Borsada canlanma 2. çeyrekte
2000'de değerinin üçte birini kaybeden İstanbul Borsası için yeni yılın ilk ayları yine kritik. Yüksek faizin şirket kârlarındaki etkisi kendini hissettirecek.Yeni umut sinyaline ilk tepki veren de yine borsa olacak. Uzmanlar yılın ikinci çeyreğinde piyasada toparlanma bekliyor
Tüm iyi beklentilerin 2001 yılına kaldığı ekonomide borsanın umudu ikinci bahara kaldı. Borsacılar, yılın özellikle ilk çeyreğinin zor geçeceği konusunda hemfikir. Son yaşanan likidite sıkıntısı sonrası faizlerde yaşanan çıkışın ilk çeyrekte de etkili olması bekleniyor. IMF ve Dünya Bankası'ndan gelecek kredilere rağmen likidite sıkışıklığının sürmesini bekleyen uzmanlar, tüketimin yavaşlayacağına ve büyümenin duracağına işaret ediyor. Bunlara rağmen hükümetin programın hedeflerine ulaşılması yolunda göstereceği kararlılığın borsayı olumlu etkileyeceğini belirten bir borsacı, "İlk çeyrek herkes için zor olacak. Ancak programın devamlılığı sağlanırsa buna olumlu tepkiyi de ilk borsa verecektir" dedi.
1999'da yüzde 485 yükselerek dünya birincisi olan İstanbul Borsası, 2000'e 15.208'le başladı. Enflasyonla mücadele programının getirdiği heyecanı iki ayda satın alan piyasa, 20.618 puana kadar çıktıktan sonra düşüşe geçti ve yılı 9.437 puanla yüzde 38 değer kaybı ile kapattı.
İyi performans göstermesi zor
SARUHAN ÖZEL/Denizbank Baş Ekonomist
2001 yılında büyüme negatif olacak. En iyi durumda ise büyüme duracak. İlk çeyrekte bunun ne kadar olacağı konusunda bir fikir edinilecek. Düze çıkmamız için enflasyon, faiz ve devalüasyonda dengelerin sağlanması gerekiyor. Ekonomi küçülürken halkın tasarrufu ve tüketimi reel sektöre yönelmez. Bundan da borsa negatif yönde etkilenir. Borsada kalıcı ve sağlıklı büyüme için ekonomi de büyümeli. Yani borsanın iyi bir performans göstermesi beklenemez. Çünkü şirketlerin kârlılıkları düşecek. Yılın geneline baktığımda en iyimser halde sıfır büyüme, yüzde 30-40 enflasyon bekliyorum. Bu durumdan kurtulmak için hükümet realist ve radikal çözümler aramalı.
'Borsada olmamak daha riskli'
Mahmut Kaya/Garanti Yatırım Araştırma Md.
2001 yılının ilk üç ayı zor geçecek. Ekonomik programda bir değişiklik olmazsa ve başka sorunlar yaşanmazsa ekonominin ikinci yarıda düze çıkacağını düşünüyorum. Bence hedeflerde ciddi bir revizyon olmayacak. İlk üç ayda, hükümetin verdiği sözleri yerine getirip getirmediğine bakacağız. Verilen sözler yerine getirilmezse para girişi olmayacak. Faizlerin genel seyri yüksek olacak. Ekonomik büyüme duracak hatta yavaşlayacak. Ama kaygı yaratan cari açık, iç talebin baskı altında kalmasıyla azalabilir. Petroldeki düşüş ve eurodaki yükseliş olumlu. Yabancı para girişi başlarsa faizler hızla aşağı iner.Aslında bu koşullarda piyasanın dışında olmak içinde olmaktan daha çok riskli.
'Özelleştirme kritik nokta'
METİN AYIŞIK/Alternatif Garanti Yatı. Gen Md.
2001'in ilk üç ayında, ekonomide başlayan soğuma ve durgunluk sürecek. Finans sektöründe yaşanan sıkıntılar, reel sektöre kayacak. Faizler, IMF yardımına rağmen yüksek seyredecek. Para geldikten sonra faizler yüzde 50-60 bandına oturabilir. Aslında Türkiye'nin önünde iki kritik nokta var: Özelleştirme ve fondaki bankaların akibeti. Bu iki konuda başarı sağlanırsa 2001'in ikinci yarısında hem para piyasaları hem de sanayiciler için olumlu bir dönem başlar. Bunlar gerçekleştirilemezse 2001 yılı herkes için çok zor bir yıl olacak.
Özelleştirme sorunsuz halledilebilirse iyi bir ikinci yarıyıl yaşanabilir. Mart-nisanda başlayan piyasa rallisiyle karşılaşabiliriz. 2001 yılına kötü başlayabiliriz, ama dengelerin düzelmesi halinde piyasalar buna olumlu tepki verecektir.
'İlk çeyrek rahat değiliz'
Tayfun oral/Ata Portföy Yönetim Gen Md.
Alınan önlemler nedeniyle 2001'in ilk çeyreğinde tüketimde daralma, ekonomide yavaşlama bekleniyor. Merkez Bankası'nın rezerv rakamları açıklandı. Hedeflere bakıldığında yılın ilk çeyreğinde likidite sıkışıklığı sürecek. Ancak önümüzdeki dönemde IMF yardımı ve uluslararası piyasalardan alınacak kredilerle piyasanın stresi azalacaktır. Bununla birlikte bono faizlerinde 10-15 puanlık düşüş yaşanabilir. Ama ilk çeyrek rahat geçmeyecek. Piyasalarda esas hareket yılın ikinci yarısında görülecektir. Program hedeflerine paralellik sürerse canlılık başlayabilir. Bu dönemde yatırımcılara önerim, uzun vadeli Hazine bonosu almalarıdır. İkinci çeyrekten sonra borsada ciddi bir hareketlilik olabilir. Veriler netleşirse borsa pozitif beklentileri satın alabilir.
'Borcu az şirketleri tercih edin'
DİDEM gordon/Finans Yatırım Gen Md.
Şubata kadar hükümetin piyasalara vereceği güven ve programın hedeflerine ulaşması yolunda göstereceği kararlılık borsa için temel belirleyici olacaktır. 2001'de bankacılık sektörünün genelde zor bir yıl geçireceğini, endüstriyel şirketlerden ise borcu az, nakit değerleri fazla olan şirketlerin daha risksiz olabileceğini söyleyebiliriz. Yatırımcıların 2001 yılı yatırım tercihlerinde, öncelikle risk ve geri dönüş süresini gözönünde bulundurmalarını tavsiye ediyoruz. 2001 yılının ilk yarısında faiz oranlarındaki olası artış sebebiyle kuvvetli nakit pozisyonu olan şirketlere yatırım yapılmalı. Ayrıca şirketlerin kârlılıklarının iç talepdeki daralma sebebiyle daha çok ihracat ağırlıklı gelişeceğinden ihracat projeleri olan şirketleri öneriyoruz.
'İlk çeyrek 1.5 centi geçmez'
SALİH REİSOĞLU/Eczacıbaşı Men. Değ. Gen Md.
2001 yılının ilk çeyreği büyüme açısından pek parlak geçmeyecek. Faizdeki yüksek seyir etkili olmayı sürdürecek. Tüketimde daralma gözlenecek. Faizde ise şubattan sonra gevşeme başlayacak, ancak oranlar eskisi gibi olmayacak. Borsanın ise önümüzdeki birkaç ayda 1.5 centin (10.500) üzerine çıkması zor görünüyor. Yılın ikinci çeyreğinden sonra borsada 1.8-2 cente (12.600-13.400) doğru bir hareket olabilir. Orta vadede borsanın geleceği konusunda pozitifim.
Dünya piyasalarına bakıldığında ise ABD borsalarında gevşeme var. Bunun da ekonomide durgunluk yaratmasından korkuluyor. Doların euro karşısında güçlü performans göstermesi de artık zor gibi görünüyor. Arjantin ve Türkiye'deki gelişmeler yakından izleniyor.
Olcay NACAR ERGENÇ
|