kapat

28.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
KISA KISA KISA

Size çıkmış olabilir
Açlık sınırının 191, yoksulluk sınırının ise 601 Milyon lira olduğu Türkiye'de Milli Piyango'nun 19 Ekim 2000 tarihli çekilişinden 500 Milyar lira ikramiye kazanan Kıbrıslı veya tatilini Kıbrıs'ta geçiren herhangi bir talihli, 2.5 aydır parasını almak için Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü'ne gitmiyor.

Milli Piyango yetkilileri, bu tarihe ait Kıbrıs'tan bilet alanları, biletlerini kontrol etmeleri için uyarıyor. Zira 2.5 buçuk aydır Milli Piyango İdaresi'nden alınmayan 500 Milyarlık ikramiyenin, şu ana kadar olan faiz kaybı 36 Milyar lira.

Memurluktan seyyar bayiliğe
Tam 21 yıldır piyango bileti satan İsmail Özcan bu işe üzücü bir olayla başlamış. Devlet memuruyken eşi seyyar piyango bayi olan Özcan işten arta kalan zamanlarında eşine yardım etmek için tezgahın başına geçmiş. Ancak devlet memuruyken ek iş yaptığı için hakkında soruşturma açılan ve memuriyetten atılan Özcan, "Bu işe kötü başladım ama ister devlet memuru olun, ister seyyar bilet satıcısı, onurunuzla ekmeğinizi kazanıyor musunuz? Önemli olan da budur" diyor. İsmail Özcan, artık ekmeğini sadece bu işten kazanıyor.

Varlığı da ayrı dert
Psikiyatrist Prof. Dr. Özcan Köknel, Milli Piyango İdaresi'nin verdiği 3 trilyon liralık büyük ikramiyenin ruh sağlığında yaratacağı yaraları anlattı. İlke olarak bu tür şans oyunlarına taraftar olmadıklarını belirten Prof. Dr. Köknel, insanların, günlük hayatın kaygısından, sıkıntısından, sorunlarından sıkıldıklarını, şans oyunlarını da bundan uzaklaşmak için bir kaçış ve umut yolu olarak gördüklerini söyledi.

STRES YAPAR
Prof. Dr. Köknel, "3 trilyon gibi telaffuz etmesi, yazılması bile zor bir rakam, insanların ruhsal dünyalarını altüst edebilir. İnsanların, bu kadar kendi gerçeğinden uzak hayal kurması, sonra bu hayallerin gerçekleşmemesi bir sorun. Aslında böyle bir hayal gerçekleşirse bana sorarsanız o da bir sorun. Çünkü insanın alıştığı, sürüp gelen yaşamın dışında, çok iyi imkanlarla bile karşılaşsa, bu bile o insanda stres, bir zorlama yaratır. Eğer o insanın ruhsal yapısında da bir ufak yatkınlık varsa, bazı ruhsal bunalımlara bile yol açar." diyor. AA

Bayram bebekleri
Bolu Valisi M. Ali Türker, bayram sabahı doğan 3 bebeği ve annelerini hastanede ziyaret ederek, altın hediye etti. Vali M. Ali Türker, eşi Aynur Türker'le birlikte İzzet Baysal Kadın Doğum Hastane'sini ziyaret ederek, çocuk servisinde bayram sabahı doğan 3 bebeği ve annelerini ziyaret etti.

Vali Türker, 3'ü de erkek olan ve altın hediye ettiği bebeklere, "Bayram" adını verdi. Türker'e ziyareti sırasında Bolu 2. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral A. Aydın İnağ ve eşi Işık İnağ, Emniyet Müdürü Uğur Gür ve İl Jandarma Komutanı Kd. Albay Osman Ödemiş eşlik etti. Vali Türker, İzzet Baysal Huzurevi'ndeki yaşlıları da ziyaret ederek bayramlarını kutladı.

Özgürlük 3 gün sürdü
Sabıkalı hırsız, aftan yararlanıp tahliye oldu ama 3 gün sonra yine eski işine döndü. Uyuşturucu satarken yakalanınca tekrar tutuklandı

Tokat Almuş Cezaevi'nde, "hırsızlık" suçundan aldığı 19 aylık cezanın 7 ayını tamamlayan Feridun Oruç, Şartla Salıverme Yasası'ndan yararlandı ve 3 gün önce tahliye edildi. Sabıka dosyasında yol kesme, yağma, hırsızlık, uyuşturucu satma ve kullanma gibi 14 ayrı suç bulunan Oruç, Aksaray'daki yakınlarının yanına gitti.

İşsiz ve parasız olan Oruç, buradaki arkadaşlarının "Elimizde 18 kilo eroin var; bunları sat, parasını bölüşelim" teklifini kabul etti. Uyuşturucuyu alan Feridun Oruç, İstanbul'un yazlık semtlerinden Gümüşyaka'ya gitti ve müşteri aramaya başladı. Aradığı müşteriyi kolay bulunca da şanslı olduğunu düşündü.

SUÇÜSTÜ YAKALANDI
Ama, pazarlık yaptığı ve eroini, kilosu 1 milyar 250 milyondan satmak üzere anlaştığı bu kişiler müşteri kılığındaki jandarmalardı. Gümüşyaka Jandarma Ekipleri, bir kutuya kiloluk paketler halinde yerleştirdiği eroini kendilerine teslim eden Ferudun Oruç'u suçüstü yakaladı.

Silivri Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi'ne çıkartılan Oruç tutuklandı ve tekrar cezaevine gönderildi. Oruç, "Cezaevinden yeni çıkmıştım. Parasız olduğum için eroin satmayı kabul ettim. Suçsuzum" dedi.

Neslihan KESKİN

Ergin kardeşlere kısıtlı af geliyor
Nuri ve Vedat Ergin kardeşlerin DGM'lik suçları dışında kalan diğer cezalarından affedileceği öğrenildi. Toplam 25 ayrı suçtan davaları olan Ergin Kardeşler, cezaevinden çıkamayacaklar, ama af yasasından yararlanabilecekler. Ergin Kardeşler'in Avukatı Hikmet Çarboğa da, diğer suçlarının af kapsamına girdiğini belirtti.

Nebahat KOÇ

Çadırda üçüncü bayram
Kara kışla birlikte yaşam koşullarının ağırlaştığı Bolu'da depremzede-ler, üçüncü bayramlarını da çadır ve prefabrike konutlarda karşıladı-lar. Sağlık Mahallesi'ndeki Mehmetçik-2 Çadırkenti'nde yaşayan depremzeler, sabah saatlerinde çadırlarının çevresini temizleyip, birbirleriyle bayramlaştılar. Depremzede çocuklar ise çadırları dolaşıp, büyüklerinin ellerini öptüler, bayram şekeri topladılar.

Romantikler boşanıyor
Görkemli bir düğünle 6'ıncı evliliğini yapan Dr. Ercüment Hakkı Alacakaptan (75) genç eşinden ayrılmak istiyor

Görür görmez aşık olduğu Aliye Anıl'la 75. yaşgününde Ortaköy Princess Otel'de dünyaevine evine giren doktor Ercüment Hakkı, eşinden boşanmak için Beyoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurdu.

"Dünyadaki 75. yaş günümde 6'ncı kez dünyaevine girme zevkini ve cesaretini bana veren Aliye Anıl ile evleniyoruz. 7 Ekim 1998 Çarşamba gecesi Ortaköy Princess Oteli'nde yapılacak nikah ve akşam yemeğini onurlandırmanızı rica ederim" diyerek ilginç bir davetiye hazırlatan çiftin mutluluğu iki yılla sınırlı kaldı.

'SERT BİR HANIM'
Alacakaptan, "Evlendikten kısa bir süre sonra eşim evi terketti. Benim hiçbir ihtiyacımı karşılamıyor, hiç ilgilenmiyor" derken avukatı Yavuz Dağ ise, "Davalı Aliye hanım Kosova Piriştine göçmeni, müvekkilim de emekli doktordur. Aralarında yaş farkı vardır. Müvekkilim tam bir İstanbul efendisi olup, davacı ise çok sert bir yapıya sahip" olduğunu belirtti.

Hayati KILIÇ

Türk şarabı mı? Nefis!
Dünyaca ünlü İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times'ın hafta sonu ekinin yiyecek-içecek sayfasında Türk üzümleri ve şarapları övüldü.

İşte Ahmet Kutman ve Güven Nil'in, Robert Kolej'deki oda arkadaşlığından başlayan "kaliteli şarap" üretme hevesinin sonucu: İki dost soyadlarından türettikleri Nilkut adlı şirketleriyle Chardonay, Cabarnet Sauvignon, Merlot ve Sauvignon Blanc türü nadide şaraplık üzün yetiştiriyorlar.

CLINTON BAYILMIŞTI
Gazete, Saroz Körfezi civarının ikliminin Kalifornia'daki Napa Vadisi'ne benzediğinden ve yabancı kökenli üzümlerle geliştirilen bağların ürünüyle elde edilen "Sarafin"in Türkiye'nin en kaliteli şarabı olduğunu kaydediyor. ABD Başkanı Bill Clinton'ın kendisine Türkiye ziyareti sırasında sunulan "Sarafin"i beğendiği de haberde yer alıyor.

"Kırmızıların kralı" denilen Cabarnet Sauvignon bir buçuk yıl Fransız meşe fıçılarda eskitilerek yumuşak ve akıcı karaktere kavuşur. "Beyazların en asili" denilen Chardonay ise bekletilerek olgunlaşıyor ve deniz ürünleriyle çok iyi gidiyor.


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır