Bizim Başkentimiz de nihayet TÜSİAD'a kavuştu.
Belçika ve ABD başkentlerinden sonra ünlü zenginler kulübumüz sonunda Ankara'da da bir şube açma gereksinimi hissetti.
Ünlü kuruluşumuz 35 yıl sonra niye bu karara vardı ki?
Acaba, siyasetin ve devrin gerçekten değiştiğini, telefonla faksla Ankara'ya ulaşamadığını mı gördü?
Her neyse bu yeni adres Ankara'ya kutlu olsun.
Severek isteyerek adres değişikliği güzel.
Ama münasebetsizce ve zoraki yapılanlar da var.
Bu köşede yine değinilmişti.
Siz hiç taşınmadan, yerinizden kıpırdamadan adres değişikliğine uğradınız mı?
Birkaç yıl içinde, bir değil, birkaç kez bu belaya uğrayan binlerce yurttaşımız, şirketimiz, kuruluşumuz var.
Adresinizin, sizin onayınız , hatta bilginiz bile olmadan değiştirilmesi bizim belediyelere özgü bir cinslik!
Zoraki olarak sokağınızın adresi değiştirilmişe, yapacağınız en güvenceli iş sizin de gidip bir mahkeme kararıyla adınızı soyadınızı değiştirmeniz.
Yoksa bir borç tebligatı size ulaşmadığı için icralık ya da ağır cezalık suçlu hapsi boylamanız mümkün.
Evet belediyelerin en göz boyamacı en sorumsuz icraatı cadde, sokak adlarını değiştirmek.
Bazı belediyeler işi daha da azıtıyorlar.
Meydanların, parkların, bulvarların adlarına bile el atıyorlar.
Yeni adı taşıyan bir levha yazdırıp köye başına hemen asıveriyorlar. Eskisini de kaldırıp atıyorlar.
Sanki o yerin adı yalnızca levhalarda yazılı. Nüfus ve tapu kayıtlarındaki, tapu senetlerindeki, kimliklerdeki, ehliyetlerdeki, askerlik şubesi kayıtlarındaki, imzaladığınız borç ve kredi senetlerindeki, haritalardaki, şehir planlarındaki kayıtları hiç hesaba katan yok.
Ya eşe dosta, zamanında verilmiş olan adresler?
Akşam eve geliyorsunuz, ya da bakkaldan komşudan duyuyorsunuz ki adresiniz değişmiş.
Vakti de olan izan, insaf (ve/veya internet) sahibi okurlarımız lütfen araştırsın, bu türden hokkabazlıkları acaba dünyanın başka belediyeleri de yapıyor mu?
Sokağınızın adı değişti.
Postacınız emekli ya da tayin de olmamışsa adınıza gelen postanız elinize bir süre ulaşabiliyor.
Peki ya sonra?
Beytüşşebap'tan naklen ve terfien mahallenize yeni tayın edilmiş postacınız, sokak ve caddelerin birkaç yıl önceki adlarını araştırıp , bunları size teslim etmeye ne kadar mecbur ki?
"Böyle bir adres yok!" diye not düşüp zarfı geriye posta etmek pratikliği varken!
Sokak ve cadde adının değişmesi yetmezmiş gibi, yolun başındaki yeni bir parselasyon çalışması nedeniyle, kapı numaranız da değişebiliyor.
Bu değişiklik elbette yeni tayın acemi postacı yüzünden ve elinize geçmeyen mükerrer borç bildirimleri nedeniyle yaşantınızı da değiştirebilir.
Belediyeler sokak adı değiştirirken bunun "artçı" etkilerini de artık hesaba katmalılar.
Sokak adı değişikliği, TC icra iflas mevzuatıyla, dahası alacaklı firma avukatlarının cerbezesiyle birleşince çok yıkıcı sonuçlar doğurabilir.
Şirket avukatları borçlunun gerçekte tebligat adresinde oturduğunu belirlemişlerse sizi belediye encümen veya meclis kararlarının tarih ve sayı numaraları bile kurtaramaz.
Sözgelimi uzunca bir seyahatte bulunmanızın sağlayacağı kolaylıklardan yararlanabilirler. Kapı kilidinizin sağlamlığı da , verilmiş sadakalarınızın bereketi de sizi kurtaramaz.
Evet belediye başkanları sokak ve cadde adı değiştirme münasebetsizliğine artık lütfen son versinler.
Medyada bir haberlik fiyaka uğruna devletin kayıt sistemini altüst etmesinler.
Hemşehrilerine ve devlete büyük baş ağrıları ve mali külfetler yüklediklerinin farkına varsınlar.
Hem artık TÜSİAD'da Ankara'da; sokak cadde adlarıyla oynamak artık iyice ayıp!