kapat

28.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Tek ses lâzım

Bir ideale sahip olmak, her toplumu güçlü kılar. Türkiye'nin "muasır medeniyet seviyesine ulaşmak" gibi bir hedefi var.

Atatürk'ün bu vasiyetini somutlaştıracak olan çağdaşlaşma projesi, Avrupa Birliği'ne üyeliktir.

Ünlü stratejist Zbigniev Brzezinski'nin dediği gibi "Türkiye'nin demokratik geleceği Avrupa'dır.."

Hükümet, tam üyeliğe Türkiye'nin 4 yılda hazır olacağını ilân etti.

Fakat iki ay önce Türkiye'yi ziyaret eden bir Fransız askeri heyeti, Türk Genelkurmay'ından farklı bir izlenim aldı:

"Bu iş için 10 yıl gerekli.."

AB, büyük nüfusu ve ağır sorunları olan Türkiye'ye "başağrısı" olarak bakıyor.

Daima upuzun koridorlara sokuyor ve ne zaman hedefe yaklaşsak yeni bir ufuk göstererek bizi yokuşa sürüyor.

Nitekim Nice Zirvesi, hükümetin değil, askerin tahminini esas alan bir tavırla, AB'nin on yıllık genişleme perspektifine Türkiye'yi dahil etmedi.

Kozu biz veriyoruz
Her ikisi de Avrupa Para Birliği Komitesi Asbaşkanları olan Fransa eski Cumhurbaşkanı Giscard d'Estaing ile Almanya eski Başbakanı Schmidt, son NPQ dergisi için kaleme aldıkları ortak makalede, cesaret kırıcı görüşler öne sürdüler:

"Siyasi gelenekler, kültürel ögeler ve ekonomik gelişme düzeyleri açısından hayli farklılıklar gösteren ülkeler için tam bütünleşme, gerçekçi bir hedef değildir.."

"Türkiye'nin birliğe katılması ve gelecekteki ortak dış politika ve güvenlik politikaları için sınırların Suriye, Irak, İran ve Kafkaslar'a kadar genişlemesi, doğrusunu isterseniz hiç bir önceliğe sahip değil.."

AB Türkiye için mümkün olabildiğince çabuk gerçekleşmesi gereken bir hedef iken AB için Türkiye oyalanması, uyuşturulması, uyutulması gereken bir sorundur.

Yunanistan, Portekiz ve İspanya gerçekleri, Avrupa Birliği'nin kaçırılmaması lâzım gelen tarihi bir fırsat olduğunu gösteriyor.

Ama biz bunun farkında mıyız?

Farkındaysak, bu tarihi misyonun gerektirdiği duyarlıkları gözetiyor muyuz? Hayır..

İki başlı görüntü

Avrupa Birliği'nin bizden istediği, sivil otoritenin ağırlığını çağdaş demokrasilerin düzeyine getirmemizdir.

Fakat üyelik hedefi için askerin tahminini esas almaları çelişki değil mi?

Evet ama kozu biz veriyoruz.

Türkiye'yi askeri bir vesayet rejimi yerine koymalarına biz çanak tutuyoruz.

Ulusal belge bir an önce tamamlanıp iki başlı devlet görüntüsü giderilmelidir. Genelkurmay'ın hükümetten bağımsız politikalar ürettiği yargısı yok edilmelidir.

Askerin bu büyük proje konusunda elbette görüşleri olacaktır.

Ama bunun meşru zemini Milli Güvenlik Kurulu'dur.

Tarihi görev de, üyelik için 10 yıl isteyen sebepleri, daha kısa vadede ortadan kaldıracak çabalara destek vermektir.

Türkiye'yi zamana sermeye çalışan içten pazarlıklılara koz vermek değil!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır