kapat

24.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Benim yaram ağrıyor, senin neren ağrıyor?

Millet, Ayvansaray'ın altılı çengi koluna yazılmış "tavşan oynar" gibi tek sıra İstanbul'u terkedip tatile gidiyor.. Biz de oturduğumuz yerden el çırpıp, neşelerine karşılama yapıyoruz.. O yüzden teselli bulmaz hallerdeyim..

İşte eskilerin "İydi Fıtır" dedikleri Ramazan Bayramı da kapıya dayandı.. "On günlük dev tatil.." şartlanmasına kendini kaptıranlar ufak ufak İstanbul dışını tutuyor.. Bir yerlere gidemeyecek, yerinde kalacak olanlarda ise derinden derine hüzün işliyor..

Çünkü "yerinde kalmak" ar değil, alemin sizi parasız sanıp, bu yüzden kaldığınızı düşünmesi ar..

Bayramda borç ödeyecek olana Ramazan çabuk geçermiş.. Bu yıl da böyle oldu.. Ramazan ayı nasıl bitti anlamadık..

***

Efendi efendi itiraf edeyim.. Ben oruç tutmadım..

Açlığa, cıgarasızlığa dayanamadığımdan değil.. Aksine günler o kadar kısa ki bu mevsimde Ramazan, ikramiye gibi oluyor.. Benim tutamamam iftara yetişememden.. Ben uyanıp kendime gelene kadar müminler iftarlarını yapmış oluyor..

Bu durumda oturup, oruç için niyetlenmek de zoruma gidiyor.. Kendimi kandırıyor gibi oluyorum.. O yüzden orucumu kazaya bıraktım..

Bayram programı..
Aslında bu konuda, faizin batırdığı iş adamlarına döndüm.. Her Ramazan orucu kazaya bıraktığımdan bugüne kadar biriken kaza borcum binleri buldu.. Geri kalan ömrümün tamamını niyetli olarak geçirsem borcum bitmiyor..

- "Battı fishing yan going.." dedikleri yere geldiğimden işin hesabını tutmaz oldum.. İşimiz mahkeme-i kübrada kuvvetli bir savunmaya kaldı..

Ama önümüzde, kutlanması üzerimize farz olan bir bayram var.. Ayrıca mal durumumuzdan görülüyor ki bayramda İstanbul'da kalıcıyız.. O sebeple bayramda yapacağım etkinlikleri şimdiden planladım..

* Bu bayram kapı kapı dolaşıp, züvvar politikası gütmeyeceğim..

* Üç günün tamamını yatakta geçireceğim..

* Kapıya el öpmeye gelen çocuklara kesme şekeri ikram edip, diğerlerinin gelmesini engellemeye çalışacağım..

* Ramazan davulcusu ile "geceleri zaten uyumadığı" ileri sürerek bahşiş konusunda tartışacağım..

* Bayramda günlük yazılarımı yazarken sinirlerime hakim olmaya çalışacağım..

***

Bu son madde çok önemli..
Bilen bilir.. Bayramlarda günlük gazete çıkmazdı.. Gazeteciler iki gün tatil yaparken meslek kuruluşunun çıkardığı "Bayram Gazetesi" necip halkımızın Sibel Can'dan haber alma hakkını kullandırırdı..

O günlerde bize birşeyler oldu.. Rahat bir tarafımıza battı.. Ahalinin bayramda da haber alma hakkı olduğunu keşfedip, bu işin kavgasına giriştik;

- "Biz bayramda gazete çıkaracağız.." diye tutturduk..

Diğer grupların aklı erenleri, araya adamlar koydular.. Üzerimize Atçalı Kel Mehmet Efe'ye yaptıkları gibi "nasihat heyetleri" yolladılar.. Lakin biz silahımızı bırakıp "düze inmeyi" reddettik..

O günleri hatırlayan varsa, beni doğrulayacaktır..

Bizim bayramda gazete çıkarma inadımız, şimdinin F tipi cezaevlerine karşı yapılan direnişten daha şiddetliydi..

Temsil ben, bu olayda ne kadar kararlı olduğumu göstermek için tam üç gün boyunca tavla oynamadım.. İlker Sarıer de beni desteklemek için işe üç gün çorapsız geldi..

Sedat Sertoğlu o vakitler dış haberlere bakıyordu..

Dünya durdukça başımızdan eksik olmayacası Zafer Mutlu'ya gitti.. Bayram gazetesini çıkarma konusunda ısrarlı olan cemiyeti protesto için kendisini yakmayı teklif etti..

***

O günlerin şartlarında hepimizi duygulandıran bir fedakarlıktı bu ancak Zafer Mutlu kabul etmedi..

Bir kere "kendini yakma" türünden bir eylemin insani olmadığını düşünüyordu.. Ayrıca Sedat'ın kendini yakmak için Amerika'nın Miami kentini seçmesinden huylandı..

İnandırıcı olma konusunda Sedat da hatalı davrandı, diyebilirim.. Eğer kenndini yakmak üzere seçtiği Miami için gazeteden "Gidiş-dönüş" bileti istemeseydi, niyetinden kimse kuşkulanmazdı..

Belki de yapacağı eylemle basın tarihine geçme fırsatı yakalardı..

Hukuki zaferlerimiz..

İşin hukuk tarafını da çok sıkı tuttuk..

Mahkemelerdeki mücadelemizi Türkiye'nin en sıkı avukatlarından biri olan ve adli tatillerde dava kaybetmemesi ile şöhret kazanan Ahmet Pekin yüklendi..

Hangi mahkeme bizim gazete için toplatma kararı verdiyse, Ahmet Pekin oraya koşup itiraz dilekçesi dayadı..

Ahmet Pekin insan olarak çok sevimlidir.. Çok da şık giyinir.. En pahalı, en trend erkek kıyafetlerini üzerinde taşır.. Ancak avukatlık cübbesi havasını bozuyor..

Avukat cübbeleri standart olduğundan Ahmet Pekin'in şıklığı duruşmalarda işe yaramıyor.. Diyelim ki o duruşmaya giderken çok pahalı bir kravat taktı.. O cübbenin altında kravatı biraz tuhaf duruyor..

Sanki kravat "hırsızlık malmış" da cübbenin altına saklanmak istemiş gibi bir hava verdiğinden, hakimlerin sinirini bozuyor..

***

Yargı sisteminde görev alan hakimlerin Ahmet Pekin'i görmeye dayanamamasının asıl sebebi budur.. Sinirleri bozulan hakemler önceleri hep kararlarını aleyhimize veriyorlardı..

Lakin Ahmet Pekin her karardan sonra yeni bir itiraz dilekçesini dayadığından, bunun bir çıkış yolu olmadığını anladılar..

Derhal siyaset değiştirdiler, bu sefer de lehimize kararlar vererek, Ahmet Pekin ile bir daha karşılaşma riskini sıfıra indirdiler..

Bu da arka arkaya hukuk zaferleri kazanmamıza yol açtı.. Bayram Gazetesi tekeli yıkılmış oldu.. Bizim de başımız göğe erdi..

O günlerden beri her bayram mesaideyiz.. Giderek tembelleşen hassas ruhumun azabı her bayram büyüyor..

Bir yerlerden okumuştum.. Dünyaya bir dahaki gelişlerinde kedi olmak isteyenlerin bilinçaltında "miskin miskin oturup, kıçını yalama sendromu.." varmış.. Bunun bendeki sendromlara çok benzemesi özümü ürkütüyor..

Kıssadan Hisse: Deve boynuz ararken kulaksız kalmış..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır