


Duyduk, duymadık demeyin!
Böylesini görmemiştik... Böylesini duymamıştık... Hacıbayram'da "cenaze levazımatı bulunur... VISA geçerlidir" tabelasını görünce...
Şaşırdık kaldık.
"Kağıdı, kalemi çıkarıp, not aldığımızı gören esnaf" başımıza toplandı:
- Yaz Yavuz Bey yaz... Milletin kefene bile verecek parası yok... Kefen, kredi kartıyla... Tabut ise veresiye.
***
Hacıbayram'da, Ramazan'ın "son Cuma'sı." Hacıbayram "tıklım, tıklım."
Ama tarihi caminin çevresindeki esnaf "sinek avlıyor."
"İrfan mağazası" cenaze levazımatını VISA ile satıyor.
Ya "Kardeşler Ticaret" ne yapıyor?
Dükkanının sahibi Ali Kaya diyor ki:
- İşler durgun... Anormal durgun.
"Fiyatlar nasıl" diye soruyoruz.
Namaz seccaddesi "iki milyon."
Başörtüsü "birbuçuk milyon."
99'luk tesbih "250 bin lira."
Fiyatlar "anormal ucuz."
Ama işler...
"Anormal kötü."
Ali Kaya:
- TV'de "her şey düzgün" deniliyor... Fakat düzgün olan bir şey yok...
Sözü "siyasete" getiriyoruz.
Ali Kaya "bitti" diye başlıyor:
- Siyasetçiye güvenmiyoruz... Allah'tan başka kimseye güvenmiyoruz... Siyaset bitti.
***
Hacı Bayram Kitapçılar Çarşısı...
Taşçıoğlu Çarşısı...
Çarşıları, dükkanları dolaşıyoruz. Kimi "Hac Malzemesi Satılır" diye tabela asmış.
Kimi "takke, kına, seccade, tesbih, yüzük."
- Amca... İşler nasıl?
- İyi demek adet olmuş... İyi diyelim... Ama... Doğrusunu soracak olursan... Ölmüşüz, ağlayanımız yok.
***
Hacıbayram'a veda edip "İtfaiye Meydanı'na" geçiyoruz.
Ancak "yolda... Ulus Meydanı'nda" bir "seyyar dükkan" görüyoruz.
Minibüs "Altındağ Belediyesi" tarafından "dükkan haline" getirilmiş.
"Et... Tavuk" satılıyor.
Ve "seyyar dükkanın" camında bir yazı:
"Kredi Kartı Geçerlidir."
- Hey arkadaş!.. Kıyma da mı kredi kartıyla satılıyor?
- Sen ne diyorsun beyim?.. Millette para mı var?.. Yarım kilo et alacak... O da VISA ile...
***
Ve İtfaiye Meydanı'ndayız.
"Yüzlerce... Yüzlerce" dükkan.
Konya Ticaret... Yozgat Elbise... Bayburt Giyim... Çankırı Elektronik...
Dükkan çok.
Müşteri yok.
"Cihan Hazır Elbise"ye giriyoruz.
- Kolay gelsin... İşler nasıl?
- Ne sen sor, ne biz söyleyelim.
Yine de soruyoruz:
- Bayram alışverişi ne alemde?
"17 yıllık esnaf" Yücel Özer "kötü" diyor:
- Bayrama şurada üç gün kaldı... Çok dükkan, siftahsız kapanıyor... İşler kötü oğlu kötü.
- Fiyatlar nasıl?
Yücel Özer saymaya başlıyor:
- Takım elbise onbeş milyon... Palto yirmibeş.
"Fiyat ucuz, çeşit bol."
Ama "alan yok."
***
Çarşı, çarşı... Dükkan, dükkan dolaştık.
"Emmi" dedik, "Dayı" dedik, Kardaş" dedik... "Hal, hatır" sorduk.
Ve gördük ki...
"Esnaf... Sade vatandaş... İşçi, memur. Bayrama da, yeni yıla da bitkin, moralsiz giriyor."