Tarım ve hayvancılık konularının uzmanı gazeteci-yazar Sadullah Usumi, 2.5 yıl önceki bir köşe yazısında İstanbul Ticaret Odası'nın "kaçak et" sorunuyla ilgili raporuna değinmiş.
İstanbul halkının günde 486 bin kilo kaçak et tükettiği belirtilen raporda sağlık kontrolu yapılmayan et oranının yüzde 75'e ulaştığı vurgulanmış. İTO İstanbul'da o yıllarda faaliyet gösteren yüzlerce kaçak et deposundan en büyük ve teşkilatlı 120'sini de bölge bölge açıklamış. Sadullah Ağabey köşe yazısında İTO Meclis üyesi ve Tarım-Hayvancılık Komitesi Başkanı Ali Kopuz'un şu yakınmasına da yer vermiş:
"İSTANBULLU sağlıksız etle zehirleniyor. Et piyasalarında hiç bir denetim yok. Eskiden fabrikalar ayda 2-3 kez denetlenirdi. Şimdi 6 ayda bir bile bakan yok. Alınan numunelerden 15-20 günden önce sonuç gelmiyor. Bu yüzden de etler elden çıkarılmış oluyor. Eskiden belediyeler ciddi kontroller yapardı. Bozuk mallar imha edilirdi. Şimdi ise bir çok kombina belgesiz-faturasız mal alıyor, satıyor."
İTO'nun 2,5 yıl önce hazırladığı "kaçak et sorunu raporu"nda yüzdeler ve rakamlar son derece net. İstanbullular'ın yediği etin kaçta kaçının kaçak olduğu, kentteki mezbahalardan ve depolardan kaçta kaçının kaçak çalıştığı gayet somut şekilde, adeta adresleri verilerek ortaya konuyor. Kimse tehlikenin altının bunca açık seçik çizildiği bir raporu dikkate almıyor, kulakları sağır eden tehlike çanlarını duymuyor; İstanbul 2,5 yıl sonra "kaçak, sağlıksız ve zehirli et paniği" yaşıyor. O dönemde yüzde 75 olan kaçak et oranı, böyle derin bir gaflet uykusu karşısında bugün yüzde 100'e ulaşmışsa, hiç şaşmamalı.