|
|
Babalar buluştu
Orhan Gencebay ve Ferdi Tayfur. Arabesk müzikte 30 yıllık rekabetin iki kahramanı ya da "babası" onlar.
Arabesk müziği ilk yaratan, tanıtan ve hala zirvede olan isimler. Tanışmaları 1969 yılına rastlasa da müzikteki rekabet onları uzaklaştırmıştı. Mecburi el sıkışmalar dışında onları birarada görmek imkansızdı. Ferdi Tayfur, ağlayan sesiyle acılı şarkılarını söylerken Gencebay, hayata dair sırlar veren şarkılar yapıyordu. Ve bu da arabeskseverleri Ferdiciler ile Orhancılar diye ikiye ayırıyordu.
ÇAKI GİBİSİN MAŞALLAH
Bu iki "baba"yı biraraya getiren ne yazık ki hastalıklar oldu. Tayfur'un şeker hastalığına bağlı olarak ayak parmaklarında kangren oluşmuş ve kemoterapiyle sağlığına kavuşmuştu. Bu hastalık nedeniyle Gencebay aradaki anlamsız düşmanlığı sona erdirip eski dostunu ziyaret etti. Tayfur, iyileşir iyileşmez ortak projelere imza atmaya karar verdiler. Ama kader aynen şarkılarındaki gibi buna engel oldu. Bu kez Orhan Baba kalbinden rahatsızlandı. Amerika'da by-pass oldu ve İstanbul Swissotel'de dinlenmeye çekildi. Ona en büyük sürprizi Ferdi Tayfur yaptı. Ferdi Tayfur ile birlikte gittiğimiz Swissotel'in koridorunda bizi Gencebay'ın hayat arkadaşı Sevim Emre karşıladı.
By pass nedeniyle göğsünden sakınan Gencebay, dostunu sıcak sarılma olamayacak diye uyardı. Aralarında "Çakı gibisin, sen de kapı gibisin maşallah" diye başlayan sıcak sohbet, eski günleri yad ederek geçti.
BİZ DE FERMUARLI OLDUK
Orhan Gencebay "Biz de fermuarlılardan olduk" diyerek hiç aklına bile getirmediği by-pass ameliyatını anlattı. Doktoruna saz çalıp şarkı söylediğini söyleyen Gencebay tıkalı kalp damarlarının yerine kolundaki ve sesini etkileyecek organlarından damar alınmamasını istemiş.
Tayfur, "Abi" dediği Gencebay'ın eskisinden bir farkı olmadığını söylüyor ve sürekli "Abi rengin yerinde gerçekten kapı gibisin" deyip duruyordu. Onca yıllık rekabette elde edilen başarılar konuşuldu. İki dost lafı ilk tanıştıkları güne getirdiler. Yıllardan 1969'du. Ferdi Tayfur hemen lafa girdi. "Orhan Abi benim ilk albümüme bağlama çalmıştı. Biz o zaman dost olmuştuk aslında ama insanlar bunu bilmiyordu." dedi.
Abi, hadi gel seninle bir film yapalım
İki eski dost arasındaki muhabbet Tayfur'un, sesini kalınlaştırıp "Başa gelen çekilir" şarkısıyla Gencebay taklidi yapmasıyla kahkahalarla bölündü. Tayfur, kahkahanın ardından sinema filmi projesinde rol alması için teklifte bulundu. "Orhan Abi ben senaryoyu getirip önüne koyacağım. İstediğin rolü seçeceksin. İstersen beraber yaparız" diyerek projesini anlatırken ortak şarkı yapma teklifinde bulundu. Gencebay ise tekliflerle ilgilenecek.
Keşfedilseydim komedyen olurdum
"Eğer zamanında kendimi keşfedip komedi filmi çevirseydim" başarılı bir komedyen olurdum diyen Ferdi Tayfur, sohbet boyunca espri yapmadan duramadı. Otelin koridorlarında her gördüğü aynada kendine bakarak "Saçım, üstüm başım nasıl" diyerek ayna çatlatma esprisi yapıyordu. Tayfur, "Ana rahmine düşen, bir sonun başlangıcına adım atmış demektir. Bu dünyaya gelen herkes bir gün zaten gidecek" sözünü sık sık yineledi.
Biz aslında 68 kuşağıyız
Arabesk'in babaları "Bir '68 kuşağı varsa biz de o kuşaktanız" diyorlar. "Sürekli yeniliklerin yaşandığı bir dönemde çıktık. Sanat müziği ve türkü varken, Cem Karcalar, Moğollar batı soundlu folk müziği denerken biz de arabesk denen serbest çalışmaları başlattık. O zaman biz de '68'liyiz." diyen Orhan Gencebay, kendi gençliklerindeki aşkların büyüklüğünden bahsetti.
Ferdi Tayfur ise "Şimdiki gençler sevdalanmaz oldu. Sevda kalıcı olandır, aşk günübirlik heyecanın adı oldu artık" dedi. Gencebay bunun üzerine "Biz sevdiğimizle bir ömür boyu birlikte olmayı düşündüğümüz için o zamanlar çok katıydık. Biten bir ilişkinin yeniden başlama şansı bu yüzden yoktu. Şimdi o olmasa başka birisiyle hemen yeniden başlanabiliyor" şeklinde bugünün gençliğine sitem etti.
Bülent İPEK
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|