|
|
Barış olasılığı sevinç yarattı
- Öyleyse, Talha ve Zübeyr'e haber gönder gelsinler de konuşmalarınızı sen de dinle!
Talha ve Zübeyr geldiler. Kakaı:
- Müminlerin annesi'ne buraya niçin geldiğini, biraz önce sorduğumda bana, insanların arasını düzeltmek için geldiğini söyledi. Siz ne diyorsunuz? Ona uyuyor musunuz, yoksa muhalefet mi ediyorsunuz?
- Uyuyoruz!
- Öyleyse, düzeltme hususundaki teklifinizi bekliyorum. Eğer teklifinizi uygun görürsek anlaşırız, yoksa...
- Osman'ın katillerini istiyoruz. Eğer onlar bırakılırsa, Kuran da bir kenara bırakılmış olur. Eğer onlar halledilirse, Kuran da ihyâ edilmiş olur.
- Osman'ın katili olarak Basra halkından 6 yüz kişi öldürdünüz. Buna karşılık ise, 6 bin kişinin kin ve öfkesini üzerinize çektiniz. Bu, yaptığınız işin çirkin yönlerinden sadece biri.
Bunun üzerine Hz.Aişe, Kakaı'ya sordu:
- Peki, senin teklifin ne?
- Ben, bu işin ilacı, artık, sükuneti temin etmektir, diyorum. Kim ne isterse, Allah da onu verir. Hayır anahtarları olunuz. Bizi de, kendinizi de belalara sevketmeyiniz. Sonra biz de, siz de helak oluruz. Ne dersiniz?
- Evet, iyi dedin. Sözlerin doğru. Şimdi Ali'ye git! Anlat! Eğer o da senin görüşlerini aynen benimserse, bu iş de sulh ile kapanır biter.
Kakaı sevinç içinde Ali'nin yanına döndü. Olanları anlattı. Anlatılanlara Ali de sevindi. Sulh yaklaştı diye, duyan herkes de sevinmeye başladı. Fakat, maalesef... Bu sevinç biraz erken değil miydi? Ateş girdabı öyle kolayca sükunet bulur muydu? Bulamazdı elbette, bulamadı da.
(DEVAM EDECEK)
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|