|
|
Gürel, Soysal'ı hiç aratmıyor
Devlet Bakanı Gürel'e TÜSİAD'daki son çıkışından sonra "Mr. No" sıfatı verildi. Yani "Bay Hayır."
ANKARA'DA geçen hafta yapılan TÜSİAD İstişare Konseyi toplantılarında işadamlarıyla girdiği devletçi ekonomi ve özelleştirme tartışmalarıyla kamuoyunun gündemine gelen DSP'li Devlet Bakanı Prof. Şükrü Sina Gürel, daha önceki CHP ve DSP hükümetlerinde Prof. Mümtaz Soysal'ın üstlendiği role aday.
Tıpkı Soysal gibi, Gürel de Bakanlar Kurulu toplantılarında devletçi ekonomi, özelleştirme, Avrupa Birliği ve Kıbrıs gibi konularda adeta hükümet içi muhalefet organıymışcasına davranıyor ve katı tutumuyla öne çıkıyor. Mülkiye kökenli Gürel'in uzmanlık alanı Yunanistan, Ege ve Kıbrıs konuları.
DIŞ BAKANLIK
Profesör Gürel'in aslında Ecevit'in İsmail Cem'den önceki Dışişleri Bakanı adayı olduğu, Refahyol sonrasında kurulan ANAP-DSP-DTP koalisyonu kulislerinde konuşulmuştu. Ancak zamanın Cumhurbaşkanı Demirel'in Gürel'in Yunanistan, Kıbrıs ve AB konularındaki taviz vermez politikası nedeniyle bu atamaya sıcak bakmadığı, bu nedenle devlet deneyimi de daha fazla olan Cem'in Dışişleri Bakanı olarak atandığı öne sürülmüştü. Ecevit'in Gürel'e kabinede AB ve Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğünü vermesi, Kıbrıs konularındaki hassasiyetiyle bilinen Ecevit'in denge koruma çabası olarak yorumlanmıştı. DSP-MHP-ANAP hükümetinde AB koordinasyonu Dışişleri kökenli ANAP'lı Mehmet Ali İrtemçelik'e bırakılırken Gürel'in Kıbrıs işleri dosyası da, "Türkiye'nin KKTC ile uyumu ve ilişkileri" başlığı altında daraltıldı. Gürel'in bu dönem hükümet içinde sıklaşan çıkışları 10 Aralık 1999 günü, o gün sürmekte olan Helsinki zirvesi nedeniyle yapılan Bakanlar Kurulu Toplantısı'yla gizlenemez hale geldi. Gürel, İrtemçelik ve Cem arasındaki tartışma Ecevit'in devreye girmesiyle yatıştırılabiliyordu. İrtemçelik'in Cumhurbaşkanı seçimi sürecinde Ecevit'le çelişkisinin artması sonucu istifasıyla, AB işleri dosyası hükümetin üç sözcüsünden biri olan Gürel'e iade edilmiyordu. Bu dosya Gürel, 8 Kasım'da taslağı yayınlanan ve 4-5 Aralık Nice doruk toplantısında kabul edilen AB Katılım Ortaklığı Belgesi'nin tartışılması sürecinde de karşılık alınmadan taviz verilmemesi yönündeki tutumuyla öne çıkmıştı.
Gürel'in AB ile ilişkiler konusundaki hassasiyetinin temel nedeni Kıbrıs. Gürel, KKTC'deki siyasi gelişmeler üzerinde de etkili. Kıbrıs, Denktaş'ın danışmanlığını yapan eski Dışişleri Bakanı Prof. Mümtaz Soysal ile Gürel'in aynı çizgide olduğu konuların başında.
TÜSİAD
Özelleştirme konularında da Soysal ve Gürel'in çizgileri birbirine yakın. Daha önce Anayasa Mahkemesi'ne açtığı davalarla Telekom özelleştirmesi türünden stratejik kararları durduran Soysal gibi, Gürel de özelleştirmelere kuşkuyla bakıyor.
Geçen haftaki TÜSİAD toplantısında kendisine yöneltilen "Özelleştirmeden yana mısınız, karşı mı?" sorusuna, Gürel, "Karşı değiliz, tabii akılcı olduğu sürece" karşılığını verdi. Gürel, devletçi ekonomi ve kamu bankacılığı konusunda işadamlarının "Sorumluluğu biraz da kendilerinde aramaları" gerektiğini söyleyerek, özel sektörü kamu bankalarının çarpık işleyişi üzerinden rant sağlamakla suçladı.
VE ÖZELLEŞTİRME
Yine geçen Perşembe Bakanlar Kurulu'nda, Gürel'in özelleştirme politikaları konusunda yaptığı çıkış, iş ve siyaset kulislerinde yankı buldu. Gürel, ANAP'lı Yüksel Yalova'ya bağlı bulunan özelleştirme idaresi Başkanlığı'nın IMF'ye verilecek ek niyet mektubuna, kendisine bağlı bulunan bor ve trona madenlerini de dahil etme girişimine tepki gösteriyordu. Gürel, bu iki madenin özelleştirme İdaresi belgesinden çıkarılmasını istiyordu.
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|