kapat

24.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ABDURRAHMAN YILDIRIM(yildirim@sabah.com.tr )


Borsada 2001 stratejisi

İstanbul Borsası 1999'un son üç ayında yaptığı müthiş atakla yüzde 485 prim yapmış ve dünyada en çok kazandıran borsa olmuştu. Yeni yıla yelkenlerini müthiş şekilde şişirmiş olarak giren İMKB, ilk işlem gününde yüzde 15 arttı. Bu çılgın gidiş 17 Ocak'ta endeksin 3.79 cent düzeyi ile son buldu. 2 Ağustos 1990'daki 2.15 düzeyini ilk kez geçti.

Borsayı böylesine uçuran iki ana etken vardı.

Biri IMF ile anlaşma ve 25 yıldır süren yüksek enflasyonun aşağıya çekilmesi programıydı.

İkincisi, Aralık ayında AB'nin Türkiye'yi aday ülke kabul etmesiydi. Bu, ekonomide istikrar programının devamı niteliğinde ve siyasi istikrarı sağlayıcı biçimde algılandı. İki ana gelişmeyi sağlayan koalisyonun geleceğinin olduğuna da inanıldı. Kısaca piyasalar gelecekteki mükemmel beklentileri satın aldılar.

Ama gerçekleşmeler aynı paralelde olmadı. Üstüne üstlük yılın sonuna doğru bir bankacılık krizi yaşadık. Çok iyi başladığımız bir yılı kötü bitirdik. İMKB, dolar bazında yüzde 50'ye varan bir düşüşle dünyanın en çok kaybettiren borsalarından biri oldu. Bir yıl birinci, ertesi yıl sonuncu olan kaderimiz bir kez daha tecelli etti.

* Ekonomik gelişmeler- Neyse ki ekonomide programın geleceğine yönelik ikinci bir dikiş atıldı. Programın ikinci yılına girirken IMF ile ikinci bir anlaşma yaptık. 7.5 milyar dolarlık ek rezerv kolaylığı sağladık.

İkinci yıla girerken birincisi gibi mükemmel gelişmeleri beklemiyoruz. Aksine sıkıntılı günlerin geleceğini tahmin ediyoruz.

En azından yılın ilk çeyreğinde Hazine iç borç geri ödemeleri nedeniyle faizlerin yüksek düzeylerini koruması bekleniyor.

Ekonominin yüksek faizin etkisiyle daralabileceği bir döneme giriyoruz.

* Siyasi gelişmeler Ğ Bu nedenle de, hem iç borçların çevrilmesinin kolaylaşması ve ekonominin girdiği olumsuz atmosferden bir an önce çıkması hem de borsanın kaderi hükümetin icraatlarına yakından bağlı olacak. Reformlarda aksama borsayı aşağı, faizleri yukarı itecek, hızlanma ise tersi etkiyi payacak.

Fazilet davası da dahil, siyasi tarafta bir hükümet krizi ve erken seçim olacağına pek ihtimal vermiyoruz. Ekonomik programın tam ortasında seçimi hiç bir iktidar ortağı parti göze alamaz, alan da siyasi arenadan silinir diye düşünüyoruz.

31-3 cent koridoru- Bu çerçevede borsanın 2001'de dalgalanmasını bekliyoruz. Ekonomide istikrar ve AB yolunda ilerlendiği varsayımı ile bu dalgalanma koridorunun, daha öncekilerden daha yukarıda oluşacağını tahmin ediyoruz. Nasıl ki borsa rekor düzeyini bu iki gelişme ile duble yaptıysa, tabanını da yukarı çekmiş olabilir. Aslında banka krizi sırasında inilen 1.08 cent düzeyi bu koridorun alt çizgisini oluşturabilir. Artık geçmiş büyük düşüşlerde görülen yarım cent düzeyleri yeni koşullarda geçerli olmayabilir. Bize göre borsanın yeni koridoru 1-3 cent arasında. Endeks 1 cente düştüğünde alım, 3 cente yaklaştığında satış 2001'in stratejisi olabilir.

Sonuç- "Eğer heyecan üretemezseniz pek de çok şey üretemezsiniz"

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır