Ömrümden 5 yıl gitti
Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, "Hayata Dönüş Operasyonu"nda yaşadığı ve "5 günde beş yıl yaşlandım" dediği kabus dolu 120 saatini Sabah'a anlattı
Operasyonun ilk günü hiç uyumadım. Beş günde beş yıl yaşlandım. Adalet Bakanlığı beni tansiyon hastası yaptı. Ayakta kalabilmek için günde 10 miligram tansiyon ilacı alıyorum. Operasyon süresince cezaevinden gelen her ölüm haberinde yüreğim cız etti. Karşı karşıya kaldığımız durum iki ucu pisliğe bulaşmış bir değnek gibiydi. Neresinden tutacağımız konusunda zorlandık.
Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, cezaevlerindeki ölüm orucu ve açlık grevlerine son verilmesi amacıyla düzenlenen "Hayata Dönüş Operasyonu" sırasında yaşadıklarını Sabah'a anlattı.
26 tutuklu ve hükümlünün ölümü, 2 askerin de şehit olmasıyla sonuçlanan müdahale sırasında hayatının en zor günlerini geçirdiğini belirten Bakan Türk, operasyondan bir gün önce ve operasyon süresince neler hissettiğini "Beş günde beş yıl yaşlandım" sözleriyle ifade etti.
ZOR GÜNLER
Adalet Bakanlığı görevine başlamadan önce tansiyonunun normalin altında olduğunu ve ciddi bir sağlık sorunu bulunmadığını da belirten Bakan Türk, üstlendiği görevin stresi sonucunda yüksek tansiyon hastası olduğunu bu rahatsızlığının operasyon süresince daha da arttığını söyledi. Türk, "Tansiyonumu günde beş altı defa ölçtürmek zorundayım. Ayakta kalabilmek için her gün 10 miligram tansiyon ilacı kullanıyorum" dedi.
Ölüm orucu ve açlık grevleriyle ortaya çıkan durumu "İki ucu pisliğe bulaşmış değnek" olarak tanımlayan Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, operasyon süresince yaşadığı stresi şu ifadelerle özetledi:
*Olayların bu noktaya gelmemesi için üzerime düşen her şeyi yaptığıma inanıyorum. Gelinen noktada müdahaleden başka seçenek kalmamıştı. İki askerimizin şehit olması ve suçlu da olsalar gençlerimizin hayatlarını kaybetmesi beni tarif edilmez derecede üzdü. Beş günde beş yıl yaşlandığımı hissettim.
*Adalet Bakanlığı görevine başlamadan önce normalin altında tansiyonu olan bir insandım. Üstlendiğim görevin stresi sonucunda yüksek tansiyon hastası oldum. Rahatsızlığım son olaylarla daha da arttı. Doktorlar tansiyonumun sürekli kontrol edilmesi gerektiği uyarısında bulunuyorlar. Halen günde beş altı defa tansiyonumu ölçtürüyorum. Ayakta kalabilmek için her gün 10 miligram tansiyon ilacı kullanıyorum.
HİÇ UYUMADIM
*Adalet Bakanlığı görevim sırasında sağlığımın bozulmasını ve karşı karşıya kaldığım stresi, üstlendiğim görevin doğal sonucu olarak değerlendiriyorum. Bu tür görevleri üstlenen insanların, bu tür maliyetleri göze almaları gerekir.
*Operasyonun yapıldığı gün sabaha kadar hiç uyumadım. Operasyonun devam ettiği günlerde ise üç saatlik uyku ile idare ettim. Böyle bir durumda insanın gözüne zaten uyku girmiyor.
*Olaylar benim de eşimin de ruh halini altüst etti. Direncimizi kaybetmemek, ayakta durabilmek için sürekli birbirimize destek verdik. Çanakkale Cezaevi'nde kayda alınan dehşet görüntüleri ömrümün sonuna kadar gözlerimin önünden gitmeyecek. Bu görüntülerin medyaya dağıtılması, terör örgütünün gerçek yüzünün ve acımasızlığının halkımız tarafından da anlaşılmasını sağladı. Yürekleri parçalayan bu sahneler, terörün gençlerimizi getirdiği nokta açısından bir ibret vesikasıdır.
İKİ UCU...
*Operasyonun devam ettiği sırada cezaevlerinden gelen her ölüm haberinde yüreğim cız etti. Ancak, daha korkunç felaketlerle karşı karşıya kalınmaması için bu operasyonun mutlaka yapılması gerekiyordu. Operasyon süresince, tutuklu ve hükümlülerin ABD'deki tarikat mensupları gibi bir çılgınlık yapmalarından endişe duydum. Operasyonun en az kayıpla atlatıldığına inanıyorum.
* Operasyon öncesinde karşı karşıya bulunduğumuz durum iki ucu pisliğe bulaşmış bir değnek gibiydi. Bu değneğin neresinden tutacağımız konusunda zorlandık. Ancak, doğru olan taraftan tutulduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
*Ölüm oruclarına son verilmesi için yapılan görüşmelerin kesilmesinden sonra dahi ümidimizi yitirmedik. Bu noktada operasyon kararı alınmış olmasına rağmen müdahaleyi bir gün erteledik. Erteleme süresinde cezaevinden önce Brüksel'den faksla "Şanlı direnişimiz sürecek" diye yanıt geldi.
*Halen ölüm orucunu sürdüren gençlerimiz maalesef çıkmaz bir yoldalar. Fanatizm duyguları ile sürdürülen bu inada son vermelerini diliyorum.
Ersin BAL
|