kapat

26.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ŞÜKRÜ KIZILOT(skizilot@sabah.com.tr )


Şirket birleşmelerine vergi engeli

Sıkıntılı dönem yaşayan ya da daha büyük hedeflere ulaşabilmek için birleşme yolunu tercih eden şirketlerin, birleşme aşamasında karşılaştıkları en önemli engel, vergilerle ilgili...

Geçtiğimiz ayın sonunda, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4065 sayılı yasa ile bankaların devir ve birleşmelerini teşvik etmek amacıyla, başta zarar mahsubu ve vergi, resim, harç istisnası olmak üzere çok sayıda avantaj sağlandı. Ancak sağlanan avantajlar, sadece bankalarla ilgili olduğu için, bankalar dışındaki şirketler bu vergi avantajlarından yararlanamıyorlar.

Türk Ticaret Yasası'nın 146. ve izleyen maddelerine göre, şirketlerin devir yoluyla ya da yeni kurulan bir başka şirketin bünyesinde, birleşmeleri mümkündür. Başka bir anlatımla, şirket birleşmelerinde hukuki engeller değil mali engeller sorun oluyor.

Şirket birleşmelerinde vergi yasaları açısından ortaya çıkan başlıca sorunlar aşağıdaki gibi:

Birleşme Kârının Vergisi
Kurumlar Vergisi Yasası'nın 36. maddesi uyarınca, birleşme nedeniyle iştirak eden kurumlar, tasfiye olmuş sayılacağından, birleşme kârı da tasfiye hükümlerine göre belirleniyor. Sözkonusu maddeye göre, birleşen şirketler, birleşme tarihi itibariyle, varlıklarını bilançoda kayıtlı değerlere göre değil, emsal bedeline göre değerlemeye tabi tutarlar. Bu nedenle, kayıtlı değer ile emsal bedel esasına göre bulunan değer arasındaki fark, birleşme kârı olarak vergiye tabi tutulur. Birleşme kârı, birleşmenin Ticaret Sicilindeki tescil ve ilanından sonra, 15 gün içinde beyan edilir. Birleşme halinde, birleşme kârı üzerinden tahakkuk ettirilen vergiler, birleşme beyannamesini verme süresi içinde vergi dairesine yatırılır. Birleşen şirketlerin, henüz vadeleri gelmemiş bulunan vergileri de, aynı süre içinde ödenir. Devir halinde, devir olan şirket adına tahakkuk eden vergiler; Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında üç eşit taksitte ödenir. Görüldüğü gibi, şirket birleşmelerinde, kurumlar vergisi açısından, birleşmeyi teşvik eden ve vergi avantajı sağlayan bir düzenleme sözkonusu değil.

Zararların Mahsubu
Gerek devir yoluyla birleşmelerde gerekse yeni bir şirket bünyesindeki birleşmelerde, birleşen şirketlerin, birikmiş bilanço zararlarının, birleşilen şirket kârlarından mahsup edilebileceği yönünde, yasada açık bir hüküm yoktur. Bu durum, şirketlerin aktif ve pasifiyle bir bütün halinde devrinde de geçerlidir.

Birikmiş bilanço zararlarının, birleşilen (veya devrolunan) şirket kârlarından mahsup edilememesi, şirket birleşme ve devirleri ile ilgili önemli bir sorun olarak göze çarpmaktadır. Öte yandan, kârlı bir şirketin, zarar eden ve birikmiş bilanço zararları olan bir şirkete devrinde, devir alan şirket birikmiş bilanço zararlarını mahsup edebildiği halde, birikmiş bilanço zararları olan şirketin devrinde, kârlı şirket devraldığı zararları mahsup edememektedir.

Damga Vergisi
Türk Ticaret Yasası'nın 452. maddesi uyarınca, şirket devir ve birleşmeleri ile ilgili işlemlerin, sözleşmeye bağlanması gerekiyor. Birleşme sözleşmeleri binde 7,5 oranında Damga Vergisine tabi. Sözleşmenin birden fazla nüsha olması halinde, her nüsha için ayrı ayrı damga vergisi yine ayrı oran üzerinden hesaplanır.

Tapu Harcı
Birleşen şirketlerin, aktifinde bulunan gayrimenkullerin, birleşen şirket adına tapuda tescili, tapu harcına tabidir. Bu harcın oranı binde 7.5 iken, son olarak 4605 sayılı yasa ile yüzde 50 oranında artırılarak yüzde 11.25'e yükseltildi.

Katma Değer Vergisi
Birleşen şirket ve şirketlerin, birleşilen şirkete devrettiği kıymetler satış hükmünde kabul edildiğinden, bu kıymetlerin emsal bedeli üzerinden katma değer vergisinin hesaplanması gerekiyor.

Öte yandan, birleşme tasfiye hükmünde kabul edildiğinden, birleşen şirketin bilançosunda yeralan ve henüz
indirilemeyen KDV'lerin de, birleşilen şirkette indirilip indirilemeyeceği, halen tartışma konusu. Ancak, devir hükmündeki birleşmeler KDV'den müstesna (KDVK Md. 17/4-c). Şahıs işletmelerinin, aktif ve pasifiyle bir sermaye şirketine devredildiği durumlarda ise, şahıs işletmelerinin indiremedikleri KDV'nin, devir alan sermaye şirketi tarafından indirilmesi mümkündür.

Ülke ekonomisinin içinde bulunduğu sıkıntılı durumdan, şirketlerin de etkilendiği kuşkusuz. Bu aşamada, şirketleri yaşatabilmek ve ekonomiye katkılarını
sürekli kılabilmek için, şirket birleşmelerini teşvik etmek ve bunun için de, yukarıda belirtilen vergi sorunlarını ortadan kaldırmak gerekiyor.

Maliye Bakanı Sayın Oral'ın deyimiyle, vergilen ekonominin önünü tıkamamalı. Ekonomide vergi doğurucu olay olacak ki, vergi alınsın. Zor durumda olan şirketlerin ya da daha büyük hedeflere ulaşmayı amaçlayan şirketlerin birleşmelerinin teşvik edilmesi, ekonomiye de olumlu yönde yansıyacaktır.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır