|
|
Ümraniye terör okulu
Ümraniye Cezaevi, DHKP-C, TİKKO gibi örgütlerin elinde son 10 yılda adeta terör yüksek okuluna dönüşmüş
DHKP-C, TİKKO, PKK koğuşlarına askerle beraber girdik. Manzara korkunçtu. Yapay kılıçlar, oklar bombalar, gaz tüpünden yapılmış alev makineleri, meşaleler, molotof kokteylleri, Çek yapısı otomatik akrep, Kırıkkale Walter, Browning 14'lü, Parabellium 9 mm tabancalar... Askere bunlarla karşı koydular. Jandarma 5 gün süren bir savaştan sonra Ümraniye Cezaevi'ni teröristlerden teslim aldı. İstanbul Bölge Komutanı Tuğgeneral Engin Hoş, Alay Komutanı Kd. Albay Halil İbrahim Tüysüz, 5 gün cezaevinin etrafında yaşayıp harekatı yönettiler. Ankara'da ise Jandarma Genel Komutanlığı'nda Kurmaybaşkanı Korgeneral Yusuf Soybaş harekatı adım adım izledi. İçerde her örgüt kendi lojistik depolarını, ilaç depolarını oluşturmuşlar, dersanelerini kurmuşlar.
Bu dersanelerde militan yetiştirip dışarıya sırası geleni salıyorlar. Telefonlarla dışardakiler yönetilmiş. İçerde TV kayıt montaj stüdyosu, fotoğraf stüdyosu bile bulunuyor. Ppropaganda makinesi kurulmuş tıkır tıkır işlemiş. Cezaevinde kullunılan gaz ve birbirine karışan envai çeşit kokuyla kaplanmıştı.
BUNLAR NASIL GİRDİ?
Jandarma sonunda 10 yıldır girilmeyen bu cezaevi-akademilere girdi ve devlet hakimiyetini sağladı. Geride onlarca ölü birçok yaralı çok sayıda bilinmez hafızalara kazındı. Adalet sistemine isyan eden bir asker bu vurdumduymazlığa neden olanlar bulunup cezalandırılmazsa şehitlerin kanı yerde kalır diyordu. Geriye şu sorular kaldı. Bunca erzak, kitap, patlayıcı madde, telefon, silah cezaevine nasıl girdi?
Tuncer BAHÇIVAN
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|