Yeni yıl göstere göstere, açık, şeffaf anlaşılır bir üslupla geliyor. Bugün dahil 3 günü kaldı, geldi geliyor.
2001'e giriyoruz...
İyi mi?
Milenyum diyorlar, yeni bir bin yıla da girmiş oluyoruz iyi mi? Yeni bir bin yıl da bağıra bağıra, çağıra çağıra, uyara uyara çıkageldi. Sadece Hristiyan dünyası değil Müslüman dünyası da, Budist dünyası da, Hindular dünyası da, Museviler dünyası da ve hatta Allahsızlar dünyası da İsa'nın doğumunu esas aldı; "yeni bir binyılın ilk senesine girdik..." diye hesap kitap yapıyor.
Ve işte 2000 de bitiyor...
İşte 2001'e giriyoruz...
Bütün göstergeler aynı yönde uyarılar veriyorlar: Çok çetin, çok çetrefil, çok zor, adeta bıçak sırtında bir yıl olacak 2001...
Yeni yıl bıçak gibi geliyor.
Ustura gibi geçecek...
Ve "ekonomik programa" iman tazeleme yılı olacak... Yüksek faizler ve ekonomik durgunluğun sonucunda satışların düşmesiyle 2001 yılına tüm ekonomide talep durmuş, üretim ertelenmiş bir çetin ortamda giriliyor.
2000 yılında büyüme vardı.
İşler açılmıştı.
Talep patlamıştı...
Durgunluk geçmişti...
IMF'ye verilen ikinci niyet mektubuna göre, 2001 yılı, büyümenin duracağı yıl olacak. İşçiler, memurlar, emekliler, çifçiler, esnaf, büyük, orta, küçük boy sanayiciler, tüccarlar ve tüm toplum kesimleri ciddi bir kemer sıkma yılı yaşayacaklar.
2001 yılı vergilerin kol gibi girdiği, kazançtan, gelirden, kurumdan, tüketimden alınan vergilerin yükseldiği bir yıl olacak. 2000 yılı bütçesi; 24 katrilyon lira vergi toplamı üzerine kurulmuştu. 2001 yılı bütçesi 31.7 katrilyon lira vergi toplanmak üzerine bina edildi. Dolayısıyla 2000 bütçesi 14.1 katrilyon lira açıkla kapanırken, 2001 bütçesi açığının 5.2 katrilyona düşürülmesi hedeflendi.
Ülkede yaşayanlar...
Cumhuriyet tarihinin en ağır vergilerini sırtlanmış olacaklar. Hükümet, enflasyonu yüzde 12 hedefinde tutarken yeni ve kullanılmış otomobillerde alım-satım vergisini yüzde 56 oranında arttırmış bulunuyor.
Gerçeği kabullenelim.
Türkiye matrak ülke, ilginç ülke, kendine özgü ülke, ne kendi kimseye benziyor ne başkası kendine... Bu yüzden yıl sonu yaklaşırken nedenini doğru dürüst kimsenin açıklamaya yanaşmadığı bir finansal krize girdikten sonra yılmıyor, IMF ile yeni bir anlaşma daha yapıyor.
Türkiye iman tazeliyor.
2001 yılı IMF ile imzalanan yeni anlaşmanın sıkı denetimi altında geçecek ve bir bakıma "ekonomik programa iman tazeleme" yılı olacak.
Ocak ayının 8'inde ve şubat ayının 23'ünde yapılacak olan Hazine'nin bono ihalelerinde eğer faiz yüzde 60'lardan aşağıya inmezse "Bütçe dengesi sarsılacağı" için ek önlemler de gelecek. Yine IMF ile yapılan anlaşma gereği 2001 yılının haziran ayı sonunda "sürüklenen çıpa" uygulamasından vazgeçilecek ve 1 Temmuz'dan itibaren de belli bir limit içinde kurun alt sınırı önce yüzde 7.5 sonra yüzde 15 ve daha sonra da yüzde 22.5 oranında dalgalanmaya bırakılacak. Döviz bu limitleri zorlamaya başlarsa bir ek önlemler daha gelecek.
2001 yılı yeni bir dönemeç...
Vergiler artıyor...
Gelirler düşüyor...
Herkes kemer sıkıyor...
Ekonomi daralıyor, büzülüyor.
2001 yılı ekenomik program açısından tam bir iman tazeleme yılı oluyor.