Nisa suresinde yer alan şu âyet-i kerimede de "Onların gizlice konuştuklarının çoklarında hayır yoktur. Ancak sadece veya iyilik veyahut da insanların arasını düzeltmek için çalışan müstesna. Kim bunu Allah'ın rızasını isteyerek yaparsa, şüphesiz ona büyük ecir vardır" buyruluyor. İşte biz bu ecir için yola çıktık.
Bunun üzerine her iki elçi de onun yanından çıkıp, Zübeyr'in (R.A.) yanına gittiler. Ona sordular:
- Seni öne süren şey nedir?"
- Osman'ın (R.A.) kanını istemek...
- Sen Ali'ye (R.A.) biat etmedin mi?
- Evet ama Osman'ın katilleri ile bizim aramıza girmediği müddetçe.
Zübeyr'in yanından çıkıp Hanifoğlu Osman'ın yanına gittiler. Ona, "Ey Hanifoğlu, biz, kavminle birlikte mücadeleye karşı sabırlı olmanı tavsiye etmeye geldik," dediler. O da başını öne eğdi ve şöyle karşılık verdi:
- Kâbe'nin sahibi İslâm'ın çarkını biz istesek de, istemesek de döndürmektedir. Muhakkak ki biz, Allah'a aidiz ve O'na döneceğiz.
Sonra bir tellâl çıktı ve "Cemaatle namaza! Cemaatle namaza!" diye ilanda bulundu. Halk mescitte toplandı. Valinin hatibi kalktı ve cemaatı Hz. Aişe (R. Anhâ) ve beraberindekilerle savaşmaya çağırdı.
(DEVAM EDECEK)