Sadece medya değil, sivil toplum örgütleri de, mahkum yakınları da gezdi. Ama şimdi durum farklı.
F tipleri resmen olmasa bile fiilen açıldı..
Sincan'a 235, Kocaeli'ne 300, Edirne'ye 140 mahkum yerleştirildi bile..
Hükümet aylardır F tipi cezaevinin tabutluk olmadığını anlatıyor. İddia edildiği gibi, insanların tecrit olmayacağını, kimliklerinin, kişiliklerinin yok edilmeyeceğini savunuyor. Mahkumların tek kişilik koğuşlara atılıp yıllarca unutulmasının mümkün olmadığını söylüyor.
Ama derdini anlatamıyor.
F tipinin imajı kötü. Bir kere adı tabutluğa çıktı.. Hafızalara böyle kazındı.
Böyle değilse, bakanlık bir an önce harekete geçmeli. Kapılar medyaya, sivil toplum kuruluşlarına, mahkum ailelerine asıl şimdi açılmalı.
Boş koğuşlar varken değil, içinde yaşam sürerken kapılar açılmalı ki; bu tip cezaevleri insan haklarına aykırı mı, değil mi herkes bilsin görsün.
Açılmalı ki, her türlü söylenti sona ersin. F tipleri gündemden kalksın.
Çünkü, F tipine karşı olanlar çok iyi propaganda yaptı. 1991 yılında Adalet Bakanı Seyfi Oktay'a Eskişehir Cezaevi'ni kapattıran kampanya o gün, bu gündür kesintisiz sürüyor.
Cezaevinde dökülen bunca kanın, bunca acının, ıstırabın, insanlık ayıbının ardında da bu cezaevleri var.
Ölüm oruçları, nakiller olmasın diye başladı..
Örgütler yandaşlarını F tipi durdurulsun diye ölüme yolladı..
17 kişi F tipi yüzünden yandı, kavruldu.
Sonunda devletin dediği oldu..
Terör örgütlerinin genel merkezi haline gelen Bayrampaşa dağıtıldı.
Aydın'daki, Bartın'daki, Ümraniye'deki, Malatya'daki örgüt hakimiyetine son verildi..
30-40 kişilik örgüt koğuşları dönemi sona erdi.
DHKP-C örgütünün liderlerinden Ercan Kaynar da, Sadi Özpolat da Edirne'de tek kişilik koğuşta..
***
Peki mahkumlar neden büyük bir dirençle F tipine karşı çıktı? Bunca ölüme değer miydi?
F tipine hayır diyenler yıllarca tek başlarına yaşamaya mahkum olacaklarından korkuyorlar. Ortaya attıkları en büyük tez şu; Hücrede tek başımıza çıldırarak öleceğimize şimdi ölürüz daha iyi.
Bir de can güvenlikleri olmayacağını iddia ediyolar. 'Çünkü' diyorlar; Biz kendi güvenliğimizi ancak kendi arkadaşlarımızın yanında sağlayabiliyoruz.. Orada her an her türlü saldırıya uğrayabiliriz..
Ancak, F tipini asıl istemeyen örgütlerin lider kadrosu.
Çünkü kendi militanlarıyla iç içe yaşayan örgüt lideri, cezaevinde mahkum değil, patron gibi.
Sadece cezaevini yönetmekle kalmıyor, dışarıdaki militanlarına da hükmedebiliyor.
Sır değil. Bilmeyen yok. Suikast planından, bombalamaya kadar birçok terör eylemi cezaevinde planlandı, cezaevinden yönetildi.
İşte, F tipi örgüt liderlerinin bu gücünü kıracak. Örgütü zayıflatacak, zaman içinde etkisiz kılacak.
Direnişin gerçek nedeni de bu..
***
Şimdi Bakanlık, "Koğuş sistemini bitirdim, F tipine geçildi''diye yan gelip yatmamalı.. F tiplerini masaya yatırmalı.. Eleştirileri dikkate almalı..
Buralar, insan haklarının tartışıldığı merkezler olmamalı.
MEHMET TEZKAN