kapat

21.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Matador'un son oyunu
Urfi Çetinkaya'nın Avrupa'daki uyuşturucu pazarına tek başına hakim olabilmek için, rakibi Hüseyin Baybaşin'e çalışan Sarıtaş Kardeşler'den ikisini öldürttüğü, üçüncüsünün üzerine de kiralık katil saldığı ortaya çıktı

Matador Operasyonu ile yakalanan uyuşturucu kaçakçısı Urfi Çetinkaya'nın adı bu kez çifte cinayete karıştı. İstanbul'da birer ay arayla öldürülen Cemal ve Kemal Sarıtaş adlı kardeşlerin infaz emrini Urfi Çetinkaya'nın verdiği ortaya çıktı. Çetinkaya'nın, Avrupa'daki uyuşturucu pazarında en büyük rakibi olan Hüseyin Baybaşin'in adamları Sarıtaş Kardeşleri, İspanya'da 1 ton uyuşturucu dağıttıkları için ortadan kaldırmak istediği belirlendi. Urfi Çetinkaya'nın; ortağı Cemal Nayır ve adamı Şenol Kabak aracılığıyla, Sarıtaş Kardeşler'in en küçüğü olan Cenan Sarıtaş'ı da öldürtmek istediği, ancak cinayet planının polis tarafından bozulduğu anlaşıldı. Çetinkaya'nın telefonlarını dinleyen Türk ve İspanyol polisi, Cenan Sarıtaş'ı mutlak bir ölümden kurtardı. Cenan Sarıtaş'ın ise misilleme olarak Şenol Kabak'ın Hollanda'daki işyerlerini bombaladığı öğrenildi.

KAVGA NASIL BAŞLADI?
Herşey İspanya pazarını ele geçirmeye çalışan Hüseyin Baybaşin'in, Türkiye'deki bağlantısı Kemal Sarıtaş ve İspanya'daki işlerini kontrol eden Cemal Sarıtaş aracılığıyla uyuşturucu sevkiyatı yapmasıyla başladı. Sarıtaş Kardeşler, 1998 yılında, sadece 3 ay içinde yaklaşık bir ton eroini İspanya'ya sokmayı başardı ve dağıttı.

Böylece, Urfi Çetinkaya ile Hüseyin Baybaşin arasındaki savaş da başladı. Kemal Sarıtaş 14 Haziran 1998'de, kardeşi Cemal Sarıtaş ise 1 Temmuz 1998 tarihinde uğradıkları silahlı saldırılarla öldürüldü. Cinayetlerin ilk önce arazi kavgası ve uyuşturucu parasının paylaşılamaması yüzünden işlendiği iddia edildi. Bu sırada Sarıtaş Kardeşler'in dayısı Atabilir Sitoçi, yetkili makamlara dilekçe vererek, katil zanlılarının ismini verdi. Bu isimler arasında yer alan Hüseyin Uzun gözaltına alındı. Uzun, Ayvaz Korkmaz ve çetesi ile birlikte, "Sarıtaş cinayetlerinin ihalesini aldıklarını" itiraf etti. Ancak Uzun, ihaleyi kimin verdiğini açıklamadan, İstanbul Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü'nün tuvaletinde kendini asarak intihar etti.

TAŞLAR YERİNE OTURDU
Aradan geçen süre içinde, Urfi Çetinkaya'yı yakalamak için Matador Operasyonu'nu düzenleyen Emniyet Genel Müdürlüğü bu cinayetlerin sırrını çözerken, bir başka cinayeti de önledi. Polis, telefonlarını dinlediği Urfi Çetinkaya'nın, Hüseyin Baybaşin'le olan "Pazar kavgası" nedeniyle Kemal ve Cemal Sarıtaş'ı öldürttüğünü; üçüncü kardeş Cenan Sarıtaş'ı da öldürtmek için harekete geçtiğini belirledi.

Bu konuşmalara göre, ağabeylerinin infaz edildiği tarihte, yasadışı TİKKO örgütü üyesi olmaktan cezaevinde bulunan Cenan Sarıtaş, hastaneye götürülme bahanesi ile birkaç kez dışarı çıkartılmış ve Hüseyin Uzun ile Ayvaz Korkmaz'ın adamları tarafından öldürülmek istenmişi. Ancak, bu girişimler sonuç vermemiş, başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

Cenan Sarıtaş ise cezaevinden çıkar çıkmaz ağabeyilerinin ölümünden sorumlu tuttuğu eski şöförleri Osman Kılıç'ı sorgulayıp öldürmüş, cesedini de Bursa Çanakkale yolu üzerinde bir tarlaya atarak İspanya'ya kaçmıştı. Yine telefon görüşmelerinden anlaşıldığına göre, bunu haber alan Urfi Çetinkaya, cinayet için İspanya'daki temsilcisi Şenol Kabak'ı görevlendirmişti.

Ancak, Emniyet Genel Müdürlüğü, 22 Şubat 2000 tarihinde İspanyol polisini uyararak, Cenan Sartıaş'ı ölümden kurtardı. Fakat bu süreç içinde, 2 uyuşturucu şebekesi arasında silahlı çatışmalar yaşandı. Cenan Sarıtaş; kendisini öldürmek isteyen Şenol Kabak'ın İspanya'daki işyerlerini bombaladı.

İŞTE KİRLİ SAVAŞIN TELEFON KAYITLARI
Katiller iz peşinde

(14.03.2000, Saat 13.03)

ŞENOL KABAK: Şimdi ben buradaki şeyleri biraz şey yapmaya başladık. Bunların plan projelerini çıkarmaya başladık. kim var kim yok içinde. Şimdi Arhemde Timur var. O içinde. Cihan diye bir Tuncelili çocuk var. O içinde. Uzun Sinan diye birisi var. Tuncelili. O işin içinde. (Bir başkasına seslenerek, o şeyin ismi neydi ya cezaevinden çıkan, Fransa'dan) O Tuncelili Kosta bu işin içinde.

CEMAL NAYIR: Kosta burda. Beni aramış dün değil evvelsi gün.

ŞENOL KABAK: Kosta işin içinde, bir Kürt Celal işin içinde. Dün gece onların arabasını bizim arkadaşa (kiralık katile) gösterdiler. Ona demişler madem ki sen onlarla beraber değilsin. Bize 300.000 ver ve onların yerlerini bize göster. Tam nereye takılıyorlar, onları tuzağa düşürmek için bize göster. Şimdi Fırat işin içinde. Fırat'ın kardeşi var. Kenan işin içinde. O Cenan diyorsunuz ya da o Cenan aslında. İsmi nedir, bunlar bir ordu mu gelmişler ya? 15 kişi varlar toplam burada. Cenan şimdi orda yattı ya onların işte fotoğrafını çıkarttırıyorum şimdi. Yani uğraşıyorum oldu mu?

CEMAL NAYIR: Bak senin yapacağın şey Timur değil. (Öldüreceğin Timur değil diyor) Şey sen şimdi ayakçıları bırak. Nedir o senin kirven? Senin evine gelip gidiyor ya. Seni çağıran!

ŞENOL KABAK: Ayakçı takımında o, boşver.

CEMAL NAYIR: Ayakçı takımı da. O öbürküler, gene .... i..eler yok, bunlar gelip gidiyorlar şimdi, etrafa o i..eler saklandı.

Urfi'den gelen öldürme emri

(15.02.2000, Saat: 19.45)

ŞENOL KABAK: Bunlardan 4-5 tanesinin evini tesbit ettim. Birkaç gün sonra şey yapacam onları.

URFİ ÇETİNKAYA: Bir tek bunu indirirsen yeter. (Tek Cenan Sarıtaş'ın öldürülmesini özellikle istiyor.)

ŞENOL KABAK: Bilmiyoruz ki hangisi

URFİ ÇETİNKAYA: İşte sana ismini veriyoruz. Araştır. Onu sana göstertebilirim. Sen teması kesme.

Hedef elden kaçıyor

(31.03.2000, saat 17.00)

ŞENOL KABAK: Telefonu yazdır. Numarayı abiye (U.Çetinkaya) verirsin.

CAFER KARGIN: İyi oldu. Abiyi veriyim dur. Urfi'nin ve hanımının yeniden tutuklanması çıktı.

(Cemal Nayır telefonu aldı)

ŞENOL KABAK: Ne iştir bu arkadaş ya hiç sorma. Birdenbire oldu. Böyle bi şey ne gördüm, ne duydum. Öbür arkadaş da bu gün izine gelmiş. (Uyuşturucu kaçakçısı ortakları Hasan Erkuş'un yasadışı yollardan izin alarak geldiğini kastediyor)..

CEMAL NAYIR: Ne yaptın sen onlarla bir şey yaptın mı? Onlar şimdi hissediyorlar mı bir şeyler?

ŞENOL KABAK: Bence hissediyorlar. Çünkü ben babayla görüştüm. Bir şeyler duydum, görüşelim dedi.

CEMAL NAYIR: Büzüğü tutmuyor.

ŞENOL KABAK: Buradaki olayı biraz biliyor. Onun için yanaşmak istemiyor. Öbürküler ortalarda dolanıyor. Başları yok yani.

CEMAL NAYIR: Yok değil mi. O nerde. Cenan nerde, Cenan?

ŞENOL KABAK: Sözde burada ama görünmüyor. Sadece ayakçı takımları ortalarda dolanıyor.

İhsan DEMİR


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır