Orman Bakanı Nami Çağan, İstanbul'daki 1140 hektarlık orman alanının "hatalı kadastro" yüzünden "orman dışı" sayıldığını, yağmaya açık bırakıldığını açıkladı
İlk aşamada Ömerli Barajı Su Toplama Havzası ve Reşadiye Köyü'nün mercek altına alındığını, hatalı uygulamalarda bulunan görevliler hakkında soruşturma açıldığını belirten Bakan, "İstanbul'daki orman alanlarında yasadışı yapılaşmanın üzerine bundan sonra kararlılıkla gideceğiz" dedi; "Orman Kanunu'nun 2/B maddesinin İstanbul için geçerliliğinin durdurulduğunu" söyledi. Bu da, "İstanbul'da orman ve milli park tanımlamasında yetkinin belediyelerden Bakanlığa geçmesi" anlamına geliyor.
GERÇİ hatanın neresinden dönülse iyidir; ama bazı hatalar var ki, doğurdukları trajik sonuçların acısı kuşaklar boyu çekilebilir. "Hata" nedeniyle imara açılan 1140 dönüm ormandaki tahribat acaba kaç yılda giderilecek? Betona gömülen binlerce ağacın yerine yenileri ne kadar zamanda yeşerip gürleşecek? Bakan gerçi orman alanlarındaki bazı binaların yıktırıldığını söylüyor; ama yıktırılanlar ormanlık alandaki acımasız kolonileşmenin acaba kaçta kaçını oluşturuyor? Biz "yüzde"nin sembolik kaldığını düşünüyoruz; çünkü orman yağmasının hazin boyutlarını çıplak gözle bile izlemek mümkün.
DOĞA kendisini çok uzun zamanda ve büyük meşakkatle yenileyebiliyor. Bakanlığın hatayı geç de olsa kabul etmesi ve önlem alması herşeye rağmen umut verici. Ama bakalım doğa bundan sonra rahat bırakılacak mı?