kapat

24.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Bay Dominique Guictao, burayı Fransa'nın müstemlekesi mi zannettin?...

Hani bir laf vardır, "Müslüman mahallesinde salyangoz satılır mı?..." derler. Gerçi artık medeni olduk, ilerici olduk... Çağdaşlığımızı ispat etmek için 9. Senfoniyi dinler olduk... Hepsi iyi, güzel ama bütün bunları yapıyoruz diye İstanbul'un göbeğindeki ünlü Saint Michel Lisesi'nin yeni müdürüne, üç-beş söz etmeyecek de değiliz. Adam burayı Fransa'nın müstemlekesi zannetti herhalde... Astığı astık, kestiği kestik... Papaz mı, değil mi bilmiyoruz ama estirdiği terörün yankıları doğrusu arşa çıktı... Ne mi yapıyormuş, isterseniz kısaca anlatayım;

İki sene önce bu okula tayin edilen müdür, dengesiz hareketleriyle anti pati toplamaya başlamış. Adam daha gelir gelmez, kimseye haber vermeden bütün öğretmenlerin oda kilitlerini ve anahtarlarını değiştirmiş. Ertesi gün okula gelen öğretmenler, kapıyı duvar gibi bulmuş, sonradan da bu durumu öğrenmişler... Ve teker teker müdür beye giderek, yeni anahtarlarını teslim almışlar. Aradan kısa bir süre geçmiş, bir de bakmışlar ki, ellerindeki anahtarlar kilidi açmıyor. Haydi tekrar müdür beye müracaat, tekrar yeni anahtarlar...

Mösyö Dominique, bir süre sonra da okulun Türk müdürü Nazım hocaya kafayı takmış... Adamı rahatsız edip, durmuş... Okul binası eski eserlere girmesine rağmen, her tarafını yıktırmaya başlamış. Sözüm ona tadilat yaptıracak. Türk hükümetinin oraya tayin etmiş olduğu tek yetkili olan Nazım hoca buna itiraz edince, çok sinirlenmiş... Nitekim ertesi sabah Nazım hoca da okula geldiğinde, oda kapısının kilidinin değiştini görmüş. Bunun üzerine Fransız müdürü ikaz etmiş, "okula zarar veriyorsun" demiş ama dinleyen kim... Durumu Milli Eğitim Bakanlığına rapor etmiş ama 6 ay müfettiş gelmemiş.

İstanbul'un en eski ve en kaliteli diye bilinen bu okulda, böyle şeylerin olması tabii ki öğrenciler üzerinde de ters tepki yaratmış... Öğrenciler durumları ailelerine anlatmışlar, tabii onlar da bana... Veliler diyor ki; "Şu adamın kulağını çekiver, Ahmet Bey... Burası Türkiye, Fransa'nın müstemlekesi değil.." Evet Mösyö Dominique, bu iş böyle gitmez. Kendine çeki, düzen ver ve okulu adam gibi yöneteceksen yönet...

Bu depremzede ne yapsın?
Mehmet Bozkurt 1933 doğumlu... Alnının teri ile kazandığı parayla Bolu'da yaptırdığı evi, 12 Kasım depreminde yıkıldı... Daha önce sigorta yaptırmıştı ve sigortadan da zarara mahsuben 9 milyar aldı. Şimdi Bolu'da yapılan kalıcı konutlardan hak sahibi olabilmesi için, sigortadan aldığı parayı devlete iade etmesi isteniyor. Evini sigorta ettirmeyenler hiçbir ödeme yapmadan kalıcı konut sahibi olabiliyor da, Mehmet Bozkurt bey neden sahip olamıyor?... Neden sigortadan aldığı parayı devlete iade etmesi gerekiyor?... Bu nasıl iş bir türlü anlayamadım doğrusu... El insaf!...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır