kapat

21.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Artık talimat yok
Sabancı cinayeti dahil kanlı eylemlerin talimatını veren DHKP-C'nin beyni Bayrampaşa Cezaevi'nden çıkarıldı

12 Eylül 1994... Bayrampaşa Cezaevi'ne, Ercan Kartal'ın girdiği, devlet otoritesinin çıktığı tarih oldu. O tarihten sonra, yani tamı tamına 6 yıl boyunca, DHKP-C'nin İstanbul Sorumlusu Ercan Kartal ile militanlarının koğuşlarına tek bir jandarma eri veya gardiyan giremedi, arama yapamadı. Aynı süreç içinde, o koğuşlardan hiçbir tutuklu ya da hükümlü "kendi istemediği sürece" dışarı çıkmadı, ifade vermeye ya da duruşmaya gitmedi. Örgütün tahliyesi gelen mahkumları bile bırakmadığı söylendi. Ercan Kartal'ın "kalesi'ne güveni o kadar tamdı ki; Sabancı Suikasti'ni azmettirdiği iddiası üzerine ifade vermesi gerektiğinde, dudaklarından şu kelimeler döküldü: "Beni hiçbir kuvvet buradan çıkartamaz."

O sıralar, Bayrampaşa Cezaevi'nin sorumlusu olan Şadi Özbolat da, "Ercan'ı buradan, tüm tutukluları katlederlerse alabilirler. Sadece cesetlerimizi alabilirler. Böyle birşeye girişmek için 300 kişiyi öldürmeyi göze almalılar" diyordu.

Aynı Ercan Kartal ve aynı Şadi Özbolat, "Hayata Dönüş Operasyonu" adı verilen gece baskınıyla Bayrampaşa Cezaevi'nden alındı ve Edirne F Tipi Cezaevi'ne nakledilerek, tek kişilik koğuşlara yerleştirildi. Ercan Kartal'ın, Bayrampaşa'dan çıkartılmasıyla birlikte, "kaleye" devlet otoritesi geri dönmüş oldu.

HER TAŞIN ALTINDA
Babası Hüseyin Kartal bir polisti. Tam 30 yıl boyunca istihbaratçılık yaparak teşkilata hizmet etti. Ercan Kartal ise, polis babanın 4 oğlundan biriydi. Ağabeyi ve küçük kardeşi MHP'li olduğu halde; kendisi ve diğer kardeşi sol görüşlü partilere sempati duyuyordu. Ercan Kartal'ın örgütle ilk tanışması, Açık Öğretim Fakültesi'nde öğrenci olduğu döneme rastladı. İlk iş olarak, "Ahmet" kod adıyla Dev-Sol'un Bekaa'daki kampında eğitim gören Ercan Kartal, daha sonra Tunceli'den kaçarak İstanbul'a geldi.

Örgütün içinde adım adım liderliğe yükselen Kartal, 31 Ağustos 1994'te Kartal Tren İstasyonu'nda bir buluşma sırasında yakalandı ve 12 Eylül'de de Bayrampaşa Cezaevi'ne girdi. Tutuklanması, onu eylemlerini yavaşlatmadığı gibi aksine hızlandırdı!Kartal, hemen hemen yakalanan her militanın ifadesinde vardı: "Talimatı Ercan Kartal verdi.

FİRAR GİRİŞİMİ
Kartal'ın "yapın" dediği iddia edilen eylemler, ekip otosu taramaktan, molotof atmaya, polis ve asker öldürmekten silah gasp etmeye kadar geniş bir yelpazeye yayılıyordu. Ama o bunu kabul etmeyerek, "Molotof atmanın talimatı mı olur?" diyordu.

Bu arada, Ercan Kartal, Bayrampaşa Cezaevi serüvenine bir de firar girişimini ekledi. Kartal, DHKP-C'nin Bayrampaşa Cezaevi Sorumlusu Şadi Özbolat'la birlikt kadın kılığına girmek için kıyafetlerini değiştirirken infaz koruma memurları tarafından fark edildi.

Jandarmanın tüm kapıları tutmasının ardından kaçamayacağını anlayan 2 firarı, kendi kabinlerine geri döndü. Ercan Kartal, saçlarını kızıla boyatıp, bıyıklarını kesmesine rağmen başarısızlıkla sonuçlanan bu girişiminden sonra, pes etmediği belirterek "Yine deneyeceğim" diyordu. Kartal, Bayrampaşa'dan çıkmayı başardı başarmasına ama Edirne F Tipi Cezaevi'ne götürülerek...

Ercan Kartal'ın cezaevinden verdiği eylem talimatları:

16 Haziran 1995: Şişli Feriköy'de Hasan Levent'in öldürülmesi

16 Haziran 1995: Laleli'de bir ekip otosunun taranması

9 Temmuz 1995: Kağıthane Örnektepe'de, Sıracevizler Otobüs Durağı'nda polis memuru Mustafa Güngör'ün şehit edilmesi.

12 Ağustos 1995: Fatih Cibalı Karakolu'na silahlı saldırı

21 Ağustos 1995: Örnektepe Karakolu'nun taranması

25 Eylül 1995: Bağcılar Mahmutbey Yolu'ndaki Erdem Mobilya'nın kundaklanması

28 Eylül 1995: Sarıyer Maslak İl Jandarma Alay Komutanlığı'nın önünde 2 jandarma erinin şehit edilmesi, MP-5 marka silahın gasp edimesi.

3 Ekim 1995: Sarıyer Armutlu'da polis memuru Mehmet Zühtükaroğlu'nun yaralanması

30 Kasım 1995: Avcılar'da polis otosuna silahlı saldırı düzenlenerek 3 polis ile 2 vatandaşın yaralanması.

9 Aralık 1995: Esenyurt'ta 2 jandarma erinin şehit edilmesi ve G-3 silahın gasp edilmesi

22 Aralık 1995: Avcılar MHP Seçim İrtibat Bürosu'nun molotoflanması

22 Aralık 1995: Büyükçekmece'de DYP Genç Demokratlar Derneği'nin kurşunlanması

9 Ocak 1996: Sabancı Suikasti'nin düzenlemesi ve Özdemir Sabancı, Haluk Güngör ve Nilgün Hasefe'nin öldürülmesi

2 Haziran 1996: Gazi Mahallesi'nde Zübeyde Hanım Zabıta Karakolu'nun molotoflanması

16 Haziran 1996: Yeniköy'de, DYP Lideri Tansu Çiller'in yalısının önünde nöbet tutan ekip otosunun taranması ve polis memuru Şükrü Güner'in şehit edilmesi.12 Eylül 1994... Bayrampaşa Cezaevi'ne, Kartal'ın girdiği, devlet otoritesinin çıktığı tarih oldu.

2'nci ölüm orucunda yakıldı
1996 yılında Eskişehir E Tipi Cezaevi'nin kurulmasını protesto etmek için ölüm orucuna başladı. Uzun süre açlıkla mücadele etti. Zorlandı ama vazgeçmedi. Protestosunu sonuna kadar sürdürdü. Ancak cezaevinin kurulmasını engelleyemedi. Aradan 4 yıl geçti. Kesici bu kez de "F" tipi cezaevlerini protesto etmek için ölüm orucuna başladı. Yine sonuna kadar devam etti; ancak açlık nedeniyle değil cezaevindeki alevler nedeniyle ölümden döndü. Kesici Haseki Hastanesi'nde 2. derece yanık teşhisiyle tedavi görüyor.

Veli SARIBOĞA


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır