Harika bir spor keyfi yaşadık, dostlar.. Harika bir spor keyfi.. Ne kahkahalar attık..

Onlardı işte televizyon malzemeleri.. Çekseler belki ders olurdu, spor manyaklarına takılıp, onların gazına gelip ağız dolusu Fener'e, Beşiktaş'a ve Galatasaray'a küfür eden tribünlere..

Sporun güzelliği işte bu.. Ayni masanın etrafında toplanıp şakalaşmak.. Birbirini kızdırmak.. Sonra gelecek buluşma için randevu vererek, öpüşüp ayrılmak..

En büyük özlemim ne bilir misiniz?..

Erol, Mustafa Hoca ve ben bir açık tribünde, herkesle beraber, yan yana mesela bir Beşiktaş- Galatasaray maçı seyretmek..

O günü görür müyüm acaba?.

SEVDİĞİM LAFLAR
Kül olmayı, toz olmaya tercih ederim. Kıvılcımlarımın parlak bir ışık huzmesi içinde yanması, çürüyüp yokolmasından iyidir. Durağan ve uyuyan bir gezegen olmaktansa, içimdeki her atomun, muhteşem bir meteorun parçası olmasını yeğlerim.

Jack London
"Hadi sevişelim!.."

Kadınların sevişmeyi reddetmek için milyonlarca sebebi var.. Abartmıyorum..

Diyelim "Başım ağrıyor" dedi. Açın tıp kitaplarını baş ağrısının milyonla sebebi var.. Eeee..

Peki kabul etmesinin..

Bakın bu ayki Esquire'da okudum.. Sadece 21 sebebi varmış..

1. Adama acıdığından..

2. Bu da hayatın bir parçası olduğu için..

3. Adam ünlü olduğu için..

4. Öç almak istediği zaman..

5. Adamın üzerindeki sevimli çekingenlikten..

6. Kendi özgürlüğünün bilincinde olduğu için..

Dergide listenin gerisi yok. Son madde hariç.. 7 ile 20 arasında "Ver de kurtul" maddesi var mı, bilmem.. Ama en geçerli olanlardan biri.. Evlenince dünyanın en kılıbık ev erkeği olan ve Aysun'dan izinsiz kapı dışarı çıkmayan Ali Kocatepe, Erkekçe'nin bekar yazı işleri müdürü olduğunda, bu madde ile yüzde 100 başarılı olurdu.. Bir de, 1 numaralı maddeyi kullanırdı ve de doğal olarak madde 3'ü.. Ayni evde kalırdık. Odasının boş olduğu gece yoktu.. Şahidim Milliyet Genel Yayın Müdürü Mehmet Y. Yılmaz'dır. Ali'nin yanındaki odada yatar, sabahlara kadar duvara çetele atmaktan uyuyamazdı.. Madde 21 mi hangisi..

Sıkı durun geliyor:

"Gerçekten canı çektiği için.."

Doğru söyleyin bu madde aklınıza gelmiş miydi?..

Noel Baba'nın Bayram Ziyaretlerine devam..

Bir ev içi. Tek başına TV seyreden bir adam. Adam ekrana bakarak hem şarkıya eşlik etmekte hem de bir şeyler yiyip içmektedir. Bir an odanın kapısı açılır ve içeriye bitkin bir halde Noel Baba girer. Üstü başı yırtılmıştır. Hali perişandır. Yüzü gözü yarılmıştır.

Noel Baba- Of of ooooffff...
A- Sen de kimsin?

N.B- Kime benziyorum?

A-Valla ben benzetemedim ama birileri fena benzetmiş.

N.B- Ben Noel Babayım.

A- Anladım. Şu ısmarlama, evlere yollanan hediye Noel babalardansın. Kahvedekiler akıllarınca süpriz yaptılar anlaşılan. Keşke Noel Anne yollasalardı da beraber bi Noel karı koca olsaydık. Hehehe

N.B. Ben gerçek Noel babayım. Off of off...

A- Hah gerçek Noel Babaymış. Bi kere gerçek Noel Baba off offff... demez ho ho hooo... diye güler.

N.B-İki saat evvel aynen öyle gülüyordum. Ama öyle inanılmaz bi iki saat geçirdimki ülkenizde şimdi belimi doğrultamıyorum. Bi daha gelirsem ne olayım.

A- Daha bir kere yılbaşına var. Noel Baba yılbaşında gelir. Bayramda değil. Yoksa bana bak, müslüman mı oldun ha? Sünnet oldun mu peki? Aç bakayım.

N.B- Ne sünneti ya? Bayram yılbaşı tatili birleşince erken geldim.

A- Yok ya. Babalık sen uçmuşsun ha. Ne kullanıyorsun bana da ver de beraber gösteri uçuşu yapalım. Bi kere sen gerçek Noel Baba olsan geyiklerin olur.

N.B- Var.Yani vardı. Geyiklerimin çektiği kızağımla uça aça geldim bir evin damına kondum. Konmaz olaydım. Ev meğerse depremden hasarlı durumdaymış. Benim kızakla birlikte çöktü. Bereket evde kimse yoktu da ölen olmadı. Sadece benim kızak sizlere ömür. Allahtan geyikleri kurtardım. Hediye dağıtmak için bindim üstlerine bir mahalleye daldım. Mahalleli ne zamandır et yememiş benim geyikleri neredeyse çiğ yiecekleri. Onlar geyiklerle uğraşırken ben hediye torbamı kaptım sırtıma ve kaçtım. Yolda bekçinin biri beni hırsız sandı. Torbadakilere el koydu. Yaşıma hürmeten beni saldı. Sokak da öylece yürürken bir gurup önümü kesti ve "Yeni bir mesih daha" deyip beni bi güzel patakladılar. Ellerinden zor kaçtım. Ara sokaklarda bir çocuk gördüm ve elimde kalan son hediyeyi çocuğa vermeye kalktım. Çocuğun ailesi ve komşuları beni sapık sanıp dövdüler.

A- Vay canına ya.. Bi dakka, bu parmaklarındakiler ne peki?

N.B- Zil. Ben onca dayağı yiyip sokaklarda yarı baygın dolanırken bir barın önünde buldum kendimi. Yardım istemek için içeriye girdim. Beni sarhoş kafayla Banu Alkan diye birine benzettiler. Masanın üstüne çıkarıp parmağıma da bu zilleri takıp oynattılar. Son anda ellerinden kurtulmasaydım şimdi herhalde yatıya kalmıştım o barda.

A-Vay be... eee şimdi ne yapacaksın?

N.B- Valla bilemiyorum. Geri dönemem. Geyikler yok kızak yok. Bir şekilde çalışıp kızağımı tamir ettirmem lazım.

A-Vay Noel Babama bak be... Seni anan kadir gecesi doğurmuş be Baba.. Sana iş mi yok?! İstediğin iş olsun. Yarın sabah benim kahvede garson olarak işe başlarsın. Ömrün geyik sırtında geçmiş. Bizim kahvede geyik muhabbetine millet pek meraklıdır. Onları da hoş tutarsın. Asgari ücretle başlarsın. Sana yatacak yer de veririm. Okey mi?

N.B- Ne diyeyim? Peki kabul ediyorum.

A- Hah şöyle (masada duran boş rakı şişesini eline alır...) o zaman koş mutfaktan dolaptaki öbür rakıyı kap getir. Bu bitmiş. Hadi bakalım.. Sallanma hadeee...

N.B.- (Rakı şişesinin dibini bulduktan sonra)- Ahhh.. Ahhh.. Ne olacak bu dünyanın hali..

hakanutku@hotmail.com

BİZİM DUVAR
Alın size taptaze bir komplo teorisi daha: Cumhurbaşkanının Af Yasası'nı veto ettiği sattlerde memleketi Afyon'da deprem oldu.

HAKAN&UTKU

TEBESSÜM
Yıldırım Tuna göndermiş..

Genç kızın biri Süpermarketten

-1 adet diş fırçası

- 1 adet diş macunu

- 1 adet şampuan

- 1 porsiyon dondurulmuş yemek almış...

Kasadaki oğlan "Yalnız yaşıyorsunuz değil mi?..." diye sormuş. "Evet, aldıklarımdan mı anladınız?" demiş genç kız, "Hayır Bayan!" demiş, oğlan "Acayip çirkinsiniz de....!"

Spor'a ne oldu?..

Perşembe günleri spor yazıyorduk.. Ama spor tatile gitti.. Yapanların hepsi, okuyanların da çoğu.. Bu bayram günü spor eleştirileri ile kafa yormanızı da istemedik.. Bayramda bayram keyfi..

Spor haftaya perşembeye başlıyor gene, merak etmeyin..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır