Tantan "Bu operasyon devletin ayıbını temizledi. Halkımız ayıbın mimarlarını ve aktörlerini tanıma fırsatı elde etti. İyi oldu" dedi.
İyi de ömrü ne kadar olacak; o biraz şüpheli.
İçişleri Bakanı Tantan, bilinçlenen halkın her iyiliği kalıcı kılacak bir güç olduğundan yola çıkarak bu hükme varıyor.
Oysa Türkiye'de demokrasi var dense bile rejim, halkı hiç dinlemiyor.
Bunun son ayıplı örneği af yasasıdır.
Af, halka rağmen çıkarıldı. Halkın sesine kulak vererek veto hakkını kullanan Cumhurbaşkanı'na rağmen cezaevleri boşaltılıyor.
Başımız bu yüzden dertten kurtulmuyor.
Dün SABAH'ın manşeti "Hizbullah'tan beter.. DHKP-C'li militanlar, ateşe verdikleri kadının yanışını sloganlar atarak seyrettiler" diyordu.
Türkiye "dehşet şatosu"na benziyor.
Her vahşet dalgası, bir öncekinden baskın çıkıyor. Dileriz bu af, Anayasa Mahkemesi tarafından genişletilmez de, cezaevlerini cehenneme çeviren canavarlık sokaklara salıverilmez.
Böyle bir tehlike vardır.
Cumhurbaşkanı Sezer Anayasa Mahkemesi'ne bu endişe ile gitmedi.
Ama yüzlerce suçlu hak iddiasında bulunacaktır ve bu talebi yerinde görecek mahkemelerden birinin başvurusu, 1974 affının kâbusunu tekrar yaşatabilecektir.
Darbe davetiyesi idi
Biz insan haklarını, hep devlet aleyhindeki suçlara hoşgörü ile yaklaşmak sandık.
İyi işleyen bir ceza adaletinin, bireysel özgürlük kadar önemli olduğunu anlamadık.
Ya hafif suçları cezalandıramayarak veya o tür suçları işleyenleri cezaevlerinde canavarların kucağına atarak azılı birer terörist katil yaptık.
Bu adaletsizlik yüzünden üç askeri darbenin balyozunu yedik.
Cezaevlerinde tezgâhlanan son ihtilâlci komünist ayaklanma bir askeri darbe davetiyesi idi.
0Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne bağlayan köprünün havaya uçurulması tertibi idi.
Bir devlet ki cezaevine egemen değil..
On yıldır giremediği koğuşlar var..
Siyasi suçlu dediği herkesi, adam öldürmüş veya afiş asmış; ayırmadan aynı koğuşlara atıyor. Islah olması mümkün zavallılar, bu vahşet mabetlerinde kaybediliyor.
Ve devlet katliamı seyrediyor..
Bahane istemiyoruz
"Bu ayıbın mimarlarını ve aktörlerini halkımızın tanıma fırsatını elde etmesi" iyi ama kalıcı çare değil.
İçişleri Bakanı Tantan daha açık konuşsun.
"Mevzuat değişmediği sürece bu böyle devam edecektir" ne demek?
F tipi cezaevlerine geçiş, böyle operasyonların tekrarını gerektirecek sebepleri toptan halletmiyorsa, eksik kalan nedir; söylesin..
Anarşi suçu işlemiş çocukları terörist yapan okulları modernleştirmekten başka bir işe yaramayacaksa yeni cezaevleri, devletin ayıbı temizlenmiş olmaz.
Bakanlar kamuoyu önünde kelime oyunları ile birbirlerine dokunduracak yerde hükümet meseleyi masaya yatırıp ortak bir çözüm üretmelidir.
Yargı ve infaz sisteminde çağdaş bir reform için son treni kaçırmayalım.