|
|
Noel kurbanı
Tamamen yerli oyuncularıyla sahaya çıkan Cimbom Serkan ile öne geçti. Bülent'in kendi kalesine golü şok yarattı. Veysel 90'da attığı golle Aslan'a bayramı zehir etti
Lucescu Galatasaray'ı sattı... Lucescu'ya iyi hoca diyenler, ondan özürler dileyenler, dünkü karşılaşmadan sonra neler söyleyecekler çok merak ediyorum. Lucescu gerçekten bir şeyi iyi biliyor, "Bir takım nasıl satılır."
Bu deyiş ilk bakışta belki ağır gibi görünebilir. Ama dün sahaya çıkardığı takımı ve oyun boyu kenar yönetimini, oyuncu değiştirişini görünce çok hafif kaldığını fark edeceksiniz. Sen Trabzon ve Antalya maçlarında forvetsiz çıkma pahasına 6 orta saha oyuncusuyla oyna, ondan sonra Hagi'nin yokluğunda bu orta sahanın yarısını değiştir. Bunun mantığı nedir? Bunun futbol bilgisi nedir? Bunun düşüncesi nedir? Anlamakta zorluk çekiyorum.
Lucescu iyileri çıkardı
Oldu, denedin, ama kenardan maçı seyrediyorsun. Galatasaray'da orta saha diye bir şeyin olmadığını, geride 5 kişi, ileride 5 kişi futbol oynandığını, bu yüzden tüm topları Denizlispor'un toplayıp kendisine teslim edilen orta sahadan yararlanarak akın üstüne akın tazelediğini görmen için tam bir saat geçmesi mi lazım? 5 yaşında çocuklar Galatasaray'da neyin yanlış olduğunu anlarlardı.
Bay Lucescu da 60'ıncı dakikada, belki de sağdan-soldan gelen bağırtılar üzerine anladı. Anlamaz olaydı. Bir baktık, Galatasaray'da futbol diye kim bir şeyler oynuyorsa onları çıkarmaya başladı. Sahanın en iyisi Emre, görevini başarıyla yapan Ümit ve ardından gene sahanın en iyilerinden Fatih kenara alındı. Bu adamın amacı Galatasaray'ı mı yönetmek, yoksa Fatih ile Ümit'i yok mu etmek, anlamak mümkün değil. Bu ikisine tavır koymadığı maç yok. Ama bu maçta olur mu, Lucescu efendi, bu maçta olur mu?
Liderlik bile gidebilirdi
Arif futbolu unutmuş. Bütün tribün "Takımı 10 kişi oynatıyor" diyor. Yanlış. Keşke Arif çıksa da takım 10 kişi oynasa... O zaman ona top atılmaz. Arif aldığı bütün topları Denizli'ye teslim ederek rakipten oynadı. Galatasaray 10 kişi oynamadı, Denizli 12 kişi oynadı. Bu Arif oyunda nasıl tutulur? Sonunda Arif'i de kendi seyircisine yuhalatmayı başardı. Ama Arif'in suçu yok. Adam aylardır top oynamıyor. Yuhalanması gereken adam o değil, onun takıma ne kadar zararlı olduğunu son dakikaya kadar farkedemeyen Lucescu. Arif yarın düzelir. Maç alışkanlığı kazanır, iyi oynar. Ama bu Lucescu ne olur, onu iyi düşünmek lazım.
Fenerbahçe bol keseden gol kaçırmasaydı lige verilen aranın rahatlıkla lideri olurdu. Pardon, sadece Fenerbahçe değil, Denizlispor akıl almaz goller kaçırmasaydı, dün Lucescu'yu (dikkat edin Galatasaray demiyorum, Lucescu diyorum) beşlerdi. Ve Fenerbahçe'yi lider yapardı.
Bülent zorladı; attı
Yılmaz Vural, sanki bu takıma gol nasıl kaçırılır dersi vermiş. Neler kaçırdılar, neler atamadılar... Herşeye rağmen "Galatasaray bu maçı alacak. Çünkü Denizli'nin gol atacak hali yok. Bu takım gol atmak istemiyor" düşüncesine inanmaya başladığımız sırada Bülent ortaya çıktı. Daha 5 dakika evvel topu taça atmamak için, ki bu onun klasik hastalığı, topu taça atmaya utanıyor, Denizli'ye bir gol ikram etti. Bermutat atamadılar. Bu defa kafası kızmış olmalı ki, "Onlar atamazsa ben atarım" dedi ve topu 90'dan ağlara taktı.
Beraberlik de Galatasaray'ı kendine getirmedi. Sonra Veysel oyuna girdi. Hani şu Beşiktaş maçının muhteşem gol kaçıran kahramanı Veysel. Bir harika gol attı Galatasaray'a, üstüne gelenleri ipe dizer gibi dizip, görmeliydiniz.
HINCAL ULUÇ
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|