|
|
Bilmece çözüldü
Mısır Çarşısı'nda 2.5 yıl önce meydana gelen patlamanın bir türlü anlaşılamayan nedenine ışık tutacak son rapor açıklandı: Büfede bomba değil tüpgaz patladı
İstanbul Mısır Çarşısı'nda yaklaşık 2.5 yıl önce 7 kişinin ölümüne, 121 kişinin de yaralanmasına neden olan bir patlama oldu. Tüm araştırmalara rağmen patlamanın nedenianlaşılamadı. Bomba denildi, izine rastlanmadı; tüpgaz patlaması denildi, kanıtlanamadı. Öte yandan sosyolog Pınar Selek, Abdülmecit Öztürk ve Baran Öztürk olayın zanlıları olarak tutuklanmış, haklarında "yasadışı PKK örgütü üyesi olmak ve bu örgüt adına eylem yapmak" suçundan dava açılmıştı.
BU ÜÇÜNCÜ RAPOR OLDU
Patlamanın nedeni bir türlü kesinleşmediği için dava da bir adım öteye gidemiyordu. Adli Tıp Kurumu'nda konunun uzmanı bulunamadığı için davanın görülmekte olduğu İstanbul 4 No'lu DGM, üniversitelere başvurup konunun uzmanlarından bir heyet oluşturulmasını istedi.
İstanbul Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi uzman kadrolarının olduğunu bildirip 3 kişilik bir bilirkişi heyeti oluşturuldu. Ve heyet, Perşembe günü raporu bitirdi. Ve raporda, patlamaya tüpgazlardan sızan gazın neden olduğunu bildirildi. Davayı çözecek bu raporda bomba ile ilgili kanıt bulunamadığına dikkat çekildi.
BOMBA DEĞİL, SUCUK
Adli Tıp Enstitüsü'nde görevli Sevil Atasoy'un daha önceki raporunda bahsedilen ve patlamaya neden olduğu ileri sürülen nitrit iyonlarına, çürüyen her türlü organik maddenin neden olabileceğinin kaydedildiği raporda; "Sosis, salam, sucuk gibi et ürünlerine; et renginin korunması için potasyum nitrit veya sodyum nitrit eklenir. Büfede fazla miktarda kullanılan bu ürünler; patlama sırasında bir yerlere yapışmış olabilir" denildi.
Olay yerinde bulunan ve patlamaya neden olan bombanın içinde bulunduğu varsayılan nitroselüloz maddesi ile ilgili olarak, nitroselülozun, patlamanın olduğu büfede kullanılabilecek vernik, boya, imitasyon deri, suni ipek, mürekkep, gibi maddelerde bulunduğunun altı çizildi.
SONUÇ GAZ SIZINTISI
Patlama sonucu ölenlerde yanıkların bulunmasının ve patlamanın yaygın bir alana yayılmasının, gaz sızıntısı sonucu tüpgaz patlamasını düşündürdüğü belirtilen raporun sonuç bölümünde ise şöyle denildi:
"Büfedeki 8 LPG tüpünün sübabının bozulup gaz kaçırması, ocak veya döner ocağının ya da şofbenin düğmelerinden birinin açık kalması gibi nedenlerden meydana gelen gaz kaçağının, elektrik düğmesine basılması, tost makinasının çalışması veya sigara yakılması gibi bir tetikleyici nedenle patladığı kanaatinde olduğumuzu takdiri yüce mahkemenize ait olmak kaydıyla bilgilerinize arz ederiz."
Selek'e umut doğdu
Mısır Çarşısı'ndaki patlamanın sebebi araştırılırken, genç bir kız yakalandı "zanlı" olarak. 11 Temmuz 1998 günü saat 18.00'da gözaltına alınan bu kız, yazar Selahattin Selek'in torunu, ünlü avukat Alp Selek'in kızı, Mimar Sinan Üniversitesi mezunu Pınar Selek'ten başkası değildi.
PKK'YI İNCELİYORDUM
Sonra, bir tutanak düzenlendi. Genç sosyoloğun Taksim'deki atölyesinde patlayıcı madde yapımında kullanılan kimyevi maddeler ile 2 kola kutusu içinde patlayıcı bulunduğuna dair. Ama tutanağın tarihi ilginçti: 11 Temmuz 1998, Yani Pınar selek yakalanmadan 23 saat önce. Büyük çelişki farkedilmeden, soruşturma evrakına giriverdi.
Bu belgelere dayanarak hazırlanan iddianamede ise, Pınar Selek'in PKK'nın üyesi olduğu ve bu örgüt adına bomba imal edip eylem yaptığı" suçlarından idamı istendi. Ama, son raporla Pınar Selek'e bir umut ışığı yandı.
Veli SARIBOĞA
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|