kapat

Ramazan Özel
23.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Mümin mümini kırıyordu
Hz. Ali ordusu ile Aişe'yi karşılamaya çıktı. Karşılaştıklarında iki ordu ayrı ayrı ordugâh kurup konakladılar. Sulh yaklaşmıştı artık. Akşam oldu. Her iki ordu da yaklaşan sulhun sevinci için uykuya daldı.

Gece yarısı olunca, İbn-i Sebe'nin uşakları harekete geçtiler. Planlarını uygulamaya koyuldular. Ali'nin askerlerinin arasına dağılıp önlerine geleni boğazlamaya başladılar. Gürültü, vaveylâ ve feryatlar birbirine karışmaya başladı. Uyanan Ali bu hal nedir diye sormaya başladı. Daha önceden Ali'nin yakınında yer tutmuş bir İbn-i Sebe uşağı, onun bu halini görünce bağırdı:

- Aişe'nin askerlerinin aniden saldırısına uğradık. Uyurken bastılar. Bir çoklarımızı kılıçtan geçirdiler.

Bu sefer Ali bağırmaya başladı:

- Ey insanlar! Ey insanlar! Kan dökmekten vazgeçiniz!

Fakat İbn-i Sebe'ciler öldürmeye devam ettiler. Ne olduğunun farkına varmayan Müslümanlar da birbirlerini öldürüyorlardı. Ali tekrar tekrar bağırıyordu:

- Ey insanlar! Ellerinizi Müslüman kanı dökmekten koruyunuz!

Bir kişi de Aişe'ye gitti.

- Yetiş ey anne! Karşıdakiler ancak savaş istiyorlar. Umulur ki, senin vasıtanla Allah aramızı düzeltir.

Aişe da kalktı ve çıkmak için hazırlanmaya başladı.

Zübeyr, oğlu Abdullah'ı yanına çağırdı.

- Bak oğlum! Bugün ya zalim, ya da mazlum öldürülecek. Ben de bugün mazlum olarak öldürüleceğimi zannederim.

(DEVAM EDECEK)


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır