Herkes ondan korkar, karşılaşanlar da, bir zararı dokunmasın diye yüz suyu dökerlerdi.
Onun şerrine en çok uğramış olanlardan birisi de, Moralı Osman Efendi idi. Osman Efendi, vilayetten vilayete sürgün edildiği halde, vakar ve kibarlığından hiçbir şey kaybetmemişti.
Bir gün Halet Efendi, İzzet Molla isminde bir zatla otururken, Osman Efendi'nin geldiğini söylediler.
Halet Efendi, hemen yerinden kalkıp hızla sofaya çıkarak, kendisini izzet-i ikbal ile karşıladı, giderken de merdivenin başına kadar inip uğurladı. İzzet Molla, şaşkın bir tavırla:
- Yahu bu adama etmediğiniz fenalık kalmadı. Şimdi bu iltifat neyin nesi? Anlayamadım! Deyince, Halet Efendi, İzzet Molla'ya bakarak:
- Evet ona çok fenalık ettim. Elinden valiliğini aldım, rütbesini, mevkiini aldım, hatta, ekmeğini bile aldım.
Ancak kibarlığını ve vakarını almaya gücüm yetmedi.
Onu gördükçe de, işte böyle iltifata mecbur kalıyorum, karşılığını verdi.