kapat

26.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


Bir yıl daha bitiyor!

Bir yıl daha bitti bitiyor. Bugünü de sayarsak yeni yıla 5 gün kaldı. 120 saat sonra bir yıl daha gitti gidiyor.

Giden yıl hüzündür...

Gelen yıl kahkaha....

Giden yıl eskidir...

Gelen yıl yeni...

120 saat sonra 2000 yılını da yaşayıp öğütünce kocaman bir yüzyıl da kapanmış oluyor ve 5 gün sonra taptaze yeni yüzyıl da gecenin saat 12'sinden sonra başlamış oluyor.

Giden yıl da....

Gelen yıl da...

Giden yüzyıl da...

Gelen yüzyıl da...

Güneşin, ayın, dünyanın ve bütün kâinatın kendi düzeninin bir parçası olarak gelip gidiyorlar. Dolayısıyla bizler de yeni yıla ve yeni yüzyıla fazla üzülerek değil, fazla sevinerek de değil, olduğu gibi giriyoruz.

Pencereden baksan da...

Balkona çıkıp baksan da...

Sokağa inip baksan da...

Kameraya çekip baksan da...

Hep aynı görüntü. Bu yıl sıkıntılı, zor, belalı, ölümlü, yakmalı, virajlı bir yıl oldu. Bu yıl için; "Bıçağın gelip kemiğe dayandığı bir yıl oldu" diyebilir miyiz?

Bence diyebiliriz...

***

Aslında 2000 yılı çetin fakat umutlu bir yıldı. Umutlu oluşu, herkesi aynı tempoyla sıkıştırmasından doğuyordu. İşçi ile patronu, memur ile valiyi, çiftçi ile tüccarı, işsiz ile işi olanı, yüksek faiz gelirine alışmış olan ile bankacıyı aynı tempoyla özveriye sokan bir yıl oldu.

Ücretler çivilendi.

Maaşlar çivilendi.

Döviz fiyatları çivilendi.

Taban fiyatları çivilendi.

Kiralar çivilendi...

Hepsi 2000 yılının enflasyon hedefi olan yüzde 25'e göre sabitlendi. Buna karşılık vergiler korkunç arttı. Gelirler geriledi. Enflasyonu geri çekmek için alınan bu önlemlerin ekonominin hassas karnındaki sancıyı alarak iyileşen, pembeleşen bir ritm doğuruncaya kadar herkes kıvrandı, daraldı, sıkıştı.

İşçi işçiliği içinde...

Memur memurluğu içinde...

Çiftçi çiftçiliği içinde...

İşsiz, sanayici, tüccar, ithalatçı, faiz geliri sahibi, bankacı da kendi çapında zor günler yaşadı. Fakat çok çok acıtan bir yıl olmadı...

1999'da ekonomi dibe inmişti.

2000 yılı işlerin açıldığı, büyümenin gerçekleştiği, satışların kıpırdadığı, devlet memura enflasyon kadar maaş artışı sağlayabilirken özel sektörün işçilerine yüzde 65 oranında zam verebildiği bir yıl oldu. Ve ekonomideki çivilenmelere bağlı olarak faizlerin de çivileneceği umuduyla tam yıl sonuna gelinirken çanak çömlek patladı.

Para krizi yaşandı..

Batan banka sayısı 10'du, 12'ye çıktı. Faizler yükseldi, güvensizlik doğdu, dışarıya 7 milyar dolar kaçtı. Ekonomide iyileşen, pembeleşen ritm birden bire kara tabloya dönüştü.

***

Dönüşmesi iyi de oldu.

Çünkü gerçek kapıyı çaldı...

Bu yılın yalın gerçeği; yüksek faizler ve ekonomik durgunluk oldu. Yılın son günlerinde Başbakan Ecevit, Adalet Bakanı Türk , İçişleri Bakanı Tantan, "devletin yönetimindeki hapishanelerin, 10 yıldan beri ilk kez devlet güçlerince yeniden ele geçirilmesini bir zafer olarak" anlatıyor olsalar da, çevik kuvvet polisleri de "Biz hep yürüyüş yapan memurları döven meslek grubu olarak kalmayalım, biz de yürüyüş yapıp sempati toplayalım" dercesine eylem yapmış olsalar da ayrıntıdır.

Yılın gerçeği;

Ekranlara yansımayan...

Durgunluk...

Faizlerin artması...

Satışların kesilmesidir...

Sıkı durun...

Gelen yıl, giden yılı aratacak.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır